Cilt Kanseri Uyarısı: Güneşten Korunma Yöntemleri ve Ben Taraması
Cilt Kanseri Uyarısı: Güneşten Korunma ve Ben Taraması

"Cilt Kanseri Farkındalık Ayı" kapsamında açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Yalçın, Türk Dermatoloji Derneği tarafından 1-12 Haziran tarihlerinde Türkiye genelinde deri kanserleri ve erken teşhisine dikkat çekmek amacıyla "ben taraması" yapılacağını duyurdu.

Deri Kanserlerinde Artış ve Risk Faktörleri

Deri kanserlerinin önemli bir sağlık sorunu olduğunu ve dünyada en sık görülen kanser türleri arasında yer aldığını ifade eden Yalçın, bu kanserlerin çoğunun hayatı tehdit etmeyen türler olması nedeniyle zaman zaman göz ardı edildiğini belirtti. Melanomun hayatı tehdit eden bir cilt kanseri olduğuna dikkat çeken Yalçın, "Tüm çabamız melanomu yani cilt kanserini önceden tespit etmek ya da erken evrede tespit edebilmek. Çünkü deri kanserleri tüm dünyada ve Türkiye'de artıyor. Bunun çok çeşitli nedenleri var. Biz Türkler olarak biraz daha avantajlı durumdayız. Cilt tipimize göre yaşamamız gereken bir coğrafyada yaşıyoruz. Bizim cilt rengimiz bu coğrafya için uygun." diye konuştu.

Deri kanserlerindeki artışa çevresel faktörlerin etkili olduğuna dikkati çeken Yalçın, büyükşehirlerde yeşil alanların azalması, cam ve aynı yapıların çoğalması ile asfalt yüzeylerin güneş ışınlarını daha fazla yansıtmasının riski artırdığını söyledi. İklim değişikliği ve küresel ısınmanın etkilerine de değinen Yalçın, "Daha sıcak geçen yazlar ve sert kışlar artık iklim değişikliğinin etkilerini gösteriyor. Bu durum cilt kanserleri açısından da uyarı niteliği taşıyor." ifadelerini kullandı.

Geniş Pickt afişi — Telegram için ortak alışveriş listesi uygulaması

Güneş Koruyucular Tek Başına Yeterli Değil

Güneş koruyucularının önemli olduğunu ancak tek başına yeterli koruma sağlamadığını vurgulayan Yalçın, fiziksel korunmanın da ihmal edilmemesi gerektiğini belirtti. Özellikle yaz aylarında güneş ışınlarının dik geldiği saatlerde dışarı çıkılmaması gerektiğini ifade eden Yalçın, şunları söyledi:

"Güneş koruyucuları konuştuğumuz zaman diğer yöntemler biraz geri planda kalıyor. Fiziksel korunma çok önemli. Güneşli zamanlarda dışarı çıkmamak önemli bir kural. Gerçekten çıkmamanız gerekiyorsa çıkmayın. Deniz kenarlarında plajlarda saat 10.00 ve 16.00 arasında güneşe temas edilmesini istemiyoruz. Denize girilecekse sabah erken saatler ya da akşamüstü tercih edilmeli. Güneş gözlüğü kullanımı ve cildi örtecek şekilde giyinmek önemli. Yazın açık renk tercih edilse de güneşten korunmak için koyu renk kıyafetler daha uygun."

Çocukların güneşten korunmasının ayrı önem taşıdığını belirten Yalçın, yaşam boyu güneşe maruz kalmanın büyük bölümünün çocukluk döneminde gerçekleştiğini söyledi. Park alanlarının gölgelikli olması gerektiğini dile getiren Yalçın, çocukların güneşli saatlerde dışarı çıkarılmaması gerektiğini kaydetti.

"Güneş Sayesinde D Vitamini Alma Dönemini Kapattık"

Prof. Dr. Yalçın, güneş koruyucularının yaz-kış kullanılması gerektiğini belirterek, ürünlerin dışarı çıkmadan 10-15 dakika önce sürülmesini, açık havada bulunuluyorsa iki saatte bir yenilenmesini önerdi. Koruyucuların ince tabaka halinde değil yeterli miktarda uygulanması gerektiğini ifade eden Yalçın, renkli güneş koruyucuların daha etkili koruma sağlayabildiğini söyledi.

D vitamini ihtiyacının artık ağızdan alınan takviyelerle karşılanmasının daha güvenli olduğunu vurgulayan Yalçın, "D vitamini alırken çok fazla güneş hasarına maruz kaldığımız için artık D vitaminini güneşten alma dönemini kapattık. D vitaminleri damlalar, ilaçlar ve haplar şeklinde ağızdan alıyoruz. O bizim için daha uygun ve yeterli. Güneş ışınları cilt yaşlanmasına da neden oluyor. Güneş sayesinde D vitamini alma dönemini kapattık." diye konuştu.

Pickt makale sonrası afişi — aile illüstrasyonlu ortak alışveriş listesi uygulaması

Melanom Her Yaş Grubunda Artıyor

Melanomun tüm dünyada her yaş grubunda ve cinste artış gösterdiğine dikkati çeken Yalçın, açık tenli, sarışın, açık göz rengine sahip ve çok sayıda beni bulunan, özellikle çocukluk döneminde şiddetli güneş yanığı geçiren ve ailesinde melanom öyküsü bulunanların risk grubunda olduğunu kaydetti. Benlerdeki değişikliklerin dikkate alınması gerektiğini ifade eden Yalçın, "Çapta büyüme, renk değişikliği, kaşıntı, yara oluşumu ya da simetri kaybı mutlaka uyarıcı olmalıdır." dedi. Yalçın, erişkinlik döneminde yeni ben oluşumlarının risk oluşturduğuna dikkati çekerek, bu durumun değerlendirilmesi ve takip edilmesi gerektiğini bildirdi.