Fatih Ürek'in Vefatına İlişkin Uyuşturucu İddialarına Hastaneden Resmi Açıklama
Ünlü şarkıcı Fatih Ürek'in 30 Ocak 2026 tarihinde vefat etmesinin ardından, sosyal medyada ve bazı platformlarda uyuşturucu kullanımına bağlı ölüm iddiaları gündeme geldi. Bu iddialara yanıt olarak, Ürek'in tedavi gördüğü hastane resmi bir açıklama yayınlayarak konuya netlik kazandırdı.
Hastanenin Yaptığı Açıklamanın Detayları
Hastane tarafından yapılan yazılı açıklamada, Fatih Ürek'in 15 Ekim 2025 tarihinde geçirdiği kalp krizi sonrasında 112 Acil Ambulans ekipleri tarafından entübe halde hastaneye getirildiği belirtildi. Açıklamada şu ifadelere yer verildi:
- Hastanın kabulünün ardından, tüm acil ve ileri yaşam destek müdahaleleri uzman hekimler tarafından eksiksiz şekilde uygulanmıştır.
- Evdeki ilk müdahale, nakil süreci ve hastanede yatış boyunca yapılan klinik değerlendirmelerde, herhangi bir madde kullanımına ilişkin bulgu veya bilgiye rastlanmamıştır.
- Kamuoyunda yer alan iddiaların asılsız ve spekülatif olduğu, tıbbi gerçeklerle örtüşmediği vurgulanmıştır.
Açıklamada ayrıca, kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi amacıyla bu açıklamanın yapılmasının gerekli olduğu ifade edildi. Hastane yetkilileri, Fatih Ürek'in tedavi sürecinde bilincinin kapalı olduğunu ve entübe halde bulunduğunu da ekleyerek, iddiaların temelsizliğini bir kez daha ortaya koydu.
Fatih Ürek'in Sağlık Süreci ve Vefatı
Fatih Ürek, 15 Ekim 2025'te geçirdiği kalp krizinin ardından uzun süre hastanede tedavi görmüştü. Ünlü şarkıcı, bu süreçte çeşitli tıbbi müdahalelerle hayata tutunmaya çalıştı, ancak 30 Ocak 2026'da hayatını kaybetti. Vefatının ardından düzenlenen cenaze töreniyle son yolculuğuna uğurlandı.
Son günlerde sosyal medyada yayılan uyuşturucu iddiaları, ailesini ve sevenlerini üzerken, hastanenin yaptığı bu açıklama ile iddialar resmi olarak yalanlanmış oldu. Açıklama, magazin dünyasında ve kamuoyunda büyük yankı uyandırarak, doğru bilgiye ulaşmanın önemini bir kez daha hatırlattı.
Fatih Ürek'in vefatı, Türk müzik dünyasında derin bir üzüntüye neden olurken, hastanenin açıklamasıyla birlikte, spekülasyonların yerini gerçeklerin alması sağlandı. Bu süreçte, sağlık kuruluşlarının şeffaf iletişiminin ne kadar kritik olduğu da bir kez daha anlaşılmış oldu.