Hilal Kaplan: Ayla Öğretmene Borcumuz ve Türkiye-Mısır Kardeşliği
Hilal Kaplan, 17 Nisan 2026 tarihli köşe yazısında, Kahramanmaraş'ta yaşanan menfur saldırının ardından toplumsal sorumluluklarımızı ve Türkiye-Mısır işbirliğini ele alıyor. Saldırı, evlatlarımızı ve fedakâr öğretmen Ayla Kara'yı kaybetmemize neden olurken, geride derin bir acı ve ağır bir sorumluluk bıraktı. Kaplan, bu acılardan ders çıkarmanın önemini vurgulayarak, çocukların ailede ve toplumda şekillendiğini hatırlatıyor.
Eğitimde Aile ve Öğretmen İşbirliği
Kaplan, kişisel bir anısını paylaşarak, oğlunun anasınıfında yaşadığı zorbalık olayını aktarıyor. Çocuğunun "Hakkını savun" dediğinde, "Ama onu üzmüş olmaz mıyım?" sorusunu sorması, çocukların saf ama yönlendirilmeye açık doğasını gösteriyor. Bu noktada, ilk sorumluluğun velilere düştüğünü belirten Kaplan, öğretmenin otoritesinin aile tarafından tanınması gerektiğini ifade ediyor. Öğretmeni itibarsızlaştıran sözlerin, çocukların zihninde disiplin ve saygıyı aşındırdığını vurguluyor.
Okulun, aileyle aynı dili konuştuğunda anlam kazandığını söyleyen Kaplan, çocuk yetiştirmenin sadece sevgiyle değil, doğru sınırlarla mümkün olduğunu belirtiyor. Merhamet ile adaletin, özgürlük ile sorumluluğun birlikte öğretilmesi gerektiğini savunuyor. Toplumun yarınını belirleyenin, bugün evde nasıl davrandığımız olduğunu hatırlatarak, eğitimde ortak bir dilin önemine dikkat çekiyor.
Türkiye-Mısır İşbirliği ve Gazze Yardımları
Yazısının ikinci bölümünde, Kaplan, Türkiye-Mısır kardeşliğine odaklanıyor. Mısır Büyükelçisi Salih Mutlu Şen'den aldığı bilgilere göre, Cumhurbaşkanı'nın 2024'ten beri Mısır'a dört kez ziyaret gerçekleştirdiğini ve Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi'nin yeniden tesis edildiğini aktarıyor. Türkiye'nin, AFAD ve Türk Kızılay başta olmak üzere STK'ların desteğiyle, Gazze'ye insani yardım ulaştırmada önemli adımlar attığını vurguluyor.
Yapılan yardımlar şunları içeriyor:
- 14 uçak ve 21 iyilik gemisiyle yaklaşık 110 bin ton insani yardım malzemesi Gazze'ye ulaştırıldı.
- 430 Gazzeli hasta ve 450 refakatçisi Türkiye'ye transfer edildi.
- Bu operasyonlar, Mısır Kızılayı ve Mısır Sağlık Bakanlığı ile işbirliği içinde yürütüldü.
- C-130 ve Airbus uçakları için Ariş Havalimanı'ndan faydalanıldı.
Kaplan, bu çok zor ve büyük operasyonun, karadan, denizden ve havadan yardımların ulaştırılmasında Türkiye-Mısır işbirliğinin hayati önem taşıdığını belirtiyor. Mısır halkının Türklere ve Türkiye'ye karşı tarihten gelen kalbî bir sevgisi olduğunu, tarihi ve kültürel bağların güçlü olduğunu ifade ediyor.
Kültürel ve Eğitimsel Bağlar
Mısır'da 15 üniversitede toplam 20 Türkoloji ve ilgili bölüm bulunduğunu, bu bölümlerde 6000 öğrencinin eğitim gördüğünü aktaran Kaplan, Yunus Emre Enstitülerinde ise 643 öğrencinin Türkçe eğitimi aldığını belirtiyor. Ayrıca, Türk dizilerinin Mısır'da yakından takip edildiğini vurgulayarak, kültürel etkileşimin derinliğine işaret ediyor.
Sonuç olarak, Kaplan, Gazze'nin yarasını sarmaya çalışan Türkiye-Mısır ortaklığının vicdani bir gereklilik olduğunu ifade ediyor. Bu işbirliğin, insani yardımların yanı sıra, eğitim ve kültür alanlarında da güçlendiğini göstererek, iki ülke arasındaki bağların geleceğe umutla bakmamızı sağladığını belirtiyor.



