3 Yaşındaki Rüveyda'nın Ölümünde İhmal İddiası: Aile Suç Duyurusunda Bulundu
Rüveyda'nın Ölümünde İhmal İddiası: Aile Suç Duyurusu

3 Yaşındaki Rüveyda'nın Ölümünde İhmal İddiası: Aile Hukuk Mücadelesi Başlattı

İstanbul Gaziosmanpaşa'da yaşanan acı bir olay, sağlık sistemindeki olası ihmalleri yeniden gündeme taşıdı. 3 yaşındaki Rüveyda Asel Aslan, rahatsızlanmasının ardından götürüldüğü özel bir hastanede alerji tanısıyla taburcu edildikten saatler sonra hayatını kaybetti. Adli Tıp Kurumu raporu, ölüm nedeninin enfeksiyona bağlı sepsis olduğunu ortaya koyarken, aile yanlış teşhis ve ihmal iddiasıyla doktor ve hastane hakkında suç duyurusunda bulundu.

Olayın Gelişimi ve Ailenin İddiaları

3 Nisan 2025 tarihinde rahatsızlanan Rüveyda Asel Aslan, babası Mesut Aslan tarafından Gaziosmanpaşa'daki özel bir hastaneye götürüldü. Yapılan tetkikler sonucunda doktor, küçük kıza alerji tanısı koyarak ilaç yazdı ve taburcu etti. Baba Aslan, yaşananları şu sözlerle anlattı: "Doktor, 'bu çocukta alerji var' diyerek teşhis koydu. Serum verildi ancak damar yolu bulunamadı. Bir saat sonra durumunun iyi olmadığını söylediğimde ise '48 saat içinde iyileşecek' dedi ve eve gitmemizi istedi."

Aile, eve döndükten sonra kızlarının vücudundan soğuk terler aktığını ve morluklar oluştuğunu fark etti. Hemen Bağcılar Devlet Hastanesi'ne götürülen Rüveyda, tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Baba Aslan, "Kızım acil servisin önünde kucağımda vefat etti" diyerek yaşadığı acıyı dile getirdi.

Adli Tıp Raporu ve Çelişkiler

Olaydan yaklaşık altı ay sonra açıklanan Adli Tıp Kurumu raporu, ölüm nedeninin enfeksiyona bağlı sepsis olduğunu kesinleştirdi. Raporda, kanda ve çok sayıda organda enfeksiyon tespit edildiği belirtildi. Bu durum, hastanedeki doktorun koyduğu alerji tanısıyla büyük bir tezat oluşturdu.

Ailenin avukatı Reşat Demiryürek, konuya ilişkin önemli açıklamalarda bulundu: "Doktorun tanısıyla otopsi raporundaki tanı teknik olarak çok farklı. Çocuk hastaneye geldiğinde vücut ısısı düşük, yarı baygın haldeydi. Buna rağmen taburcu edildi." Avukat, ayrıca muayeneyi yapan doktor ile reçetedeki ismin farklı olduğunu ve kamera kayıtlarında çelişkiler bulunduğunu vurguladı.

Hukuki Süreç ve Ailenin Talepleri

Aile, sorumlular hakkında suç duyurusunda bulunarak hukuk mücadelesi başlattı. Baba Mesut Aslan, Sağlık Bakanlığı'ndan soruşturma talep ettiklerini ancak olayın üzerinden 10 ay geçmesine rağmen somut bir ilerleme kaydedilmediğini ifade etti. "Adalet Bakanlığımıza, Sağlık Bakanlığımıza ve savcılarımıza sesleniyorum; bir an önce bu işin sonuçlandırılmasını bekliyorum" diyen Aslan, başka ailelerin de benzer acılar yaşamaması için adaletin tecelli etmesini istedi.

Avukat Demiryürek ise bilirkişi raporundaki teknik hatalara dikkat çekerek, kamera kayıtlarının yeniden incelenmesi gerektiğini belirtti. Ayrıca, soruşturma izninin Sağlık Bakanlığı'ndan beklenmesi nedeniyle maddi ve manevi tazminat davasının henüz açılamadığını sözlerine ekledi.

Sonuç ve Toplumsal Yansımalar

Bu acı olay, sağlık kurumlarındaki teşhis ve tedavi süreçlerinin ne kadar hayati önem taşıdığını bir kez daha gözler önüne serdi. Ailenin yaşadığı mağduriyet, benzer vakaların önlenmesi için daha sıkı denetimler ve hızlı adli süreçler ihtiyacını ortaya koydu. Küçük Rüveyda'nın ölümü, tıp etiği ve hasta hakları konusunda toplumsal farkındalığı artıran bir trajedi olarak kayıtlara geçti.