Güvercin Curnatası: Cemal Süreya'nın Söyleşileri Bir Arada
Cemal Süreya'nın farklı dönemlerde yaptığı söyleşileri bir araya getiren “Güvercin Curnatası”, şairin şiirden hayata, cinsellikten politikaya uzanan düşünce dünyasını bütün samimiyetiyle gün yüzüne çıkarıyor. Kitap, Nursel Duruel tarafından yayına hazırlanan Can Yayınları etiketiyle okurla buluştu. Süreya, kitapta yer alan bir söyleşisinde şu ifadeleri kullanıyor: "Bence, sanatçılarla, yazarlarla yapılmış konuşmaları, hatta soruşturmaları, dergi ve gazete sayfalarında bırakmamalı. Bunların hepsini toplamalı. Hatta yalnız bu işi yapan yayınevleri olmalı."
Küçük Erdemler: Natalia Ginzburg'dan Savaş Sonrası Anılar
İlk kez 1962’de yayımlanmış ve büyük bölümü İkinci Dünya Savaşı, savaş sonrası yoksulluk ve yeniden yapılanma dönemlerinde yazılmış Küçük Erdemler, Natalia Ginzburg’un anı, deneme ve kişisel anlatı türleri arasında duran metinlerinden oluşuyor. 1944-1960 yılları arasında yazılmış bu eserde Ginzburg, eğitimi, aileyi ve insanın iç dünyasını yeniden düşünmeye çağırıyor. Başarıyı ve parayı merkeze alan bir dünyanın karşısına cesareti, cömertliği ve yaşam sevgisini koyarken çocuk yetiştirmeye ilişkin bildik kalıpları da tersyüz ediyor. Kitap, Can Yayınları etiketiyle raflarda yerini aldı.
Ofsayt Bilen Kadınlar: Türkiye'de Kadın Futbolunun Tarihi
Kadın futbolu, çok uzun yıllar küçümseme ve alay konusu oldu. Erkekler, kadınların futbola yabancılığıyla ilgili şakalar yapıp durdular. O şakaların en bayatlarından biri, “ofsaytı bir türlü anlayamamalarına” takılmaktı. İletişim Yayınları'ndan çıkan Ofsayt Bilen Kadınlar, ofsaytı bildiği gibi futbolu da bilen, futbol oynayan kadınların hikâyesini anlatıyor. Erdem Göktürk’ün titiz çalışması, dünyada kadın futbolunun gelişiminin bir özetiyle beraber, Türkiye’de kadın futbolunun bir tarihçesini sunuyor. Yükseliş ve düşüşleriyle; köklü kulüplerden, okullara, belediyelere, sosyal duyarlılık projelerine uzanan aktörleriyle; öncü kahramanlarıyla bir tutkunun ve iddianın hikâyesi.
At Ansiklopedisi: Atların Dünyasına Kapsamlı Bir Bakış
Atların dünyasına dair bugüne dek hazırlanmış en kapsamlı başvuru kaynaklarından biri olan At Ansiklopedisi Alfa Yayınları'ndan çıktı. Kitap, atların evriminden anatomisine, tarihteki yerlerinden bakım ve yetiştirme tekniklerine kadar uzanan geniş bir yelpazede detaylı bilgiler sunuyor. Dört ana bölümden oluşan eser, içeriğindeki zengin görsel şölenle hem at tutkunları hem de araştırmacılar için vazgeçilmez bir başvuru kaynağı niteliği taşıyor. Katalog bölümünde dünyanın dört bir yanından ağır yük atları (Klidestal ve Shire), binek atlar (Arap, Safkan, Endülüs) ve midilliler (Shetland, Connemara, Falabella) tüm fiziksel özellikleri, menşeleri, don renkleri ve çarpıcı tarihçeleriyle tanıtılıyor.
Arkeofili: Taşlar, Kemikler, Efsaneler
Aslan gövdeli, kartal başlı griffon efsanesini Antik Yunan dünyasına tanıtan bir Balıkesirliydi; at eğitimi üzerine bilinen en eski metin Çorum'da yazıldı. Erman Ertuğrul, Arkeofili: Taşlar, Kemikler, Efsaneler kitabında geçmişe dair en çok merak edilen soruları bilime dayanan ama kolay anlaşılır bir dille yanıtlıyor. Mundi Kitap'tan çıkan eserde "Ölülerimizi gömmeye ne zaman ve neden başladık?", "Eski insanlar dinozor fosilleriyle karşılaşınca ne düşündü?", "Antik Yunan heykelleri neden çıplak?", "Garip biçimli kafataslarının uzaylılarla bir ilgisi var mı?", "Ne zamandan beri hayaletlerden korkuyoruz?" gibi sorulara bilimsel ama keyifli yanıtlar bulunuyor.
Ses Diyeti: Duyduğun Ses, Yaşadığın Hayatı Belirler
Günümüz insanı, tarihin hiçbir döneminde olmadığı kadar yoğun ve kaotik bir ses kuşatması altında. Şehirlerin hiç susmayan uğultusu, dijital dünyanın peşimizi bırakmayan bildirimleri ve mekânların ruhumuza sızan müzikleri... Doğan Novus'tan çıkan Ses Diyeti, hayatımızı sessizce şekillendiren bu görünmez etkiyi açığa çıkarıyor. Etnomüzikolog Arzu Haksun; sesler ve müzikler aracılığıyla gündelik hayatımızı, bedenimizi ve yaşadığımız mekânları incelikle yeniden düşünmeye davet ediyor.
Doğu Hilafeti'nin Toprakları: Orta Çağ İslam Coğrafyası
VakıfBank Kültür Yayınları (VBKY), Guy le Strange’in kaleme aldığı “Doğu Hilafeti’nin Toprakları” adlı eseri okurlarla buluşturdu. İlk kez 1905 yılında yayımlanan ve Orta Çağ İslam dünyasına dair en kapsamlı çalışmalar arasında gösterilen kitap; Irak’tan Horasan ve Afganistan’a, Anadolu’dan Hârizm ve Türkistan’a uzanan geniş coğrafyayı, erken dönem İslam fetihlerinden XV. yüzyıla kadar uzanan süreç içerisinde inceliyor. Eserde İbn Havkal, İbn Hurdâzbih, İbn Rüste, İstahrî, İdrîsî ve Kazvînî gibi Orta Çağ coğrafyacılarının eserleriyle birlikte, Hâfız-ı Ebrû, Yezdî ve Ebü’l-Fidâ gibi tarihçilerin aktarımları, ayrıca İbn Cübeyr ve İbn Battûta gibi seyyahların gözlemleri de değerlendiriliyor.
Kırılgan Çağ: Donatella Di Pietrantonio'dan Gerçek Bir Trajedi
Otuz yıl önce, Kurt Dişi denilen tepede dehşet dolu bir gece her şeyi değiştirir. İki genç kadın öldürülmüş, bir diğeri ölümün kıyısından dönmüştür. Lucia o gece kurtulur ama geçmiş peşini bırakmayacaktır. Yıllar sonra Lucia, kızı Amanda’yı Milano’ya okumaya gönderirken onun gözlerindeki parıltıyı görmenin mutluluğunu yaşar. Ta ki Amanda ansızın eve dönene dek. Domingo Yayınevi'nden çıkan ve gerçek bir trajediden esinlenilen Kırılgan Çağ, kaçırılan bakışlarla cevaplanmayan soruların ağırlığını taşıyan, çarpıcı bir roman.
Transkripsiyon: Ben Lerner'dan Yeni Bir Roman
Ben Lerner’ın dördüncü romanı Transkripsiyon, isimsiz anlatıcısının, üniversiteden hocası da olan ünlü sanatçı Thomas’la söyleşi yapmak üzere Thomas’ın yaşadığı kente gelmesiyle başlıyor. Thomas’ın vereceği belki de son söyleşi olacaktır bu, ancak anlatıcının elindeki tek kayıt cihazı olan akıllı telefonu söyleşiden kısa süre önce bozulur. Yapı Kredi Yayınları'ndan çıkan roman, Covid salgınının, başka felaketlerin ve hayatımızı işgal eden teknolojilerin değiştirdiği algımızın içinden görünen yeni dünyaya, babalara ve çocuklarına, zamana ve mesafelere, kolektif rüyalara ve kayıt cihazlarının içinde saklanan hayaletlere dair şiirsel bir anlatı sunuyor.
Efsus: Elif Nihal Altan'dan Bir Geç Kalmışlık Anlatısı
"Şüphesiz herkesin kendine sakladığı sırları vardı... Kimininki bir mezar kadar derinde, kimininki ise bir maske kadar yüzeydeydi." Elif Nihal Altan'ın Romanoku Yayınları'ndan çıkan kitabı Efsus, doğru insanların yanlış zamanlarda kanadığı ince sızı. Kimsenin tam anlamıyla suçlu olmadığı, herkesin kendi payına düşen hüznü sırtlandığı bir geç kalmışlık anlatısı.



