Yemek Kartında Vergi ve Prim İstisnası Eşitlenecek: Günlük 300 TL Sınırı Geliyor
Yemek Kartında Vergi ve Prim İstisnası Eşitlenecek

Yemek Kartında Vergi ve Prim İstisnası Eşitlenecek: Günlük 300 TL Sınırı Geliyor

Çalışanlara işverenler tarafından sağlanan yemek yardımlarında uygulanan sosyal sigorta prim istisnasında köklü bir değişiklik kapıda. Mevcut durumda günlük 158 Türk Lirası olan prim istisnası tutarı, 300 Türk Lirası'na yükseltilecek. Bu düzenleme ile vergi ve prim istisnası arasındaki farklılık ortadan kaldırılarak uygulama birliği sağlanacak.

Mevcut Uygulama ve Yeni Düzenleme

Şu anda yemek çıkmayan iş yerlerinde, çalışanlara nakit olarak verilen yemek parasının günlük 300 TL'ye kadar olan kısmı vergiden istisna tutulurken, aşan kısım vergiye tabi oluyor. Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) açısından ise bu tutarın günlük 158 TL'ye kadar olan kısmı primden istisna ediliyor, aşan tutar ise prim kesintisine giriyor.

Yemek kartı, yemek çeki veya yemek kuponu ile yapılan ödemelerde ise durum farklılık gösteriyor. Bu yöntemlerle yapılan ödemelerde, yüklenen paranın nerede harcandığına bakılmaksızın günlük 300 TL'ye kadar olan kısmı vergiden istisna tutulurken, aşan kısımdan vergi alınıyor. Ancak sosyal sigorta prim istisnası açısından, yemek kartına yüklenen tutarın tamamına istisna uygulanıyor.

TBMM'deki Torba Kanun Teklifi

TBMM Plan Bütçe Komisyonu'nda kabul edilen ve önümüzdeki günlerde Genel Kurul'da görüşülecek olan torba kanun teklifi ile bu uygulama değişecek. Teklifin yasalaşması halinde, prim istisnası tutarı vergide olduğu gibi 300 liraya çıkartılacak. İşverence iş yerinde veya müştemilatında yemek verilmeyen durumlarda, çalışılan günlere ait bir günlük yemek bedelinin 300 liraya kadar olan kısmına prim istisnası uygulanacak.

Gerek nakit verilen, gerekse yemek kartına ya da yemek kuponuna yüklenen yemek yardımının 300 lirayı aşan kısmı, vergide olduğu gibi prim kesintisine tabi tutulacak. Halen günlük 158 TL olan istisna tutarı, kanunun Resmi Gazete'de yayımlandığı günden geçerli olmak üzere 300 TL'ye çıkartılacak.

Değişikliğin Pratikteki Etkileri

Getirilecek düzenlemenin ne anlama geldiğini bir örnekle açıklayalım. Örneğin, bir işçiye günlük 600 TL yemek kartı verildiğini varsayalım. Mevcut uygulamada 300 TL'yi aşan kısım ücret kabul edilerek vergi kesiliyor ancak sosyal sigorta primi kesilmiyor. Vergi, çalışanın o ayki vergi dilimine göre değişiyor.

Çalışan o ay yüzde 27 oranında vergi kesintisine tabi ise, günlük 600 TL'lik yemek kartı için işveren 81 TL gelir vergisi ödüyor. Prim için hiçbir kesinti yapılmıyor. Ayda 24 gün çalışan işçinin yemek yardımı için işverenin kasasından 16.344 TL çıkıyor.

Teklif yasalaştığında ise aynı işçi için günlük 81 TL'lik verginin yanı sıra, 45 TL işçi primi ve 59,25 TL de işveren primi kesilecek. İşverenin kasasından 24 gün çalışan işçi için 16.344 TL yerine 18.846 TL çıkacak. Bu durum işverenler açısından ilave bir mali yük anlamına geliyor.

Otomatik Artış ve Uzun Vadeli Etkiler

Yemek yardımındaki prim istisnası tutarı bugüne kadar her yıl SGK Yönetim Kurulu kararı ile belirleniyordu. Teklifin TBMM'ye sunulan ilk halinde, 300 TL'lik istisna tutarının her yıl yeniden değerleme oranında artırılması öngörülüyordu. Ancak teklifin Plan Bütçe Komisyonu'ndaki görüşmeleri sırasında kabul edilen önergeyle, yönetim kuruluna verilen yetki teklif metninden çıkartıldı.

Buna göre, bundan böyle yemek yardımındaki prim istisnası, vergi istisnasında olduğu gibi her yıl yeniden değerleme oranında otomatik olarak artırılacak. Bu düzenleme, uzun vadede çalışanların lehine sonuçlar doğurabilir.

Emeklilik Açısından Önemi

Yemek çeki, yemek kartı veya kupona yüklenen paraların belli tutarı aşan kısmının vergide olduğu gibi prim kesintisine tabi tutulması, aslında 2022 yılında SGK Yönetim Kurulu kararıyla sağlanmıştı. Ancak Danıştay'ın 10 Mayıs 2024 tarihinde bu kararı iptal etmesi üzerine mevcut uygulamaya dönülmüştü.

Kanun teklifi ile getirilen düzenleme ilk başta olumsuz gibi algılanabilir. Ancak prim istisnası uygulanacak tutar için hiçbir limit konulmaması, çalışanların ücretlerinin giderek daha çok kısmının yemek parası olarak ödenmesine yol açabilir. Bu durum, emekli aylıklarının hesaplanmasında olumsuz etki yaratabilir.

Emekli aylıkları, çalışma hayatı boyunca SGK'ya bildirilen prime esas kazançlara göre bağlanır. Prime esas kazanç yüksek olursa emekli aylığı da ona bağlı olarak yükselir. Buna karşılık, prime esas kazanç tutarı azaldıkça emekli aylığı da düşer.

Türkiye'de iki türlü kayıt dışılık yaşanmaktadır. Birincisi işçinin sigortasının hiç yapılmaması, ikincisi ise işçinin ücretinin SGK'ya eksik bildirilmesidir. Sınırsız prim istisnası uygulanması, bir anlamda işçinin ücretinin SGK'ya eksik bildirilmesi anlamına geliyor. İşçi bugün için yüksek yemek parası aldığını düşünüyor ancak bunun karşılığında gelecekte alacağı emekli aylığı düşüyor.

2008 yılında yürürlüğe giren 5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun temel ilkesi, çalışanların kazançlarının tamamı üzerinden prim alınmasıdır. Kanunlarla bu ilkenin aşındırılması, uzun vadede çalışanların aleyhine sonuçlar doğurur. Yapılan yeni düzenleme, kanunun ruhuna daha uygun olacak.

İşverenlerin bu yeni düzenlemeye nasıl tepki vereceği merak konusu. İşverenler ya ilave yükü doğrudan kendileri üstlenecek ya da kendi cebinden çıkan toplam para değişmeyecek şekilde yemek kartına yüklenen tutarı azaltacak. Her iki durumda da çalışanların günlük hayatına doğrudan etki edecek bir değişiklik söz konusu.