Haşmet Babaoğlu, erkeklerin espri anlayışı üzerine düşündürücü bir yazı kaleme aldı. Ona göre erkeklerin ciddi bir espri problemi var. Gülünç buldukları şeyler bir dert, bunlara mutlaka gülüneceğini sanmaları ayrı bir dert. Ancak her erkeğin kendi esprisine toz kondurmaması en gülünç olanı. Erkekler, mizahlarının berbat olduğunu ve hiyerarşik biçimde yıkıcı, çiğ özellikler taşıdığını gizliden gizliye bilirler. Bu yüzden yanlarında kadınlar varken espri yapmaktan pek hoşlanmazlar.
Bulaşıcı Kahkaha ve Zoraki Gülüşler
Bir de bulaşıcı kahkaha, hatta mecburi kıkırdamalar vardır. Bir başkası güldüğü için ya gerçekten güleriz ya da gülmek zorunda kalırız. Ortalık yerde güldürülmeye kalkışılmak bu yüzden zor bir konumdur. Terry Eagleton'un ifadesini severim: 'Bazı bulaşıcı hastalıklarda olduğu gibidir, nereden geldiğinden emin olmadan bir doz kahkaha ile' her şey mahvolabilir.
Mizah ve İktidar İlişkisi
Mizahın iktidara karşı bir direniş, gülmenin hiyerarşiyi bozan bir darbe olduğuna inanan entelektüellere hep gülmüşümdür. Kandıran klişelerdendir bu. Oysa iktidarlar da mizah sever ve güldürürken hiyerarşiyi baştan inşa etmeye çalışır. Hatta her berbat erkek esprisinde böyle bir yan vardır. Hâlâ muktedir olduğuna inanan sereserpe bir 'dil', bitmez tükenmez şakalar ve mizahi hikâyeler yoluyla ortalığın tozunu atmaya kalkışmaktadır.
Erkek Esprilerinin Katmanları
Erkek esprileri... Düşmüş krallar, değerinin bilinmediğine inanan vezirler, belini kırmış akrobatlar... Hepsi oradadır. Genç erkeklerin esprileri alıkçadır. (Kızlar bunlara rağmen onları sever ya, şapka çıkartırım hepsine!) Yaşlı erkeklerinki sert sosyal önyargılarla tıka basa doludur, bu yüzden hoyrattır. Orta kuşak mı? Kadınların dünyasını kavradıkça, kafa göz yarmak yerine dilin şıklığına iliklenerek espri yeteneğini inceltmeye çalışır orta yaş tayfası... Ve sonra? Hepsini unutur... Yavaş yavaş hemcinslerinin 'hergele meydanına' geri dönmeye başlar.
'Her Şeyin Mizahı Yapılır' İddiası
Ha! Bir de 'Her şeyin mizahı yapılır' türünde sereserpe bir iddia var, değil mi? Yoktur öyle bir şey... Sürekli ve mutlak ciddiyet istemek kadar yanlış ve saçmadır bu.
Not Defteri
Öyle zamanlar oldu ki varlıklarını, uydurdukları şeylerin arkasına gizleyebildikleri için bütün yazarları kıskandım. (Margit Schreiner / İnsan Doğası)



