Milliler reklamda çok, sahada yok mu? Primler ve rekorlar tartışılıyor
Milliler reklamda çok, sahada yok mu? Primler ve rekorlar

Mevlüt Tezel, A Milli Futbol Takımı'nın Dünya Kupası performansı ve futbolcuların reklam bolluğu üzerine çarpıcı yorumlarda bulunuyor. Bir yorumcunun, milli futbolculara Dünya Kupası'na katılım için 15 milyon euro prim verildiği iddiasını aktaran Tezel, bu rakamın doğru olması halinde bile birçok ülkeye göre yüksek olduğunu belirtiyor. Daha önce FIFA'nın Türkiye'ye verdiği 10,5 milyon dolarlık ödülün tamamının futbolcular arasında paylaştırılacağı söylenmişti; bu iddia daha mantıklı bulunuyor.

Reklam Çekimleri Performansı Etkiledi mi?

Tezel, millilerin kötü sonuç almasıyla prim rakamlarının göze battığını ancak bunun söz verilmiş bir hak olduğunu vurguluyor. Asıl dikkat çekmek istediği konu ise milli futbolcuların çok fazla reklamda rol alması. Bazı futbolcuların hem kendi markalarının hem de Milli Takım sponsorlarının reklamlarında oynamasına dikkat çeken Tezel, reklam kampanyalarının işin bir parçası olduğunu kabul ediyor. Ancak aklına takılan soru şu: Futbolcular o kadar çok reklamda oynadıkları için yeterince hazırlanamadılar mı? 20 saniyelik bir reklamın çekiminin birkaç gün sürebildiğini hatırlatan Tezel, millilerin toplamda kaç reklamda oynadığına dair resmi bir veri olmadığını belirtiyor. 30 mu, 50 mi? Futbolcular sahada yorgun gözüküyorlardı ve fiziksel açıdan Avustralya karşısında eridiler. Teknolojinin yardımıyla organize bir şekilde futbolcuları yormadan reklamlar çekildiyse sorun olmadığını, ancak reklam çekimleri için toplamda ne kadar süre harcandığının bilinmediğini ifade ediyor. Medyaya gerekli bilgilendirmeler yapılmadığı sürece her kötü sonuçta iddiaların ve dedikoduların artacağını söylüyor. Neyse ki bu kez 'Şu futbolcuya az prim verildi' gibi bir kriz yaşanmadı. Şu anki tablo 'Sahada yoklar, reklamda çoklar!' şeklinde. Yine de millilerin ilk maçta gerekli dersi çıkardığını ve Paraguay'ı yeneceklerini düşünen Tezel, başarılı olmaları halinde onları göklere çıkaracaklarını belirtiyor.

Babalar ve Oğullar: Dünya Kupası'nın Özel Hikayeleri

Dünya Kupası'nı özel kılan detaylardan biri de dört yılda bir düzenlenmesi. 2002'de İlhan Mansız'ın Senegal'e attığı golü hatırlatan Tezel, 1982'de Diego Maradona'yı izlemeyi beklediğini ancak Claudio Gentile gibi sert oyuncuların efsaneyi yerden kaldırmadığını anlatıyor. Alman kaleci Schumacher'in Fransız Battiston'u hastanelik ettiği darbeye faul bile çalınmamıştı. Tardelli'nin finalde Almanya'ya attığı golden sonraki ikonik sevinci 'Tardelli'nin Çığlığı' olarak tarihe geçti. 2026 Dünya Kupası da müthiş hikayeler yaratıyor. Irak'ı 4-1 yenen Norveç kadrosundaki üç futbolcunun babasının 1994 Dünya Kupası'nda oynadığı ortaya çıktı. Alfie Haaland, Goran Sorloth ve Erik Thorstvedt'in oğulları Erling Haaland, Alexander Sorloth ve Kristian Thorstvedt önceki gün sahadaydı. Diego Simeone'nin oğlu Giuliano Simeone de Arjantin kadrosunda yer alıyor. Norveç'teki üç baba-üç oğul hikayesi eşine az rastlanacak bir rastlantı.

Geniş Pickt afişi — Telegram için ortak alışveriş listesi uygulaması

Messi mi Mbappe mi? Rekorlar ve Yıldızlar

MLS'de oynadığı ve 38 yaşına geldiği için Lionel Messi'nin Dünya Kupası'nda tempo sorunu yaşayacağı düşünülüyordu. Ancak Messi, Cezayir'e karşı hat-trick yaparak paslanmadığını gösterdi. Böylece Dünya Kupası kariyerindeki gol sayısını 16'ya yükselterek Miroslav Klose'nin rekorunu yakaladı. Tezel, muhtemelen turnuvayı en çok gol atan futbolcu unvanıyla tamamlayacağını düşünüyor. Çocukluk kahramanı Maradona'ydı ama Messi bambaşka bir seviye. Öte yandan Kylian Mbappe, Senegal'e iki gol atarak Dünya Kupalarında toplam gol sayısını 14'e yükseltti. Belki bu turnuvada bile önce Klose'yi sonra Messi'yi geçebilir. Real Madrid'de Mbappe'yi eleştirenlerin şu an dünyanın en değerli futbolcusuna sahip olduklarının farkına vardıklarını umuyor. 27 yaşındaki Mbappe'nin bir Dünya Kupası şampiyonluğu ve hat-trick yaptığı bir finali var. Sakatlık yaşamazsa önünde iki Dünya Kupası daha var, belki üçüncüyü de oynar ve gol rekoru uzun yıllar kırılmaz. 27 yaşında 2 Dünya Şampiyonluğu da kazanabilir. Bu futbol sihirbazlarını canlı izleme fırsatını kaçırmayın.

Pickt makale sonrası afişi — aile illüstrasyonlu ortak alışveriş listesi uygulaması

İstanbul'da Yaşamanın Bedeli

Sosyal medyada birinin '09.00-17.00 çalışmasının İstanbul'da en az 07.00-19.00 olması' paylaşımı abartılı olsa da haklılık payı var. Eviniz işinize yakın değilse veya her gün köprüyü geçmek zorundaysanız trafikte geçirdiğiniz süre bazen 2-3 saati buluyor. Dünyanın en sıkışık trafiğine sahip İstanbul'da ortalama bir sürücü yılda tam 118 saatini (yaklaşık 5 gün) trafikte dur-kalk yaparak kaybediyor. Bu toplu taşıma kullananlar için de geçerli. Hafta içi ortalama işte sekiz saat + üç saat trafik + sekiz saat uyku = 19 saat ediyor ve size beş saat kalıyor, bazen dört saat olabiliyor. Paylaşımın altına biri de 'Ve İstanbul'da aldığın maaşla kira ödeyemiyor olman' yazmış. Bu da birçokları için doğru bir tespit. Karı-kocanın bir maaşı kiraya gidiyor. O zaman 16 milyon insan neden İstanbul'da yaşıyor? İstanbulluların bu şartları kabullenişi daha kötü bir çaresizlik.

Altyazı: 'Bir geceliğine kral olmak, ömür boyu budala olmaktan iyidir.' (The King of Comedy)

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.