Hipertansiyon, toplumda oldukça yaygın görülen ancak birçok kişinin farkında olmadığı ciddi bir sağlık sorunu olarak öne çıkıyor. Kontrol altına alınmadığı takdirde kalp krizi, inme ve böbrek hastalıkları gibi hayati riskler taşıyan komplikasyonlara yol açabiliyor. Son dönemde ise dirençli hipertansiyon tedavisinde uygulanan radyo frekans yöntemi, umut verici sonuçlar sunarak dikkatleri üzerine çekiyor.
Düzenli Tansiyon Takibi Hayati Önem Taşıyor
Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Fatih Mehmet Uçar, hipertansiyonun ciddiyetine dikkat çekerek önemli açıklamalarda bulundu. Prof. Dr. Uçar, "Tansiyon değerlerinin 140/90 mmHg'nin üzerinde olması veya 24 saatlik ölçümlerde 130/80 mmHg'nin üzerinde seyretmesi, hipertansiyonun belirgin bir göstergesidir" dedi. Bu durumun, kalp ve damar sağlığı açısından risk oluşturduğunu vurgulayan Uçar, özellikle bazı hastalarda tansiyonun sürekli yüksek kalabildiğini ifade etti.
Dirençli hipertansiyonun, ilaç tedavisinin yetersiz kaldığı anlamına geldiğini belirten Prof. Dr. Uçar, bu hastalarda alternatif tedavi yöntemlerinin değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizdi. Hastaların düzenli olarak tansiyonlarını takip etmelerinin şart olduğunu söyleyerek, erken teşhis ve müdahalenin önemine işaret etti.
Renal Denervasyon: Tedavide Yeni Bir Umut
Prof. Dr. Fatih Mehmet Uçar, dirençli hipertansiyon tedavisinde kullanılan renal denervasyon yöntemini detaylı bir şekilde anlattı. "Renal denervasyon, girişimsel bir yöntemle böbrek atardamarındaki sinir uçlarını radyo frekans yöntemiyle etkisiz hale getiriyor ve tansiyonun düşmesini sağlıyor" diyen Uçar, bu yöntemle tansiyon değerlerinde belirgin düşüş sağlanabildiğini ve uzun vadede kalp-damar hastalıkları riskinin azaltılabildiğini kaydetti.
Ancak Prof. Dr. Uçar, renal denervasyonun tüm hipertansiyon hastaları için uygun olmayabileceğini vurgulayarak, doktor kontrolünde risk ve yarar değerlendirmesi yapılmasının gerekliliğine dikkat çekti. Yöntemin, özellikle ilaçlarla yeterince kontrol edilemeyen dirençli hipertansiyon vakalarında umut verici sonuçlar sunduğunu ifade etti.
Böbreğe Müdahale ile Tansiyon Kontrolü
Renal denervasyon işleminin nasıl gerçekleştirildiğini açıklayan Prof. Dr. Uçar, "Bu yöntemde kasık bölgesinden küçük bir damar yolu açılarak böbreklere ulaşılıyor ve tansiyonu yükselten sinirler özel bir aletle etkisiz hale getiriliyor" dedi. Kullanılan aletin güvenli bir şekilde tasarlandığını, bu nedenle böbreklere zarar vermediğini belirtti.
İşlem sırasında hafif bir rahatsızlık veya ağrı hissedilebileceğini söyleyen Uçar, hastalara genellikle rahatlamalarını sağlayacak hafif bir sakinleştirici verildiğini ekledi. Çoğu hastanın kısa sürede günlük yaşamına dönebildiğini ve tansiyon değerlerinde belirgin bir düşüş gözlemlenebildiğini ifade etti.
Radyo Frekans ile Tansiyon Düşürme Süreci
Yeni yönteme başvurmanın sebeplerini sıralayan Prof. Dr. Uçar, toplumda hipertansiyonun yaygın olmasına rağmen birçok kişinin durumunun farkında olmadığını vurguladı. Tansiyon hastalarının önemli bir kısmının ilaçlarını düzenli kullanmadığını veya kullanmak istemediğini belirtti.
İlacı düzenli kullananlarda ise bazen tansiyonun kontrol altına alınamadığını ifade eden Uçar, bu durumun hekimleri yeni tedavi yöntemleri aramaya yönelttiğini söyledi. Renal denervasyonun, böbrek atardamarındaki sinir uçlarını radyo frekans yöntemiyle etkisiz hale getirerek tansiyonu düşürdüğünü tekrarladı.
Hipertansiyondan Korunma Yolları
Prof. Dr. Fatih Mehmet Uçar, hipertansiyondan korunmak için beslenme ve yaşam tarzının büyük önem taşıdığını vurguladı. "Tuzsuz ve Akdeniz tipi beslenmek, düzenli egzersiz yapmak, gazlı içeceklerden ve hazır atıştırmalıklardan uzak durmak tansiyonu kontrol altında tutmaya yardımcı oluyor" dedi.
Özellikle cips, kraker gibi tuz oranı yüksek atıştırmalıkların, tansiyonun genç yaşta yükselmesine sebep olabileceğine dikkat çeken Uçar, hipertansiyonun geçici bir durum değil kalıcı bir hastalık olduğunu hatırlattı.
İlaç tedavisi gerektiğinde hastaların düzenli olarak ilaçlarını kullanması ve kontrollerini aksatmaması gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Uçar, yılda en az 2 kez kardiyoloji, nefroloji veya dahiliye uzmanı tarafından değerlendirilmenin tansiyonun izlenmesi açısından önemli olduğunu ifade etti.