Son üç yıldır dijital mecraların çocuklar üzerindeki etkilerini sahada inceleyen uzmanlar, ekran süresi arttıkça çocuklarda baskı, kaygı ve aidiyet sorunlarının da yükseldiğini tespit etti. TBMM Okul Saldırılarının Nedenlerini Araştırma Komisyonu'na sunulan raporda, dijital dünyanın çocukların kimlik gelişimine etkilerine dikkat çekildi.
Dijital Anafor Kimlik ve Şahsiyet Problemlerine Yol Açıyor
Uzman Karabıyık, dijital anaforun içine çekilen çocukların girdikleri her ortamın şeklini almaya çalıştığını belirterek, "Bu da kimlik ve şahsiyet problemlerini beraberinde getiriyor" dedi. Sosyal medya içeriklerinin çocuklarda kişilik sorunlarına yol açabildiğini vurgulayan Karabıyık, toplumsal etki değerlendirme sistemi oluşturulması yönünde öneriler sunduklarını ifade etti.
Ekran Sürelerini Kısaltmak Zorundayız
Karabıyık, "Ekran sürelerini kısaltmak zorundayız" diyerek, bu hedef doğrultusunda masal anlatıcılığı, dijital oyun geliştirme ve aile içi iletişimi güçlendirmeye yönelik 17 farklı proje yürüttüklerini anlattı. Ailelerin çocuklarıyla göz göze iletişim kurması, onlara dokunması ve kültürel aktarım sağlamasının çocuklardaki kaygıyı azaltacağını belirtti.
Kök Nedenlere Odaklanılmalı
Karabıyık, "Dopamin döngüsüne bir kez girdiğinizde buradan çıkmanız zorlaşıyor. Bu nedenle semptomları değil, sorunun kök nedenlerini ortadan kaldırmaya odaklanmalıyız" değerlendirmesinde bulundu. Uzman, dijital mecraların çocuklar üzerindeki etkilerini azaltmak için aile içi iletişimin güçlendirilmesi ve ekran süresinin sınırlandırılması gerektiğini vurguladı.



