Cem Sancar: Enformasyon Çağında Bilginin Hakikatine Yolculuk
22 Şubat 2026, Pazar – Enformasyon çağında yaşıyoruz ve herkes sürekli olarak mâlumat peşinde koşuyor. Ancak bu koşuşturmada asıl soru şu: Gerçek bilgi nedir? İnternette her kayık yüzdüren, her video izleyen kişi bilgi mi alıyor yoksa mâlumat çığının altında şaşkın mı kalıyor? Hikmet dediğimiz kavram, yalapşap bir özetten ibaret mi? Hiç boşuna uğraşmayalım, yapay zekâ bizim temel problemlerimizi çözemez. Çünkü ona algoritmaları yazanlar, Bebek Otel kafasındalar. Yapay zekâ, bilgi diye onların internete koydukları kırıntıları toplamakla yetiniyor.
Dijital Tiranlar ve Bilginin Kontrolü
İnterneti belirleyen, dünya halklarının özgür iletişimi olarak kurgulanan şey, artık Dijital Tiranların banka hesaplarında. Neyi isterlerse o bilinir, diğerleri ise ânında görünmez olur. Gazze meselesinde ne olduğunu hepimiz gördük. Filistin yanlısı hesaplar sadece kısıtlanmadı, tamamen silindi. Ülkemize yapılan Türk Lirasına saldırı esnasında, Epstein ve pedofili dostlarının kutlama şangırtısı şimdi dosyalarda saklı. Hatırlayın, neredeyse bizi DEAŞ'çı ilan edeceklerdi. Dijital iletişime el koydular. İsrail'e faşist de deyin ve görün bakalım. Fişlenirsiniz birader, saniyede adınız antisemitik olarak çıkar.
Bu nedenle, teknolojik araçlara fazla güvenmemek gerekiyor. Onları kullanın ama araç olmaktan öteye geçmeyin. Her zaman akıllı bir mesafe takının. Çünkü bilginin bir zâhiri var, bir de bâtını var. Mekaniği var, felsefesi var. Bilgilenme süreci, insanın ballanma sürecidir bizde. Tasavvuf, bilginin balını süzme işidir.
İçsel Bilgelik ve Tasavvufun Epistemolojisi
Dışarıdan gelen bilgi, içimizdeki bilgeyle konuşmadıkça ve onu hazmetmedikçe sadece bir rozettir. Bilgiçlerin tantanasıdır o, mâlumatfuruşların turistik laf cambazlığı. Bilgi, sizde gizli olanı ve içinize mühürleneni açığa çıkarırsa gerçek bilgidir. O bilgi, edebiyatta roman diye bilinir, hikâye diye; aslı astarı şiir diye. Koskoca evrenin kitaplığı içimizde saklı. Saklı ama bulma işi sizde.
Okumadan ve etmeden olmaz ancak! İlhamın ışımaya başlayınca, kitaplığınızı nehre atabiliyor musunuz? İşte o zaman Şems elinizden tuttu demektir, Mevlâna'yı kendinize dost ettiniz demektir. Biz işte buna hikmet deriz. Bir farkındalık düzeyi. Meseleyi çakmaya başlarsınız gittikçe. Gözünüz açılır, ciğerleriniz genişler. Leb demeden leblebiyi anlarsınız. Evet, kalpten kalbe bir yol vardır. Ve kalbi paslı olanlar için bu bir sırdır. Biz ondandır, Yunus Emre'yi tercih edenler neslindeniz.
Batı'ya Anlatılması Gerekenler ve Medeniyetin Özü
Bilgeler bilgesi İbn Arabî'ye "Muhittin Baba" adını takıp onu evimizin başköşesine oturtan, hazretle muhabbet sofrasına ilişenlerdeniz. Tam da bunu anlatmalıyız Batılıya. Ona kendini hatırlatmalıyız. Batı'da da çürümeyi fark etmiş çok fazla insan var. Onlara dokunmalıyız. Gerek evrensel âyetlerin künhüyle gerek tasavvufun epistemolojisiyle. Yani İslam'ın ruhuyla. Biz mânânın çocuklarıyız, önce ruh var, şekil sonra. Kabuk da öyle. Kabuğa takılanlar, bal kavanozunu yalayıp bir tat alamayanlardır.
İslam'ın kırılması da budur benim noktainazarımda. Medeniyetin özüne inecek mağara dağcıları aranıyor, ilan asmalıyız duvarlara. Muhittin Baba'nın dediği gibi insan yürüyen kozmos. Biz ona Kur'an da deriz. Kuantum fiziğinin geldiği nokta AHAD-TEKLİK noktasıdır, Muhammedî bakış bu çağa böyle bakmalıdır. İmam Ali'nin dediği gibi "hakikat bir noktadır onu insanlar çoğaltmıştır." Tekrar BİRLEME yolundayız. Kitapların Kitabını yeniden anlama, (kasti veya değil) yanlış çevirilerin aslına esasına ulaşma çabasında.
Osmanlı Mirası ve Çoğul Güzellik
Osmanlı 700 yıl boyunca üç kıtada bin türlü yaşam tarzına ev sahipliği yaptı. O devlet aklından öğrenmemiz gereken şeyler var. Biz Osmanlının iyi zamanlarını da kötü zamanlarını da bilenlerdeniz. İşimiz her konuda olduğu gibi iyilere odaklanmak ve oradan ders çıkarmaktır. Padişahlarımızın çoğu, bazı dizilerde gösterildiği gibi "hayt-huyt" tipler değil, muhteşem şiirler yazan, sanat eserleri veren ilim ehli insanlardı. Mevzuya buradan bakmalı ve kaba saba bıçkınlıkla vedalaşmalıyız. Biz medeni ve çoğul bir güzelliğiz. İçimizde yaşayan bilgeler var.
Haberler ve Kültürel Gelişmeler
Habercilik: Son zamanlarda Sabah gazetesi, müthiş bir habercilik atağı yapıyor. Asrın Yolsuzluk Dosyası, Bebek Otel, Bahis ve Kara Para konusunda mikrofonu eline aldı. Gazetemizin, 'Ben buradayım' diyen duruşunu tebrik etmek elzem.
Ece Sevim: Ece hanım, İstanbul Başsavcılığının iddianame ve soruşturmalarına tuttuğu büyüteçle ve yaptığı titiz, nesnel ve mesafeli analizlerle, "Özel Haber Gazeteciliğinin" yaşadığını gösterdi. Kendisini tanımaktan berhudarız.
AKM Kültür Merkezi: Yeni tarzıyla muhteşem. Bu yıl farklı bir bakış açısıyla Faust oyunu ve İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası konserleriyle içimizi aydınlattı. Personellerinin güler yüzü, ihtimamı ve mekânın zarafetiyle takdire şâyan.
Yazarlığa Giriş: Yıllarca yazarlık atölyeleri yapan şair Ali Ural, öz birikimiyle edebiyata heves edenler için yekûnlu bir başucu kitabı yazdı. Türkçeyi sahiplenmek, okuduğunu anlamak ve kelime dansçısı olmak için içsel bir antrenman. (Şule)
Turan Kışlakçı: O, geniş açıyla dünyayı izleyen bir entelektüel. 114 sure üstüne yazdığı denemelerini Âyetini Arayan İnsan kitabında topladı. Cioran'dan ve bize yeni tanıttığı başka yazarlardan dem alarak yapılan arşivlik bir çalışma. (Muhit)
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.