Oscar Sezonunda Toksik Tartışmalar: Chalamet ve Buckley'nin Sözleri Gündemde
Sinema dünyasının en prestijli ödülü olan Oscar için heyecanlı bekleyiş tüm hızıyla devam ediyor. Amerikan Sinema Sanatları ve Bilimleri Akademisi tarafından 1929 yılından bu yana verilen ve film endüstrisinin en iyilerini onurlandıran Oscar Ödülleri, 15 Mart tarihinde sahiplerini bulacak. Hollywood'da ödül sezonu, çoğu zaman filmlerden ziyade söylemlerin konuşulduğu bir döneme dönüşüyor ve tam da bu atmosferin içindeyiz.
Chalamet'in Bale ve Opera Yorumları Sosyal Medyada Yeniden Alevlendi
Timothee Chalamet'nin bale ve opera hakkında sarf ettiği sözler, Oscar yarışının tam ortasında sosyal medyada yeniden dolaşıma girerek büyük bir tartışma başlattı. Aslında bu sözler yeni değildi; Chalamet, bir sohbet sırasında bale ve opera gibi sanat dallarının artık geniş kitlelerin ilgisini çekmediğini ifade etmiş, ancak sahne sanatlarında çalışanlara saygı duyduğunu da eklemişti. Fakat cümlenin tonu birçok kişiye duyarsız geldi ve tepkiler hızla büyüdü.
Hollywood içinde bazı isimler bu yorumu "tone deaf" yani duyarsız olarak nitelendirirken, bazıları da oyuncunun aslında birçok Amerikalının düşündüğünü söylediğini savundu. Bir aktörün sanat dalları hakkında yaptığı bu yarı düşünülmüş yorum, günlerdir konuşulmaya devam ediyor. Peki, Akademi üyeleri bu konuda ne düşünüyor?
Akademi Üyeleri Sadece Performansı Değil, Kişiliği de Değerlendiriyor
Oscar yarışında adaylar, sadece performanslarıyla değil, söylemleriyle de yarışır. Akademi üyeleri, yalnızca oyunculuk yeteneğini değil, kişiliği ve tavrı da değerlendirir. Bu nedenle ödül sezonunda her röportaj bir tür sınav gibidir. Akademi'nin sevdiği profil genellikle mütevazı, ölçülü ve saygılı olandır. Hollywood kulislerinde sıkça dile getirilen bir cümle vardır: Akademi kibri değil, tevazuyu ödüllendirir.
Bu yüzden bazen küçük bir ifade bile kariyeri bitirmez ama ödülü kaçırabilir. Bir cümle oyuncunun yeteneğini silmez, ancak kamuoyunda oluşan antipati, özellikle Oscar yarışında algıyı değiştirebilir. Bu sezon sadece Chalamet değil, başka oyuncular da benzer bir döngünün içine girdi.
Jessie Buckley'nin Kediler Hakkındaki Şakası Yeniden Gündeme Taşındı
En iyi kadın oyuncu adaylarından Jessie Buckley'nin yıllar önce kedileri sevmediğini söyleyen bir şakası, Oscar sezonunda yeniden gündeme taşındı. Bu arada, ödül sezonunun öne çıkan isimlerinden Buckley'nin "Hamnet" filmindeki performansıyla En İyi Kadın Oyuncu Oscar'ını evine götürmesine kesin gözüyle bakılıyor.
Chalamet'in sözleri sahne sanatları dünyasında tepki çekse de, bazı kurumlar bu krizi zekice bir fırsata çevirdi. Örneğin, Seattle Opera, yaklaşan Carmen temsili için sosyal medyada esprili bir kampanya başlattı. Paylaşımda şu mesaj yer aldı: "Bu hafta sonu Carmen için TIMOTHEE kodunu kullanarak yüzde 14 indirim kazanabilirsiniz." Bu tür hamleler, kültür dünyasının en güçlü cevabının bazen öfke değil, yaratıcılık olduğunu gösteriyor.
Oscar Yarışında Algı Her Şeydir
Sonuçta, Chalamet'in kariyeri bu tartışmayla bitmeyecek; o hâlâ kuşağının en popüler oyuncularından biri. Ancak Oscar yarışında algı her şeydir. Ödül sezonu giderek daha toksik bir tartışma alanına dönüşüyor, çünkü artık mesele sanat değil, algıdır.
Bu arada, bu yılın gönül Oscar'ı kesinlikle "Sentimental Value"a gidiyor. Ryan Coogler imzalı "Sinners" 16 adaylıkla rekor kırarken, onu 13 adaylıkla "One Battle After Another" takip etti. En İyi Film Ödülü'ne aday gösterilen "Sentimental Value" 9 adaylık, Chloe Zhao imzalı "Hamnet" ise 8 adaylık elde etti. Bakalım en çok ödülü kim alacak?
Dubai'de Evcil Hayvanların Terk Edilmesi Küresel Öfkeye Neden Oldu
Orta Doğu'daki gerilim sonrası Dubai'den ayrılan bazı yabancıların evcil hayvanlarını sokakta bıraktığı iddiası, uluslararası basına yansıdı. Direklere bağlanmış köpekler ve kutular içinde terk edilen yavru kediler, kurtarma ekiplerini alarma geçirdi. En üzücü tarafı ise, bazı klinik çalışanları, ülkeden hızla ayrılmak isteyen sahiplerin, sağlıklı hayvanlarını yanlarında götürmek yerine "uyutma" talebiyle kendilerine başvurduğunu ifade ediyor.
Sokaklara terk edilen hayvanların sosyal medyada paylaşılan görüntüleri, küresel çapta büyük bir öfkeye neden oldu. Hayvan hakları savunucuları, zor zamanlarda ilk feda edilenlerin evcil hayvanlar olmaması gerektiğini hatırlatarak, bu sorumsuz davranışta bulunan kişilere karşı yaptırım uygulanması çağrısında bulunuyor. Birçok kullanıcı, "lüks hayatların arkasındaki vicdan sınavının" bu krizle birlikte sınıfta kaldığını savunuyor. Birçok konuda cezaları çok sert olan Dubai, bu duruma bir ceza açıklaması yapmayacak mı? Yapmalı, evet bekliyoruz.



