Prof. Dr. Metin Aydoğan'dan Türkiye'nin Alerji Haritası: Her 5 Çocuktan Birinde Hışıltı
Türkiye'nin Alerji Haritası: Her 5 Çocuktan Birinde Hışıltı

Türkiye'nin Alerji Profili: Bölgesel Farklılıklar ve Çocuklarda Görülme Oranları

Bağışıklık sisteminin zararsız maddelere karşı gösterdiği aşırı tepki olarak tanımlanan alerji, toz, polen, gıda ve hayvan tüyü gibi çevresel faktörlerle tetiklenebiliyor. Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Metin Aydoğan, bu süreçte ortaya çıkan burun akıntısı, nefes darlığı ve döküntü gibi belirtilerin yaşam kalitesini ciddi şekilde düşürdüğünü vurguluyor.

Çocuklarda Hışıltı ve Astım Oranları Endişe Verici

Prof. Dr. Metin Aydoğan'ın açıklamalarına göre, Türkiye'de çocukların yüzde 20-25'inde hışıltı görülüyor. Bu tabloda öksürük ve nefes darlığı belirtileri eşlik ederken, dışarıdan müzikal bir hışıltı sesi duyuluyor. Ülkemizde her 5 çocuktan biri hışıltı geçiriyor. Avrupa ve Amerika'da bu oran yüzde 30-50 seviyelerindeyken, Türkiye'deki çocukların astım olma oranı yüzde 6 ila 10 arasında değişiyor.

Nem Arttıkça Alerji Potansiyeli Yükseliyor

Alerjinin sadece genetik faktörlerle açıklanamayacağını belirten Prof. Aydoğan, çevresel etkenlerin de önemli rol oynadığını ifade ediyor. Nem oranının yüksek olduğu bölgelerde alerji potansiyelinin arttığı gözlemleniyor. Örneğin Kayseri-Niğde bölgesinde bu oran yüzde 1-2'lerde seyrederken, Marmara'da yüzde 10-12, Adana'da ise oldukça yüksek seviyelere ulaşıyor. Ege Bölgesi'nde hışıltı sorunu yaşayan çocukların oranı yüzde 6 olarak kaydedilirken, Karadeniz Bölgesi'nde de yüzde 6-10 arasında benzer oranlar görülüyor.

Geniş Pickt afişi — Telegram için ortak alışveriş listesi uygulaması

En Sık Görülen Alerjik Hastalıklar ve Tetikleyiciler

Türkiye'de en yaygın alerjik hastalığın yüzde 20 oranla kurdeşen olduğunu açıklayan Prof. Aydoğan, bunu yüzde 20 ile saman nezlesi ve yüzde 15 ile egzamanın takip ettiğini belirtiyor. Astım yüzde 10, besin alerjileri yüzde 4-5, inek sütü alerjisi ise yüzde 2,5 oranında görülüyor.

Türkiye'de en fazla alerjik reaksiyona sebep olan unsur ev tozu akarı olarak öne çıkıyor. Özellikle nem oranının yüksek olduğu Marmara Bölgesi ve Adana'da ev tozu akarı en önemli alerji sebebi konumunda. İkinci sırada çim poleni ve ağaç poleni yer alırken, üçüncü sırada kediler geliyor. Evlerde kedi besleme oranı arttıkça alerji vakalarında da belirgin artış gözlemleniyor.

Alerjenler Bölgelere Göre Değişiklik Gösteriyor

Prof. Aydoğan, alerjenlerin yaşanan bölgeye göre farklılık gösterdiğine dikkat çekiyor. Ankara'da birinci sırada çim poleni alerjeni gelirken, Ege Bölgesi'nde zeytin ağacı en fazla alerjiye yol açan faktör olarak karşımıza çıkıyor. Bir bölgede ne kadar çok alerjen varsa, o kadar çok çocuk ve erişkinde genetik alerji potansiyeli görülüyor.

İlaç alerjilerinde de değişim yaşandığını belirten Aydoğan, eskiden sadece Penadur isimli penisilin iğnesi alerjisi görülürken, şimdi amoksisilin klavulanat gibi ilaçlar nedeniyle semisentetik penisilin alerjilerinin daha sık görüldüğünü ifade ediyor.

Besin Alerjilerinde Ülkelere Göre Farklılıklar

Toplumun alerji potansiyelinde dış etkenlerin önemli olduğunu vurgulayan Prof. Aydoğan, ABD'de en çok fıstık alerjisi görülürken, Norveç'te en sık alerjiye yol açan ürünün balık olduğunu belirtiyor. Türkiye'de ise süt birinci sırada yer alıyor. İkinci sırada yumurta, üçüncü sırada ise kuru yemişler geliyor. Türkiye'de bir sıralama yapılsa fıstığın 10. sırada yer alacağını ifade ediyor.

Erken Yaş Enfeksiyonları Alerji Riskini Artırıyor

Prof. Dr. Metin Aydoğan, özellikle yaşamın ilk 3 yılında geçirilen ağır enfeksiyonların alerjik hastalıklara ve astıma zemin hazırladığını vurguluyor. Rinovirüs, RSV ve bazı bakteriyel enfeksiyonların bu riski 3 ila 5 kat artırdığına dikkat çekiyor.

Pickt makale sonrası afişi — aile illüstrasyonlu ortak alışveriş listesi uygulaması

Erken yaşta kreşe başlamayla birlikte yoğunlaşan enfeksiyon döngüsünün alerjik yatkınlığı tetiklediğini belirten Aydoğan, özellikle 10 aydan önce geçirilen RSV enfeksiyonu gibi erken dönem hastalıklarının, çocuklarda ilerleyen yıllarda ortaya çıkabilecek astım tablosuyla doğrudan ve güçlü bir bağı olduğunu ifade ediyor.

Türk Pediatri Kurumu Yönetim Kurulu Üyesi olan ve yıllardır çocuk alerji hekimliği yapan Prof. Dr. Metin Aydoğan'ın bu detaylı açıklamaları, Türkiye'nin alerji profilini ve bölgesel farklılıklarını net bir şekilde ortaya koyuyor.