Çocuklarda Egzama: Banyo Yaparken Yapılan Hata Hastalığı Tetikliyor!
Egzamayı Azdıran Banyo Yanlışı Nedir?

Çocuklarda Egzama ve Banyo Sırasında Yapılan Kritik Hatalar

Çocuk Alerjisi Uzmanı Dr. Gülnar Aliyeva, aileleri çocuklarda sıkça rastlanan atopik dermatit, yaygın bilinen adıyla egzama konusunda bilinçlendirmek amacıyla önemli açıklamalarda bulundu. Özellikle banyo sırasında yapılan yanlış uygulamaların hastalığı tetikleyebileceğini vurgulayan Aliyeva, doğru cilt bakımının tedavinin temel taşı olduğunu ifade etti.

Atopik Dermatitin Belirtileri ve Risk Faktörleri

Dr. Gülnar Aliyeva, atopik dermatitte cildin koruyucu yapısının zayıfladığını ve dış etkenlere karşı daha hassas hale geldiğini belirtti. En önemli risk faktörünün ailede egzama, astım veya alerjik nezle gibi alerjik hastalıkların bulunması olduğunu söyledi. Bunun yanı sıra hava kirliliği, sigara dumanı, iklim şartları, yaşam tarzı, beslenme alışkanlıkları ve stresin hem hastalığın gelişiminde hem de alevlenmelerinde rol oynadığını ekledi.

Sabun, deterjan ve parfüm gibi cildi tahriş eden ürünlerin yanı sıra ev tozu, polenler, hayvan tüyleri ve bazı mikroorganizmaların da atopik dermatit belirtilerini artırabilen başlıca tetikleyiciler arasında yer aldığını vurguladı. Ayrıca, bu hastalığın ilerleyen yıllarda besin alerjisi, alerjik rinit ve astım gibi diğer alerjik hastalıkların ortaya çıkmasına zemin hazırlayabileceğine dikkat çekti.

Kaşıntının Çocuklar Üzerindeki Etkileri

Atopik dermatitin en rahatsız edici belirtisinin şiddetli kaşıntı olduğunu ifade eden Aliyeva, "Kaşıntı özellikle geceleri artar, uyku düzenini bozar ve çocuklarda huzursuzluk, dikkat dağınıklığı ve kronik yorgunluğa neden olabilir" dedi. Hastalığın dalgalı bir seyir izlediğini, belirtilerin zaman zaman hafifleyip zaman zaman alevlenebileceğini söyledi.

Bebeklik döneminde genellikle yanaklarda kızarıklık, kuruluk ve pullanma şeklinde başlayan hastalığın, zamanla saçlı deri, kulak arkası, boyun ve gövdeye yayılabileceğini belirtti. Çocukluk çağında ise ağız çevresi, göz çevresi ile dirsek ve diz arkaları gibi cilt kıvrımlarında daha sık görüldüğünü ekledi.

Tanı Süreci ve Alerji Testlerinin Önemi

Tanıda öykü ve muayenenin belirleyici olduğunu vurgulayan Dr. Aliyeva, atopik dermatit tanısının genelde hastanın öyküsü ve dermatolojik muayene ile konulduğunu söyledi. Alerji testlerinin tek başına tanı için yeterli olmadığını, mutlaka hastanın şikâyetleri ve klinik bulgularıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Küçük çocuklarda, uygun tedaviye rağmen düzelmeyen veya orta ve ağır şiddette seyreden atopik dermatit varlığında besin alerjileri açısından değerlendirme yapılabileceğini belirtti. Bu yaş grubunda en sık sorumlu olan besinlerin inek sütü, yumurta, buğday ve kuruyemişler olduğunu söyledi. Yaş ilerledikçe ev tozu akarları, hayvan tüyleri ve polen gibi solunum yoluyla alınan alerjenlerin öneminin arttığını ekledi.

Doğru Cilt Bakımı ve Tedavi Yöntemleri

Dr. Gülnar Aliyeva, atopik dermatit tedavisinin temelini tetikleyici faktörlerin kontrol altına alınması ve doğru cilt bakımının oluşturduğunu vurguladı. "Cildin düzenli olarak nemlendirilmesi, uygun banyo alışkanlıklarının kazandırılması ve cildi tahriş edebilecek ürünlerden kaçınılması tedavinin vazgeçilmez unsurlarıdır" dedi.

Alevlenme dönemlerinde doktorun önerdiği tedavilerle belirtilerin kontrol altına alınabileceğini söyledi. Bunun yanında enfeksiyonlardan korunma, stresin azaltılması ve hasta ile ailenin bilgilendirilmesinin tedavinin başarısını artırdığını ifade etti. Doğru ve düzenli takip ile atopik dermatitin büyük ölçüde kontrol altına alınabileceğini ve hastaların yaşam kalitesinin belirgin şekilde iyileştirilebileceğini sözlerine ekledi.