Çiğ Halde Zehir, Pişince Şifa: Adanalıların 'Andırın Doktoru' Tırşik
Doğada zehirli olarak bilinen yılan pancarı otu, Adanalı kadınların elinde zahmetli ve titiz bir süreçten geçerek şifalı bir yemeğe dönüşüyor. Yılda sadece iki ay toplanabilen ve "tırşik" olarak da adlandırılan bu ot, kara kazanda saatlerce kaynatıldıktan sonra sofraların vazgeçilmez lezzetleri arasında yerini alıyor.
Zahmetli Hazırlık Süreci
Adana'nın Kozan ilçesinde kadınlar, özellikle iftar sofraları için bahçelerden topladıkları yılan pancarı otunu imece usulü hazırlıyor. İncecik doğranan ot; yoğurt, nohut, yarma ve limonla karıştırılıp üzeri unla kapatılarak tam 24 saat bekletiliyor. Zehri bu şekilde alınan ot, ardından odun ateşinde kara kazanda yaklaşık 4 saat pişirilerek sofralarda yerini alıyor.
"Doğada Zehirli Ama Sofrada Şifa"
Çukurovalı üretici kadınlardan Özlem Dinler, otun yılın yalnızca belirli döneminde yetiştiğini vurgulayarak şunları söyledi: "Otlarımızı ailemizle imece usulü topladık. Bu doğada yılan pancarı olarak geçer, yemeğine 'tırşik' deriz. Tohumu olmayan, birkaç ay içinde yetişen zehirli bir ot. Yapraklarını doğradıktan sonra yoğurt, nohut ve limonla zehrini alıyoruz. Kara kazanda 3-4 saat kaynıyor. Acısı ve kaşındırması olur, iyi pişmezse yenmez. Saatler süren pişmenin ardından Ramazan sofralarının vazgeçilmezi oluyor. Kabızlığa ve sağlığa faydalı olduğu biliniyor."
Andırın Doktoru Olarak Biliniyor
Gülizar Dinler ise yemeğin bölgede "Andırın doktoru" olarak da bilindiğini ifade ederek açıklamalarda bulundu: "Doğada zehirli olduğu için hayvanlar yemez ama biz buna Andırın doktoru deriz. Doğadan topladıktan sonra ince ince kıyıp 24 saat bekletiyoruz. Ekşi ile acısını almak lazım. Eskiden bakır ve erik koyarak acısını aldırırlardı. Osmaniye, Kahramanmaraş, Kadirli ve Andırın'da düğün yemeklerinin vazgeçilmezidir. Önemli bir besindir. Ramazan'da iftar sofralarında tüketiyoruz. Bağırsak parazitlerini yok ettiğine inanılır. Andırınlılar yılda 6 kez yenmesi gerektiğini söyler, biz de burada yapıp tüketiyoruz."
Bu geleneksel lezzet, sadece bir yemek olmanın ötesinde, bölgenin kültürel mirasının ve şifalı bitkilere olan inancının bir yansıması olarak dikkat çekiyor.



