Soğuk Havalarda Acele İşe Yetişmek Kalp Krizini Tetikleyebilir
Soğukta acele işe yetişmek kalp krizi riskini artırıyor

Soğuk Havalarda Acele İşe Yetişmek Kalp Krizini Tetikleyebilir

Soğuk havaların yalnızca üşütme ve grip gibi hastalıklara değil, aynı zamanda kalp sağlığı açısından da ciddi tehlikelere yol açtığı belirtiliyor. Uzmanlar, özellikle kış aylarında sabah saatlerinde işe yetişmek için yapılan ani ve yoğun eforun, kalp krizi riskini önemli ölçüde artırabileceği konusunda uyarıyor.

Soğuk Havanın Kalp Üzerindeki Etkileri

Doç. Dr. Fatih Güngören, soğuğa maruz kalındığında damarlarda vazokontriksiyon adı verilen bir kasılma veya büzüşme meydana geldiğini açıklıyor. Bu durum, kan basıncında artışa yol açarak kalbin daralmış damarlara kan pompalamasını zorlaştırıyor ve kalbin iş yükünü önemli ölçüde artırıyor. Ayrıca, soğuk havalar hormon dengesini değiştirerek adrenalin hormonunun artmasına neden oluyor, bu da hem kalp hızını hem de kan basıncını yükseltiyor.

Soğuk havanın bir diğer olumsuz etkisi ise pıhtılaşmaya eğilimi artırması. Pıhtılaşma eğilimindeki artış, hem kalp krizi hem de inme riskinin yükselmesi anlamına geliyor. Bu faktörler bir araya geldiğinde, soğuk havalarda kalp krizi geçirme olasılığı belirgin şekilde artıyor.

Risk Grupları ve Korunma Yöntemleri

Soğuk havalarda kalp krizi riski herkeste artış gösterse de, bazı gruplar bu durumdan daha fazla etkileniyor. Risk altındaki gruplar şunları içeriyor:

  • Daha önce kalp krizi geçirmiş olanlar
  • Kalp damarında stent bulunan veya bypass ameliyatı olanlar
  • Hipertansiyon, diyabet ve kolesterol yüksekliği olan hastalar
  • İleri yaştaki bireyler
  • Sigara kullananlar
  • Düzenli fiziksel aktivitesi olmayan kişiler

Korunmak için alınabilecek önlemler arasında kat kat giyinmek, özellikle göğüs, boyun, sırt ve baş bölgesini soğuktan korumak yer alıyor. Atkı, bere ve eldiven kullanmak, ani ısı kaybını önleyerek kalp üzerindeki stresi azaltabiliyor.

Sabah Saatlerinde Dikkat Edilmesi Gerekenler

Sabah erken saatlerde, hormonların etkisiyle vücudun tansiyonu daha yüksek oluyor ve kanın pıhtılaşma eğilimi artıyor. Bu duruma soğuk havanın etkileri eklendiğinde, kalp krizi riski önemli ölçüde yükseliyor. Özellikle sabah işe gitme, hızlı yürüme veya toplu taşıma araçlarını yakalama gibi ani efor gerektiren aktivitelerden kaçınmak gerekiyor.

Kalp kaynaklı göğüs ağrıları ile soğuk algınlığına bağlı ağrılar bazen karışabiliyor. Kalp kaynaklı ağrılar genellikle göğsün orta kısmında, baskı, yanma veya sıkıştırma hissiyle ortaya çıkıyor ve boyun, çene, kol veya sırt gibi bölgelere yayılabiliyor. Soğuk algınlığına bağlı ağrılar ise daha lokalize, iğne batar gibi hissedilebiliyor ve nefes almakla veya pozisyon değişikliğiyle değişebiliyor. Bu ayrımın bir hekim tarafından yapılması önem taşıyor.

Erken Tanı ve Sanal Anjiyografi

Düzenli kardiyolojik kontroller, kalp krizi riskini önlemede büyük önem taşıyor. Risk faktörleri olan bireylerde EKG, efor testi ve ekokardiyografi gibi tetkiklerle kalp fonksiyonları değerlendiriliyor. Bu değerlendirmeler sonucunda riskli bulunan hastalara sanal anjiyografi yapılarak kalp damarlarında sorun olup olmadığı netleştirilebiliyor.

Son yıllarda, teknolojik ilerlemeler sayesinde tomografi cihazlarının yüksek çözünürlüğü ve yapay zeka destekli görüntü yorumlama programları ile kalp damarları girişimsel bir işleme gerek kalmadan görüntülenebiliyor. Sanal anjiyografi, erken tanı imkanı sunarak uygun tedavi ve yaşam tarzı düzenlemeleriyle ciddi kalp olaylarının önüne geçilmesini mümkün kılıyor.

Soğuk havalarda kalp sağlığını korumak için alınacak basit önlemler ve düzenli kontroller, özellikle risk grubundaki bireyler için hayati önem taşıyor. Acele işe yetişmek gibi ani efor gerektiren durumlardan kaçınmak ve soğuktan korunmak, kalp krizi riskini azaltmada etkili yöntemler arasında yer alıyor.