Müzik dünyasında son günlerin en çok konuşulan tartışmalarından biri, Saygı1: Mustafa Sandal konserinde yaşandı. Sandal'ın 'Denize doğru' şarkısını seslendiren Nikbinler Grubu'nun solisti Berika Karadağ'ın yapay zeka kullanıp şarkıyı playback yaptığı iddia edildi. Mustafa Sandal, Berika Karadağ'ın çıplak vokal kaydını paylaşarak 'Benim için bu tartışma kapanmıştır' dedi. Ancak bu açıklama tartışmaları sonlandırmadı.
Berika Karadağ'dan Sert Yanıt
Eleştirilere sert sözlerle yanıt veren Karadağ, 'Şimdiye kadar sahnede arkasına 7-8 tane back vokal alıp, ismini bilmediğim binlerce program kullanarak autotune, melodynelar kullanıyorlar. Harbiye'ye kadar ses kayıtlarıyla çıkan kişiler, ben sanatçı demiyorum; kişiler ve şarkıcılar yorum yapıyor. Herkes önce kapısının önünü bir süpürsün sonra bakarsınız. Haddiniz de yok yani, böyle bir haddi vermiyorum' ifadelerini kullandı. Bu çıkış sosyal medyada tartışmayı daha da büyütürken, sektör içinde iki farklı görüşü karşı karşıya getirdi.
Teknoloji mi, Samimiyet mi?
Bir taraf teknolojinin artık müziğin doğal bir parçası olduğunu savunurken, diğer taraf sahnede 'gerçek performans' kavramının giderek kaybolduğunu düşünüyor. Günümüzde rap müzikten popa, rocktan elektronik müziğe kadar hemen herkes kayıt teknolojilerinden yararlanıyor. Taylor Swift gibi dünyanın en büyük yıldızlarının prodüksiyonlarında bile vokal düzenleme sistemleri kullanılıyor. Autotune'un temel amacı detone olan notaları düzeltmek, frekansları dengelemek ve kaydı daha temiz hale getirmek. Melodi düzenlemeleri, editing işlemleri, nefes temizliği ve ritim kaydırmaları da artık stüdyo mühendisliğinin doğal bir parçası. Ancak teknoloji kullanmak ile tamamen yapay zekâ üzerinden 'söylüyormuş gibi' görünmek aynı şey değil. Dinleyici hâlâ sahnede gerçek bir duygu, gerçek bir yorum ve gerçek bir performans görmek istiyor.
Second Grubundan Yeni Single: Bana Hiç Gerek Yok
Türkçe sözlü punk rock sahnesinin öncü gruplarından Second, 2026 yılında yayımlanacak ilk uzunçalar albümleri LUDDITE öncesinde merakla beklenen yeni single'ı 'Bana Hiç Gerek Yok'u dinleyicisiyle buluşturdu. Yüksek enerjili şarkıları ve güçlü sahne performanslarıyla yıllar içinde sadık bir kitle oluşturan grup, bu yeni çalışmasında da kendine has sound'unu koruyor. Melodik punk rock tınılarını, şarkı yazarlığındaki pop yaklaşımı, hızlı tempo ve derin bir duygusal yoğunlukla birleştiren Second, dinleyiciyi hem içsel bir yolculuğa hem de yüksek tempolu bir pogo alanına davet ediyor. Müzikleri katıksız pop-punk sularında yüzse de, hayata bakış ve dinleyiciyle kurdukları temel felsefeyi 'Pozitif-Core' olarak tanımlayan Second, şarkılarının ruhunda umutsuzluğa yer bırakmıyor. Dayanışmayı, her koşulda güçlü ve kendisi gibi kalmayı, pes etmemeyi merkezine alan grup, yeni single'ında da bu samimi ve doğrudan bağı güçlendirerek sürdürüyor.
Second'ın Sahne Tecrübesi
Bugüne kadar NOFX, Yellowcard, MxPx, Therapy?, Frank Turner ve JayaTheCat gibi punk rock dünyasının dev isimleriyle aynı sahneyi paylaşan ekip, sahnedeki tecrübesini ve tavizsiz enerjisini yeni üretimlerine de yansıtıyor.
Murat Yeter'in Folk Projesinde Mahmut Tuncer ve Rubato
Kenan Doğulu ve Serkan Kaya, Sidenur Töre ile başlayan dev projede bu hafta; Gaziantep'in coşkusu Mahmut Tuncer, Ege'nin hüznü Rubato ile hayat buluyor. Türkiye'nin usta müzisyenlerinden Murat Yeter, geleneksel ezgileri modern tınılarla buluşturduğu 'Folk' projesinde çıtayı yükseltmeye devam ediyor. Türkiye'nin kültürel mirasını modern dokunuşlarla yeniden yorumlayan Murat Yeter, serüvenin yeni halkasında iki dev isimle, iki uç duyguyu bir araya getiriyor. Türk halk müziğinin efsane ismi Mahmut Tuncer, Gaziantep'in yerinde durmayan türküsü 'Mış Mış'ı kendine has enerjisi ve Murat Yeter'in modern dokunuşlarıyla yeniden yorumladı. Diğer yanda ise enstrümanlarına fısıldayan grup Rubato, Ege'nin ciğer yakan ağıtı 'İki Keklik'e kattığı derin ve özel yorumla dinleyiciyi adeta bir zaman yolculuğuna çıkarıyor.



