Nejat Gürcen'in Kızı: 'Gülen Gözler'in Uyanık Yunus'u Hale Gürcen'in Az Bilinen Hikayesi
Nejat Gürcen'in Kızı: Gülen Gözler'in Uyanık Yunus'u

Kim bilebilirdi ki o küçük kızın, setlerde büyüyen o çocuğun, yıllar sonra hâlâ hatırlanacak bir iz bırakacağını? İşte karşınızda Hale Gürcen - Yeşilçam'ın dev ismi Nejat Gürcen'in kızı ve 'Gülen Gözler'in unutulmaz 'Uyanık Yunus'u.

1960'ların sonuydu sanırım. Türk sineması altın çağını yaşıyordu ve Nejat Gürcen gibi bir efsane, kızını da setlerden uzak tutamamıştı. Hale henüz küçücük bir çocukken babasının yanında, kameraların arkasında büyümüştü. Sinema onun için oyuncaklardan daha tanıdıktı adeta.

Gülen Gözler'deki Unutulmaz Anlar

1972'ye geldiğimizde ise işte o meşhur sahne: 'Gülen Gözler' filminde küçük Hale, 'Uyanık Yunus' karakteriyle izleyicilerin karşısına çıkıverdi. Babası Nejat Gürcen'le birlikte oynadığı o sahneler, Türk sinema tarihine adeta kazındı. Kim unutabilir ki o masum bakışları ve doğallığı?

Aslında düşününce, o dönem için oldukça sıra dışı bir durumdu. Bir baba-kız, aynı film setinde, aynı sahnelerde yer alıyordu. Bugün bile nadir görülen bir durum değil mi?

Sanatla İç İçe Bir Yaşam

Hale Gürcen'in hikayesi sadece bir çocuk oyuncu olmanın ötesine uzanıyor aslında. Büyüdüğünde Mimar Sinan Üniversitesi Devlet Konservatuvarı'na girdi ve kendini müziğe adadı. Viyola sanatçısı olarak yıllarca Devlet Senfoni Orkestrası'nda çaldı.

Yani anlayacağınız, sanat bu ailenin damarlarında dolaşıyordu. Babasının kamera önündeki yeteneği, kızında müzikal bir yeteneğe dönüşmüştü. Genetik mi dersiniz, yetiştiği çevre mi? Sanırım ikisi de.

Babadan Kıza Sanat Mirası

Nejat Gürcen'in 1995'te aramızdan ayrılışının ardından Hale Gürcen, sanat yaşamını sessiz sedasız sürdürdü. Babasının mirasını taşımak kolay değildi elbet. Ünlü bir babanın gölgesinde kendi kimliğini oluşturmak... Kim bilir kaç sanatçı çocuğunun yaşadığı zorlu bir süreç.

Ama o, babasının yolundan giderek -farklı bir sanat dalında olsa da- aile geleneğini sürdürdü. Belki de babasından en güzel miras buydu: Sanat aşkı ve disiplini.

Bugün Hale Gürcen'in neler yaptığını merak ediyorsanız, cevabı hâlâ sanatın içinde. Müzikten vazgeçmedi, hayatını sanatla iç içe sürdürüyor. Babasının anısını yaşatırken, kendi sesini de bulmuş bir kadın o.

Düşünsenize, Türk sinemasının en ikonik filmlerinden birinde yer almış, efsane bir babanın kızı olarak büyümüş ve kendi yolunu çizmiş. Kaç kişi bunu başarabilir ki?