Halk arasında verem olarak bilinen tüberküloz hastalığına karşı uzmanlar, özellikle uzun süreli öksürük konusunda vatandaşları uyarıyor. Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan bir uzman, hastalığın "mycobacterium tuberculosis" adlı mikrop nedeniyle ortaya çıktığını ve başta akciğerler olmak üzere diğer organları da etkileyebildiğini belirtti.
Türkiye'de Tüberküloz Görülme Sıklığı
Sağlık Bakanlığı verilerine göre, Türkiye genelinde tüberküloz görülme sıklığı 100 binde 10-15 seviyesinde. Uzman, bu rakamların 15-20 yıl öncesine kıyasla önemli bir iyileşmeye işaret ettiğini ifade etti. Örnek olarak Trabzon'da yılda görülen vaka sayısının 150-200'lerden 100'ün altına indiğini kaydetti. Ülkenin tüberkülozla mücadelede iyi bir konumda olduğunu, ancak daha da iyiye gidilmesi gerektiğini vurguladı.
Hangi Belirtilere Dikkat Edilmeli?
Hastalığın erken teşhis ve tedavisinin, bulaşmayı önleme ve vaka sayısını en aza indirmede kilit rol oynadığının altı çizildi. Hastaların sıklıkla 2-3 haftayı, hatta 1-2 ayı aşan uzun süreli öksürük şikayeti ile başvurduğu aktarıldı. Bu temel belirtiye ek olarak şunlar da görülebiliyor:
- Ateş
- Geceleri aşırı terleme
- Kilo kaybı ve zayıflama
- İştahsızlık
Uzman, tüm bu şikayetlerin aynı anda bir hastada görülmeyebileceğine dikkat çekti. Bazı hastaların sadece inatçı öksürükle, bazılarının ise sadece kilo kaybı veya ateşle doktora başvurabildiğini söyledi. Uzayan öksürüğün asla ihmal edilmemesi gerektiğini, çünkü altında tüberküloz da dahil birçok ciddi neden yatabileceğini belirtti.
Bulaşma ve Korunma Yolları
Tüberkülozun ağırlıklı olarak damlacık yoluyla bulaştığı bilgisi paylaşıldı. Kapalı ve kalabalık ortamların bulaşma riskini artırdığı, bu nedenle kış aylarında ihtimalin nispeten daha yüksek olduğu ifade edildi. Hastalıktan korunmanın en etkili yolunun, hastaların hızlıca tespit edilip tedavi edilmesi olduğu vurgulandı. Tedavi olmayan bir hastanın toplu taşıma veya sinema gibi kapalı alanlarda başkalarına mikrobu bulaştırma riskinin yüksek olduğu kaydedildi.
Tedavide Kritik Nokta: İlaç Düzeni
Tüberkülozun tedavi edilebilir bir hastalık olduğunun altı çizildi. Hastaların ilaçlarını düzenli ve tarif edildiği şekilde kullanmaları halinde sorunsuz bir şekilde iyileşebilecekleri aktarıldı. Tedavide asıl üzerinde durulması gereken konunun, ilaçların kurallarına uygun ve aksatılmadan alınması olduğu belirtildi. İlaç tedavisine uyulmaması durumunda ise çok daha büyük sorunlarla karşılaşılabileceği uyarısı yapıldı.
Uzman, hem hastaların hem de hekimlerin bu konuda sürekli uyanık ve dikkatli olması gerektiği çağrısında bulunarak, şüpheli durumlarda vakit kaybetmeden sağlık kuruluşlarına başvurulmasını önerdi.