Göktaş: Sosyal Medya Çocukları Çetelere Düşürüyor, Dijital Oyunlar Risk Taşıyor
Göktaş: Sosyal Medya Çocukları Çetelere Düşürüyor

Sosyal Medyanın Çocuklar Üzerindeki Dönüştürücü ve Kötü Gücüne Dikkat Çekildi

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Göktaş, sosyal medyanın gücünün asla azımsanmaması gerektiğini vurgulayarak önemli açıklamalarda bulundu. Depresif ve anksiyete sahibi çocukların çok daha fazla sosyal medyaya yöneldiğini belirten Göktaş, anksiyetenin artmasının temel nedenlerinden birinin sosyal medya olduğuna işaret etti.

Anneler ve Babalara Büyük Görev Düşüyor

Göktaş, annelere ve babalara büyük görevler düştüğünün altını çizerek şu ifadeleri kullandı: "Yeni bakıcı model olarak evde ses çıkarmayan çocuklar oluşturduk. Çocuk evde ses çıkarmıyorsa 'Aman bana bulaşmasın' diye düşünülüyor. Annelerin, babaların, büyüklerin ellerinde sürekli telefon var. Sosyal medya, televizyon ve dizi içeriklerinde çok yoğun silah kullanma sahneleri yer alıyor. Ne izlerseniz onu rol model alıyorsunuz. Sosyal medya üzerinden çocuklar çetelere düşüyor. Onları orada tespit edip, kendilerine çok cüzi, küçük rakamlar teklif ederek çocukları 'bir hikayenin kahramanı olmaya' davet ediyorlar. Biz çocuklarımızı sosyal medyanın dönüştürücü ve kötü gücünden koruyamazsak, bunun etkisini minimize edemezsek yanlış yoldayız."

İhtisaslaşmış Çocuk Evleri Sitelerindeki Durum

İhtisaslaşmış Çocuk Evleri Siteleri'nde 1417 çocuğun bulunduğunu bildiren Göktaş, bu çocuklardan bazılarının ciddi sorunlar yaşadığını aktardı. "Bazı çocuklar kuruluştan ayrılmak için, kuruluşu yakıyorlar, çok ciddi şiddet uyguluyorlar, camları kırıyorlar, zaman zaman kaçıyorlar. Medyada duyuyorsunuz, 'Çocuk kuruluştan kaçmış, devlet bir şey yapmamış.' Hayır yapmış, arıyoruz onu her tarafta. Çocuk kendini oraya ait hissetmiyor ki orada güle oynaya kalmayan çocuklarımız var. Farklı ilaçlar kullanan, farklı hikayeleri olan ve intihar girişiminde bulunan çocuklar var. Bunların her birini rehabilite etmek ve ihtisas gruplarına göre çalışma yürütmek gerekiyor."

Akran Zorbalığı ve Dijital Oyunlardaki Tehditler

Akran zorbalığına ve sosyal medya kullanımına ilişkin de açıklamada bulunan Göktaş, çocukların sosyal medyada kimlerle iletişimde olduğunun bilinmediğine dikkat çekti. Dijital oyunlardaki tehditlere de değinen Bakan Göktaş, şunları kaydetti: "Oyunlarda 'chat'leşme kısmı var. 13, 14, 15 yaşındaki çocuklar 65 yaşındaki adamlarla bazen iletişimde olabiliyorlar. Çocuklar orada farklı kahramanlar görüyorlar. Akran zorbalığına uğrayan çocuklarla ilgili şunu net söyleyebilirim, çocuklar genelde ne kendilerine ne de ailelerine söyleyebiliyor çünkü bunu telaffuz etmekten çekiniyorlar. Bu hususta da farkındalık çalışmalarını çoğaltmamız lazım. Akran zorbalığı farklı riskleri de beraberinde getiriyor. Çocuğu okuldan koparıyor, içine kapanık hale getiriyor. Kendisinin de farklı risklere yönelmesine sebep olabiliyor."

Çocuk Koruma Paketi Beklentisi ve Dijitalleşmedeki Eksiklikler

Çocuklara güvenli bir gelecek sunmanın ortak sorumluluklar arasında bulunduğunu belirten Göktaş, komisyonun çalışmalarını önemsediklerini ifade etti. Yapıcı eleştirilere her zaman açık olduklarını söyleyen Göktaş, "Biz buradan ne bekliyoruz? Bir Çocuk Koruma Paketi bekliyoruz. Tedbir kararlarının etkin uygulanmasını bekliyorum. Dijitalleşmede büyük eksikliğimiz var" değerlendirmesinde bulundu.

Evlat Edinme Sürecindeki Talep ve Takip Mekanizmaları

Evlat edinme hakkında da bilgi veren Göktaş, ailenin en büyük kale olduğunu kaydetti. "Evlat edinmede 0-3 yaş talebi çok fazla. Herkes kız çocuğu istiyor. Birisi beni aradı, 'Mavi gözlü olsun' dedi. Bu bir sipariş değil. Böyle bir şey olamaz. Çocuklarımızı teslim ettiğimiz aileleri takip ediyor, yeri geldiğinde de çocuklarımızı geri alıyoruz."

İnternet Düşmanı Olmadıklarını Vurguladı

Kendilerini sürekli yenilediklerini dile getiren Göktaş, ergenlere yönelik ücretsiz psikososyal destek sağladıklarını aktardı. Bazı annelerin ve çocukların psikoloğa gitmekten çekindiğini anlatarak, 7 ilde çevrimiçi ücretsiz danışmanlık hizmeti sunduklarını, bunun da yeni bir model olduğunu bildirdi.

Sosyal Medya Düzenlemesi ve Oyunların Derecelendirilmesi

Dijital ortamda çocukların akran zorbalığı öğrendiğini dile getiren Göktaş, şöyle konuştu: "Oy kullanmak için yaş sınırlaması var, dijital mecra için hiçbir sınırlamamız yok, çocuklar onun içinde doğuyor. Aileler, 'Çocuk ağlamıyor, sessiz' diyor ama çocuk başka şekilde ağlıyor ve problemler büyüyor. Çeteleşme bile buranın üzerinden yapılıyor. TikTok, Çin menşeli ama Çin'de uygulanmıyor. Sosyal medya platformlarına diyoruz ki, 'Senin algoritmaların güçlü, Gazze'deki soykırımı yansıtmadıysan, sen çocuklarımızı bu içeriklerden koruyabilirsin.' Çocuklarımız şiddet içeriklerini görmek zorunda değil. Sosyal medya düzenlemesi haftaya Meclis'te, gündeme gelecek. Meclis'in çalışmalarını da önemsiyoruz. Burasının da bir çalışma şekli var. Sosyal medya düzenlemesinde ayrıca oyunların derecelendirilmesini de önemsiyoruz. Burada özellikle yaş sınırlaması belirtmeyen oyunlar Türkiye'de yüklenmemeli veya Türkiye'de temsilcileri olsun. Bu sosyal medya platformları dijital babaları zenginleştirirken, çocuklarımız üzerinden para kazanıyorlar. Biz buna göz yumamayız. Çocuklarımızı sosyal medyanın karanlık dehlizlerine bırakamayız. İnterneti güvenli şekilde kullanmaları için eğitimler vermeliyiz. Biz internet düşmanı değiliz. Biz teknolojinin zararlı akımlarından çocuklarımızı korumak istiyoruz."

Mersin ve Eyüpsultan'daki İddialara İlişkin Açıklamalar

Mersin’de çocuk evleri sitesinde 2024’te ortaya atılan iddialarla ilgili bir soru üzerine Göktaş, bu konuda 5 bin 461 videonun izlendiğini bildirdi. Kendilerinin bu iddialarla ilgili suç duyurusunda bulunduğunu, kimsenin gözünün yaşına bakılmayacağını söyledi.

Eyüpsultan'da İstanbul Büyükşehir Belediyesine (İBB) bağlı kreşte çocukların darp ve istismar edildiği iddialarına ilişkin de açıklamalarda bulunan Göktaş, şunları ifade etti: "Bahse konu olay, Eyüpsultan Güzeltepe Çocuk Etkinlik Merkezinde. Çocuklar konu olduğunda her davada olduğu gibi en ufak bir iddia bizim için önemli vakadır. Bu vakayı ciddiye aldık, aileye danışmanlık hizmeti sunduk. Dava açıldığı takdirde davaya müdahil olacağız. 30 Aralık'ta olan bir olay. Maalesef kameranın göremediği yerde olduğu söyleniyor. Aile kendisi tespit ediyor. Konunun yakın takipçisi olacağız. Burada 'senin vakan, benim vakam' yok."