Yüksel Aytuğ: Çocuklarımı Koruma İçgüdüsüyle İlkel Bir Savunmadayım
Yüksel Aytuğ: Çocuklarımı Koruma İçgüdüsüyle Savunmadayım

Yüksel Aytuğ, son yazısında yaşadığı derin endişe ve koruma içgüdüsünü samimi bir dille paylaşıyor. Kendisini yeni doğum yapmış bir sokak kedisine benzeterek, ürkek, korkak ve sürekli tetikte hissettiğini ifade ediyor. Yanından geçen her ayakkabıyı ve paçayı potansiyel bir tehdit olarak gördüğünü, çocuklarının güvenliği konusunda aşırı hassaslaştığını belirtiyor.

Epstein Dosyası ve Çocuk İstismarı Gerçekleri

Yazar, Epstein dosyasının ortaya çıkmasıyla birlikte dünyaya yayılan kirli gerçeklerin kendisini içine kapattığını söylüyor. İlkel bir mağara adamına dönüştüğünü, aklı ve mantığı bir kenara bırakarak tamamen içgüdüleriyle ailesini savunmaya çalıştığını vurguluyor. Bebeklerin suç adalarında birbirlerine ikram edildiği, çocukların kurban edildiği iddialarının ahlaksızlığın dibini gösterdiğini ekliyor.

Her gün dünya üzerinde 2 bin 500 çocuğun iz bırakmadan kaybolduğuna dikkat çeken Aytuğ, bu çocuklardan elde edilen özel sıvıların içildiği ve enerjilerine sahip olmak için kullanıldığı iddialarını aktarıyor. Dünya liderleri, bürokratlar, ultra zenginler ve soylu ailelerin bu şeytani ağın içinde yer aldığını öne sürüyor.

Gündemin Baş Döndürücü Hızı

Eskiden dünya gündeminin sabit kalırken Türkiye'nin gündeminin değiştiğini, ancak şimdi tam tersi bir durum yaşandığını belirtiyor. Rusya-Ukrayna savaşı, Gazze katliamı, uzaylı istilası iddiaları, ABD-Venezuela ve ABD-İran gerilimleri, altın fiyatlarındaki dalgalanmalar, ABD'deki iç savaş tehlikesi, Hindistan'dan yayılan Nipah virüsü ve Epstein felaketinin art arda geldiğini söylüyor.

Aytuğ, saman alevi gibi parlayıp sönen sahte gündemlere de değiniyor. Metaverse ve Avatar projelerinin ne olduğunu, Atlas 3I gök cisminin işgal iddialarının akıbetini sorguluyor. Dünyanın hazmı zor gerçekliklerinin bünyesine ağır geldiğini itiraf ediyor.

İllüzyon Gösterisinde Soluklanma

Bu yoğun gündemden uzaklaşmak için ailesiyle birlikte bir illüzyon gösterisine gittiğini anlatıyor. Genç yetenek Enver Ertaş'ın Trump Sahne'deki performansına hayran kaldığını, sihirli numaralarının yanı sıra aile olmanın önemi, sevginin gücü ve doğaya saygı temalı mesajlarını çok beğendiğini söylüyor. Ertaş'ı sosyal medyadan takip etmeyi öneriyor.

Yanındaki koltuğa usta illüzyonist Kirkor San'ın oturmasıyla asıl gösteri öncesinde müthiş numaralarla hayrete düştüğünü ekliyor. "Yaşasın sihirbazlar! Anladım ki bu dünya artık yalnızca sizinle çekilir..." diyerek bu deneyimin kendisine iyi geldiğini vurguluyor.

Şeref Kürsüsünden Notlar

Yazısının son bölümünde çeşitli konulara değiniyor. Kırklareli'nde imam Hüseyin Koçak'ın dondurucu havalarda caminin kapısını kedilere açarak takdir topladığını hatırlatıyor. Fenerbahçe yönetiminin Kocaeli deplasmanı öncesi taraftara bere dağıttığını, bunun kötü futbol nedeniyle moral desteği olabileceğini ima ediyor.

Survivor'a katılan şarkıcı Doğuş'un Azerbaycanlı eşi Hoşkedem Hidayetkızı'nın, eşinin yokluğunda çocukların derslerinin ve psikolojilerinin olumsuz etkilendiğini söylediğini aktarıyor. Eşinin gitmesine izin vermeyeceğini belirten Hidayetkızı'nın sözlerine yer veriyor.

Yazar, en üretken ve erdemli çağında olmasına rağmen ilkel koruma içgüdüleriyle hareket etmek zorunda kaldığını, şimşekten ürken ilk insandan daha tedirgin hissettiğini itiraf ederek yazısını noktalıyor.