Son yıllarda kalp krizi vakalarının yaşlılarla sınırlı kalmadığı, genç nüfusta da gözle görülür bir artış yaşandığı kaydediliyor. Kardiyoloji Uzmanı Dr. Mert Aker, bu endişe verici trendin arkasında modern yaşam tarzının getirdiği risk faktörlerinin erken yaşlarda başlamasının yattığını vurguluyor.
Genç Kalpleri Tehdit Eden Risk Faktörleri
Dr. Aker, gençlerde görülen kalp krizi sıklığındaki artışın her genci yüksek risk altına sokmadığını, ancak sigara, obezite, hareketsizlik ve sağlıksız beslenme gibi faktörlerin etkisinin çok daha erken yaşlarda başladığını ifade ediyor. Sigara ve e-sigara kullanımının genç yaşta kalp krizi riskini 2 ila 4 kat artırdığının altını çizen Aker, e-sigaranın damar yapısını bozduğunu ve pıhtılaşma eğilimini artırarak güvenli bir alternatif olmadığını belirtiyor.
Hareketsiz yaşam tarzının da sessiz bir tehdit olduğuna dikkat çeken uzman, günde 8 saatten fazla oturmanın iyi kolesterolü düşürdüğünü ve insülin direncini artırdığını kaydediyor. Haftada birkaç gün yapılan sporun, gün boyu süren hareketsizliğin olumsuz etkilerini telafi etmeye yetmeyeceği uyarısında bulunuyor.
Beslenme, Stres ve Uyku Üçgeni
Dr. Mert Aker, beslenme alışkanlıklarının kalp sağlığındaki kritik rolüne değiniyor. Ultra işlenmiş gıdaların, trans yağ, aşırı tuz ve yüksek fruktoz içeren beslenme tarzının gençlerde erken damar sertliğini hızlandırdığını söylüyor. Bu tarz beslenme, metabolik sendrom, karaciğer yağlanması ve sessiz plak oluşumuna zemin hazırlıyor.
Kronik stres ve yetersiz uykunun da göz ardı edilmemesi gereken riskler olduğunu vurgulayan Aker, günde 6 saatin altında uyumanın kalp krizi riskini %20-40 oranında artırabileceğini ifade ediyor. "Yoğun ama sağlıklıyım" algısının gerçeği yansıtmadığını, bu faktörlerin birikimli etkisinin önemli olduğunu sözlerine ekliyor.
Gençlerde Farklı Seyreden Kalp Krizi Belirtileri
Kalp krizinin her zaman klasik göğüs ağrısı şeklinde gelmeyebileceğini, özellikle gençlerde belirtilere daha dikkatli yaklaşılması gerektiğini belirten Dr. Aker, şu uyarıcı semptomları sıralıyor:
Egzersiz sırasında ortaya çıkan nefes darlığı, eforla artan sırt veya çene ağrısı, açlık, uzun süre ayakta kalma veya stresle bağdaştırılamayan bayılma atakları önemli işaretler olabilir. Ayrıca, istirahat halindeyken görülen çarpıntı ve soğuk terleme de kalp krizi habercisi olarak değerlendiriliyor.
Dr. Aker, bu belirtiler hafife alınmamalı ve vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurulmalı uyarısında bulunuyor.
Erken Önlem ve Kontroller Hayat Kurtarıyor
Birinci derece akrabalarda erken yaşta kalp krizi öyküsü bulunmasının riski 2-3 kat artırdığını hatırlatan Kardiyoloji Uzmanı, "Genetiği silah olarak düşünürsek, sağlıksız yaşam tarzı da tetiği çeken faktördür" benzetmesini yapıyor.
Gençlerin alması gereken önlemlere de değinen Aker, 20'li yaşlardan itibaren düzenli tansiyon ölçümü ve kolesterol takibinin önemine dikkat çekiyor. Risk faktörü taşıyan bireylerin EKG ve ileri tetkikleri ihmal etmemesi gerektiğini vurguluyor. "Kalp krizi yaşlıların değil, birikimin hastalığıdır. Bu birikim artık genç yaşta başlıyor. Erken önlem ve düzenli kontrol hayat kurtarır" diyerek sözlerini tamamlıyor.