Psikolog Esra Ezmeci'den Çarpıcı Açıklamalar: Kıskançlık Sevgi, Susmak Sabır Değildir
Bir kadın öldürüldüğünde toplumda hemen aynı cümleler yankılanır: 'Çok seviyordu', 'kıskançlıktan yaptı'. Oysa psikolog Esra Ezmeci, bu söylemlerin gerçeği yansıtmadığını ve tehlikeli olduğunu belirtiyor. Sevginin asla öldürmediğini, bu cinayetlerin aniden gerçekleşmediğini ifade eden Ezmeci, sürecin önce kontrolle başladığını, ardından baskı ve sessizliğin geldiğini vurguluyor.
Kıskançlık Sevgi Sanılıyor, Susmak Sabır Diye Öğretiliyor
Esra Ezmeci, toplumda kıskançlığın sevgi olarak algılandığını, suskunluğun ise sabır diye öğretildiğini söylüyor. Bu nedenle "seven insan can yakar mı?" sorusunun hayati önem taşıdığını belirtiyor. Çünkü gerçek sevgi, sınır tanır ve rızayı önemser. Zarar veren şeyin sevgi değil, kontrol bağımlılığı, güç hırsı ve yıkılan egolar olduğunu açıklıyor.
Bir kadın öldürüldüğünde ilk duyulan cümlelerin genellikle "Çok seviyormuş, kıskançlıktan, gözü dönmüş, ayrılığı hazmedememiş" şeklinde olduğunu hatırlatan Ezmeci, bu ifadelerin katili hafiflettiğini ve suçu duygulara attığını savunuyor. Psikolog olarak net bir şekilde ifade ediyor: Sevgi öldürmez, can yakmaz ve kontrol kaybı değildir. Öldürenin sahip olma ihtiyacı, kontrol arzusu, terk edilme narsisizmi ve güç kaybı korkusu olduğunu ekliyor.
Hiçbir Kadın Bir Sabah Uyanıp Öldürülmüyor
Ezmeci, kadın cinayetlerinin psikolojik bir geçmişi olduğunu belirtiyor. Sürecin genellikle kadının giyiminin eleştirilmesi, arkadaşlarının azaltılması, ailesiyle bağının zayıflatılması ve telefonunun kontrol edilmesiyle başladığını anlatıyor. Kadınların bu davranışları sevgi olarak yorumladığını, toplumun da bu konuda suç ortağı olduğunu söylüyor. Çünkü kıskançlık sevgi diye öğretildi, kontrol ilgi sandı ve baskı sahiplenme diye paketlendi.
Bu nedenle "seven insan can yakar mı?" sorusunun doğru cevaplanması gerektiğini vurguluyor. Yanlış cevaplandığında, kadınların şiddeti tolere ettiğini, psikolojik baskıyı normalleştirdiğini ve ayrılmak yerine dayanmayı seçtiğini ifade ediyor.
Yıkılan Ego Şiddet Üretir
Psikolog Ezmeci, artık net konuşmak gerektiğini söylüyor: Seven insan can yakmaz, can yakan insan öldürmeye de yakındır. Bu durumların bir anda olmadığını, bir süreç olduğunu belirtiyor. Kadın cinayetlerinden önce genellikle aşağılama, tehdit, yalnızlaştırma, suçluluk hissettirme ve "Sensiz yapamam" manipülasyonu gibi davranışların görüldüğünü açıklıyor. Bunların romantik olmadığını, şiddetin erken evreleri olduğunu vurguluyor.
Kadın cinayetlerinin büyük bölümünün ayrılık döneminde yaşandığını hatırlatan Ezmeci, bunun nedeninin bazı erkekler için kadının bir birey değil, eşya veya güç kaynağı olarak görülmesi olduğunu söylüyor. Kadın "gitmek istiyorum" dediğinde, erkeğin kontrolünü kaybettiğini hissettiğini belirtiyor. Bu durumun sevgi değil, egonun yıkımı olduğunu ve yıkılan egonun şiddet ürettiğini ekliyor.
Kadınlara ve Erkeklere Çağrı
Esra Ezmeci, özellikle kadınlara şiddeti sevgiyle örtmemeleri, kıskançlığı romantize etmemeleri ve seslerini susturmamaları çağrısında bulunuyor. Bir kadının canının, bir erkeğin duygusundan daha değerli olduğunu vurguluyor. Ayrıca erkeklere de sesleniyor: Eğer öfkesini yönetemiyor, terk edilmeyi kişisel yıkım olarak görüyor veya kadını "benim" diye tanımlıyorsa, bunun sevgi değil psikolojik destek ihtiyacı olduğunu belirtiyor.
Son olarak Ezmeci, kadın cinayetlerinin kader veya aşk cinayeti olmadığını, bu konuda netleşilmesi gerektiğini söylüyor: Seven insan can yakmaz, can yakan insan sevmez. Öldürenin sevgisiz büyüyen egolar, kontrol bağımlılığı ve güç açlığı olduğunu ifade ediyor ve bu dil değişmedikçe cinayetlerin sadece haber olmaya devam edeceğini ekliyor.