Kalp Hastalıkları Dünyada ve Türkiye'de Önemli Sağlık Sorunu Olmaya Devam Ediyor
Kalp ve damar hastalıklarının günümüzde hem küresel ölçekte hem de ülkemizde en kritik sağlık problemlerinin başında geldiğine dikkat çeken Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Anabilim Dalı Dr. Öğretim Üyesi Gülşah Aktüre, bu konuda önemli açıklamalarda bulundu. Aktüre, "Her yıl milyonlarca insan kalp hastalıkları nedeniyle hayatını kaybetmektedir. Ancak bu hastalıkların büyük bir bölümü, önlenebilir risk faktörlerine bağlı olarak ortaya çıkmaktadır" dedi.
Genç Yaş Grubunda Kalp Hastalıklarında Artış Gözleniyor
Koroner arter hastalığı, kalp yetmezliği ve ritim bozuklukları gibi kardiyovasküler rahatsızlıkların yaşam kalitesini düşürmekle kalmayıp ani ve beklenmedik ölümlere de yol açabildiğini ifade eden Aktüre, özellikle son yıllarda dikkat çeken bir gelişmeye işaret etti. Aktüre, "Özellikle genç yaş grubunda kalp hastalıklarında gözlenen artış, obezite ve diyabet sıklığındaki yükselme ile hareketsiz yaşam tarzının yaygınlaşması, kalp sağlığını daha da kritik bir konuma getirmiştir" şeklinde konuştu.
Başlıca Risk Faktörleri Kontrol Altına Alınabilir
Kalp hastalıklarının gelişiminde rol oynayan temel risk faktörlerini sıralayan Dr. Aktüre, bu faktörlerin büyük çoğunluğunun yönetilebilir olduğunu vurguladı. Aktüre, "Hipertansiyon, yüksek kolesterol, sigara kullanımı, diyabet, obezite, hareketsiz yaşam ve ailede erken yaşta kalp hastalığı öyküsü başlıca risk faktörleridir. Bu faktörlerin önemli bir kısmı kontrol altına alınabilir ve bu sayede kalp hastalığı riski belirgin şekilde azaltılabilir" ifadelerini kullandı.
Kalp Sağlığını Korumak İçin Yaşam Tarzı Değişiklikleri Şart
Kalp sağlığını korumak için yaşam tarzı değişikliklerinin büyük önem taşıdığını vurgulayan Dr. Gülşah Aktüre, şu önerilerde bulundu:
- Haftada en az 150 dakika yürüyüş veya düzenli egzersiz yapılmalıdır.
- Tuz, şeker ve doymuş yağdan fakir; sebze ve meyve açısından zengin bir beslenme düzeni benimsenmelidir.
- Sigarayı bırakmak, kalp krizi riskini hızla azaltır.
- Bel çevresi ve vücut ağırlığı takibi önemlidir.
- Tansiyon, kolesterol ve kan şekeri ölçümleri ihmal edilmemelidir.
Aktüre, kalp hastalığının habercisi olabilecek şikayetleri ise şöyle sıraladı: "Göğüste baskı, yanma veya ağrı, nefes darlığı, çarpıntı, efor kapasitesinde azalma, baş dönmesi veya bayılma. Bu belirtilerin varlığında vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır."
İlaç Kullanımı ve Hekim Önerilerine Uyum Hayati Önem Taşıyor
Günümüzde gelişmiş görüntüleme ve tanı yöntemleri sayesinde kalp hastalıklarının erken dönemde tespit edilerek etkin şekilde tedavi edilebildiğini belirten Dr. Öğr. Üyesi Aktüre, tedavi sürecinde dikkat edilmesi gereken noktalara değindi. Aktüre, "Kalp ve damar hastalıklarının tedavisinde en kritik noktalardan biri, hastaların kendilerine önerilen tedaviye düzenli ve doğru şekilde uymasıdır. Hekim tarafından verilen ilaçların aksatılmadan ve önerilen dozda kullanılması; ilaçların doktor önerisi olmadan kesilmemesi veya değiştirilmemesi ve kontrol randevularının ihmal edilmemesi, tedavinin başarısı açısından büyük önem taşımaktadır" dedi.
Özellikle hipertansiyon, ritim bozuklukları, kalp yetmezliği ve koroner arter hastalığı gibi durumlarda ilaçların düzensiz kullanımının hastalığın ilerlemesine, ani ataklara ve ciddi komplikasyonlara yol açabileceğini ifade eden Aktüre, bazı hastaların kendilerini iyi hissettiklerinde tedaviyi bırakma eğiliminde olabildiğini ancak bunun yanlış olduğunu belirtti. Aktüre, "Unutulmamalıdır ki kalp hastalıklarının önemli bir kısmı sessiz ilerleyebilir ve ilaçlar bu süreci kontrol altında tutmak için gereklidir" şeklinde konuştu.
Hekimle Etkin İş Birliği Kalp Sağlığının Temelini Oluşturuyor
Sağlıklı bir kalp için sadece tedavi almanın yeterli olmadığını, aynı zamanda hekimle etkin bir iletişim ve iş birliği içinde olmanın da önemine vurgu yapan Aktüre, "Önerilen yaşam tarzı değişikliklerine uyum sağlamak, şikâyetlerde değişiklik olduğunda hekime başvurmak ve kontrolleri aksatmamak, uzun vadede kalp sağlığını korumanın en önemli basamaklarıdır" dedi.
Kalp hastalıklarının büyük bir kısmının yaşam tarzı değişiklikleri ve düzenli takip ile önlenebileceğini ifade eden Dr. Gülşah Aktüre, sözlerini şöyle tamamladı: "Bu nedenle bireylerin sadece hastalık geliştiğinde değil, henüz sağlıklıyken de kalplerini korumaya yönelik adımlar atmaları büyük önem taşımaktadır. Unutulmamalıdır ki sağlıklı bir kalp, sağlıklı bir yaşamın temelidir. Kalbiniz için bugün atacağınız küçük bir adım, yarınınızı kurtarabilir."



