Osmanlı Devleti'nin Rumeli'deki fetih sürecinin başlangıcını oluşturan tarihi geçiş güzergahları, tarihçi Metin Tetik'in saha araştırmaları eşliğinde görüntülendi. Anadolu Ajansı ekibi, bu rotaları ve Çimpe Kalesi olduğu değerlendirilen kalıntıları dronla kaydetti.
Araştırmanın Detayları
Doktora çalışmalarını Hacettepe Üniversitesi'nde sürdüren Tetik, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi'ndeki yüksek lisans araştırmaları kapsamında Osmanlı tahrir defterleri ile Osmanlı ve Bizans kroniklerini inceleyerek Rumeli'ye geçiş rotaları üzerine kapsamlı bir saha çalışması yürüttü.
Kullanılan Kaynaklar
Araştırmasında Aşıkpaşazade'nin Tevarih-i Al-i Osman, Enveri'nin Düsturname'si ve Şükrullah'ın Behcetü't-Tevarih adlı eserlerinden yararlanan Tetik, ilk geçiş güzergahının Biga'nın Kemer köyü kıyılarından başlayarak Şarköy sahiline uzandığı sonucuna ulaştı.
Geçiş Güzergahları
Tetik, Osmanlıların daha sonra Şarköy'deki Yeniköy'e geçerek, 300 metre yükseklikteki tepede yer alan Çimpe Kalesi'ni ele geçirdiklerini belirledi. İkinci geçişlerini ise tam konumu net olmamakla birlikte Lapseki ilçesinden, Gelibolu'nun Cevizli köyü (Kozludere) sahiline gerçekleştiren Türklerin, iki taraftan kuşattıkları Gelibolu'yu yarımadanın güney ucuna kadar fethettiğini saptadı.
Çimpe Kalesi'nin Önemi
Tetik, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Bizans kaynaklarında da adı geçen Çimpe Kalesi'nin yerinin uzun yıllardır tartışıldığını belirterek, tarihi kayıtlar ile arazi çalışmalarının kalenin Şarköy yakınlarındaki Cintepe'de bulunduğuna işaret ettiğini söyledi. Türklerin daha sonraki süreçte Lapseki'den Gelibolu'nun Kozludere kıyılarına geçtiğini aktaran Tetik, bu harekatın Gelibolu'nun kuşatılması ve yarımadanın kontrol altına alınmasında belirleyici rol oynadığını dile getirdi.
Tetik, kaynaklarda Rumeli'ye geçişte kullanılan gemi sayısına ilişkin kesin bilgi bulunmadığını ifade ederek, kuzey hattından yaklaşık 2 bin, Lapseki hattından ise 3 bin askerin geçtiğine yönelik kayıtların yer aldığını belirtti.
Balkanlar'ın Anahtarı: Gelibolu
Çimpe Kalesi'nin tarihsel önemine dikkati çeken Tetik, Osmanlı'nın Balkanlar'daki kalıcı varlığının temelinin Gelibolu ve çevresindeki fetihlerle atıldığını söyleyerek, "Çimpe ve Gelibolu alınmasaydı Osmanlı'nın Balkanlar'daki ilerleyişi bugünkü bildiğimiz şekliyle gerçekleşmeyebilirdi. Balkanlar'ın anahtarının Gelibolu olduğunu düşünüyorum" dedi.
Bugün yalnızca temel izleri ayakta kalan ve kaçak kazılar nedeniyle zarar gören kalede yapılan yüzey araştırmalarında, yapının Bizans dönemine ait olduğu yönünde bulgular elde edildiğini kaydeden Tetik, mevcut verilerin buranın Çimpe Kalesi olabileceğini güçlü şekilde desteklediğini sözlerine ekledi.



