Nihat Hatipoğlu: Haset Kalbi Karartan Tehlikeli Bir Hastalıktır
Nihat Hatipoğlu, hasetin insanın hem dünyada hem de ahirette felakete uğramasına sebep olan tehlikeli bir kalp hastalığı olduğunu belirterek, Müslümanların bu duygudan Allah'a sığınması gerektiğini ifade etti. Hatipoğlu, hasetin sadece günaha sebebiyet vermekle kalmayıp, aynı zamanda sahibinin iyi amellerini de ortadan kaldırdığını vurguladı.
Haset İmanla Bir Arada Bulunmaz
Allah Resûlü'nün (sav) "İman ile haset bir kulun içinde yerleşmez" buyurduğunu hatırlatan Hatipoğlu, hasetin mümine yakışmadığını ve İslam'ın bu duyguyu şiddetle yasakladığını söyledi. Haset eden kişinin, başkasına verilen nimeti çekemeyerek boş yere tasa ve keder taşıdığını, ancak bu duygunun haset edilen nimeti azaltmayacağını veya kendisine vermeyeceğini belirtti.
Felak Suresi'nin 5. ayetinde Allah'u Teâla'nın "...ve haset ettiği zaman hasetçinin şerrinden âlemlerin Rabb'ine sığınırım, de" buyurduğunu aktaran Hatipoğlu, bu emir doğrultusunda haset duygusundan korunmak için Allah'a sığınmanın önemine dikkat çekti.Gerçek Kardeşlik İçin Merhamet ve Paylaşım
Günümüzde toplumun kanayan yaralarından biri olan haset ve kıskançlık hastalığından kurtulmak için, Allah'ın insanlara verdiği rızka razı olmak ve diğer Müslümanları kardeş kabul ederek onların sahip olduğu nimetler için mutluluk duymak gerektiğini söyleyen Hatipoğlu, şu tavsiyelerde bulundu:
- Allah'ın taksimine razı olun
- Diğer Müslümanların nimetleri için sevinin
- Zengin Müslümanlar mallarını ihtiyaç sahipleriyle paylaşsın
- Zekat ve infakla toplumsal denge sağlansın
Hatipoğlu, bu şekilde zengin-fakir arasında dengenin sağlanacağını ve kalplerde gerçek kardeşliğin tesis edileceğini ifade etti.
İbrahim bin Ethem'in Öğretici Hikayesi
Hatipoğlu, İbrahim bin Ethem'in hikayesini anlatarak önemli bir mesaj verdi. Belh şehrinde padişahlık yapan İbrahim bin Ethem'in, damda deve arayan bir adamla karşılaştığını ve adamın "Devenin damda bulunmayacağını biliyorsun da, Yüce Allah'ın atlas-ipek döşekte bulunmayacağını bilmiyorsun!" sözleriyle uyarıldığını aktardı. Bu olayın İbrahim bin Ethem için bir dönüm noktası olduğunu ve her şeyi bırakarak kendisini Allah'a adadığını söyledi.
İbrahim bin Ethem'in halka verdiği cevap ise oldukça düşündürücüdür: "Çünkü siz Hakk'ı bilir, ama emirlerini dinlemezsiniz. Hz. Peygamber'i bilir ama sünnetiyle amel etmezsiniz. Kur'an-ı Kerim'i okur ama içindekiyle amel etmezsiniz."Soru-Cevaplarla Güncel Meseleler
Hatipoğlu, okuyuculardan gelen sorulara da cevap verdi:
- Piyango bileti almak haram mıdır? Evet, haramdır çünkü birçok kişinin parası o ödülün içindedir.
- Çocuk emziren kadın oruç tutmak zorunda mıdır? Anne tutmak isterse tutabilir ancak doktor tavsiyesi önemlidir. Sütü az olanlar tutmayabilir, mecburiyet yoktur.
- Evlat, durumu iyi olmayan anneye zekât verebilir mi? Hayır, veremez. Evlat anne-babasının ihtiyacını Allah rızası için karşılamalıdır. Başka biri verebilir ama evlat vermemelidir.
Ayet, Hadis ve Esma ile Tamamlayıcı Bilgiler
Yazısını tamamlarken Hatipoğlu şu önemli kaynaklara yer verdi:
Bir Ayet: "Sizi karanlıklardan aydınlığa çıkarmak için kuluna (Muhammed'e) apaçık ayetler indiren O'dur. Allah size karşı çok şefkatli ve merhametlidir." (Hadid, 9)
Bir Hadis: "Rabbimiz her gece, gecenin son üçte biri kaldığında en alt semaya inip: 'Hani bana dua eden kimse? Onun duasını kabul edeyim! Hani benden istek dileyen? Onun istediğini vereyim! Hani benden bağışlanma dileyen? Onu bağışlayayım!' buyurur." (Buhari, Teheccüd 14)
Bir Esma: Er-Rahmân: "Dünyada bütün mahlûkata merhamet eden, şefkat gösteren, ihsan eden."
Bir Sünnet: Sabah namazı vakti çıkınca ilk 45 dakika (Keraat vakti) ve akşam ezanının okunmasına 45 dakika kala uyumamak.



