Adana'da Oğlu Karaciğerinin %65'ini Verdi, Annesine İkinci Hayatı Hediye Etti
Oğlu Karaciğerinin %65'ini Annesine Bağışladı

Adana'da yaşayan 64 yaşındaki Nilgün Çağlıyan, oğlu Erdener Çağlıyan'ın kendisine bağışladığı karaciğer dokusu sayesinde yeniden hayata döndü. Oğlunun hiç tereddüt etmeden karaciğerinin %65'ini bağışladığı ve 14,5 saat süren zorlu bir ameliyatın ardından gerçekleşen nakil, hem anne hem de oğul için yeni bir başlangıç oldu.

Aileden Gelen Can Kurtarıcı Dokular

4 çocuk ve 3 torun sahibi Nilgün Çağlıyan, kaşıntı, morarma ve halsizlik şikayetleri üzerine Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne başvurdu. Yapılan tetkikler sonucunda karaciğer yetmezliği teşhisi konulan Çağlıyan'ın durumu kritik bir hal aldı ve acil nakil gerektiği belirlendi.

Nakil listesine kayıt yapılırken bir yandan da aile içinde doku uyum testleri başlatıldı. Ailenin üçüncü çocuğu olan 41 yaşındaki Erdener Çağlıyan'ın dokularının annesiyle uyumlu olduğu tespit edildi. Bu sonuç, hayat kurtarıcı bir sürecin başlangıcını oluşturdu.

14,5 Saatlik Ameliyat ve Hayata Yeniden 'Merhaba'

Hastanenin deneyimli ekibi, Prof. Dr. Süleyman Çetinkünar önderliğinde hiç vakit kaybetmeden anne ve oğlu ameliyata aldı. Yaklaşık 14,5 saat süren başarılı bir operasyonla, Erdener Çağlıyan'ın karaciğerinin bir bölümü annesine nakledildi. Ameliyatın ardından tedavileri tamamlanan anne ve oğul, hastaneden birlikte taburcu olmanın mutluluğunu yaşadı.

"Önce Ben Ona, Sonra O Bana Hayat Verdi"

İkinci bir hayata adım attığını ifade eden anne Nilgün Çağlıyan, duygularını şu sözlerle paylaştı: "Gerçekten çok zor bir süreçti. Oğlumun karaciğeriyle yeniden yaşama tutundum. Önce ben ona hayat verdim, sonra da o bana hayat verdi. Çocuklarım ve eşim benim için seferber oldu. Ameliyatımı başarıyla gerçekleştiren Dr. Süleyman Çetinkünar ve ekibine minnettarım. Herkesi organ bağışı konusunda duyarlı olmaya davet ediyorum."

Kararını hiç düşünmeden verdiğini belirten oğul Erdener Çağlıyan ise, "Bu canı zaten annemden almıştım. Ciğerimin %65'i anneme feda olsun. Onunla 'can ciğer' olduk. Cennet annelerimizin ayakları altındadır, haklarını asla ödeyemeyiz. Sevdiklerimiz için 'canımızı veririz' derken asla blöf yapmıyoruz" diyerek annesine olan sevgisini gösterdi.

Bu dokunaklı hikaye, aile bağlarının gücünü ve organ bağışının bir insanın hayatını nasıl tamamen değiştirebileceğini bir kez daha gözler önüne serdi.