Ani Baş Dönmesi Kalıcı İşitme Kaybının Habercisi Olabilir
Aniden ortaya çıkan ve çevrenin dönüyormuş hissiyle kendini gösteren baş dönmesi atakları, çoğu zaman geçici bir rahatsızlık olarak değerlendiriliyor. Ancak uzmanlara göre bu durum, basit bir vertigo atağından çok daha ciddi bir sağlık sorununun işareti olabilir. Özellikle baş dönmesine kulakta dolgunluk hissi, çınlama veya işitme azalması eşlik ediyorsa, iç kulakta gelişen ve ilerleyici seyreden Meniere hastalığına karşı dikkatli olunması gerekiyor. Erken fark edilmeyen vakalarda ise kalıcı işitme kaybı riski ortaya çıkabiliyor.
Baş Dönmesi ve İşitme Kaybı Birlikte Gelişiyor
Prof. Dr. Selahattin Tuğrul, Meniere hastalığını iç kulağa bağlı baş dönmelerinin en önemli nedenlerinden biri olarak tanımlıyor. "Meniere hastalığı, ilerleyici bir hastalıktır. Tekrarlayan baş dönmesi atakları ve kulakta dolgunluk hissi ile kendini gösterir. Zamanla kalıcı işitme kaybına neden olabilir. Bu yüzden doğru tanı büyük önem taşır" diye belirtti. Ataklar genellikle 20 dakikadan 1 saate kadar süren baş dönmesiyle başlıyor ve sırasında bulantı, kusma ile kulakta basınç hissi oluşuyor. Hastalar genellikle bunu bir kerelik vertigo olarak değerlendirebiliyor, ancak tekrar eden ataklar Meniere'in tipik belirtisi olarak kabul ediliyor.
Tanı İçin Kapsamlı Testler Şart
Hastalığın tanısının doğru şekilde konabilmesi için kapsamlı testler yapılması gerektiğini vurgulayan Prof. Tuğrul, "Meniere tanısı koymak için baş dönmesinin süresi, şiddeti ve işitme kaybı göz önünde bulundurulur. Bazı durumlarda tetkiklerle sebep bulunabilir, bazen de nedeni tam olarak tespit edilemez. Meniere, aslında bir hastalık grubu olarak değerlendiriliyor" dedi. Bu nedenle, belirtiler gözlemlendiğinde zaman kaybetmeden uzman bir hekime başvurulması öneriliyor.
Günlük Yaşamı Olumsuz Etkiliyor
Meniere hastalığının, günlük yaşamı olumsuz etkileyen ve ilerlediğinde ciddi işitme kaybına yol açabilen bir hastalık olduğuna dikkat çeken Prof. Tuğrul, "Hastalığı hafife almamak gerekiyor. Hekime başvurup tanı konulduktan sonra, hastalığın hangi aşamada olduğuna göre kişiye özel tedavi planlanmalı. Erken tanı ve uygun tedavi, hem baş dönmesini hem de kalıcı işitme kaybını önleyebilir" şeklinde konuştu. Bu süreçte hastaların yaşam kalitesini korumak için düzenli takip ve tedavi büyük önem taşıyor.
Tedavide Aşamalı Yaklaşım Uygulanıyor
Prof. Tuğrul, Meniere hastalığında tedavi sürecini aşamalı olarak şöyle anlattı: "Başlangıçta diyet ve yaşam tarzı değişiklikleri ile basınç kontrolü sağlanabiliyor. İlerlemiş vakalarda ilaç tedavisi ekleniyor. Eğer bu yöntemler yeterli olmazsa kulağa iğne yoluyla uygulanan tedaviler devreye giriyor. Daha ileri aşamalarda, iç kulaktaki basıncı tahliye eden rekompresyon ameliyatları, kulak içine yerleştirilen havalandırma tüpleri veya denge sinirinin kesilmesi gibi cerrahi seçenekler mevcut." Bu aşamalı yaklaşım, hastalığın şiddetine göre kişiselleştirilmiş tedavi planları sunuyor ve başarı şansını artırıyor.