Kansere Karşı Dev Adım: Türkiye'nin İlk CAR-T Hücre Tedavi Merkezi Açıldı
Akdeniz Üniversitesi (AÜ), kanser tedavisinde çığır açan CAR-T hücre tedavisi için dünyadaki 8'inci merkez olarak tarihe geçti. Üniversite bünyesinde kurulan İleri Sağlık Araştırma Merkezi, özellikle lösemi ve lenfoma gibi kan kanserlerinin tedavisinde kullanılan bu ileri teknolojiyi Türkiye'ye kazandırdı.
Yerli ve Milli İmkanlarla Tedavi Dönemi
Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, yaptığı açıklamada, "Dünyada yüz binlerce dolara uygulanan bu tedaviyi yerli ve milli imkanlarla Türkiye'de hastalarımıza sunacağız" dedi. Prof. Dr. Özkan, 2020 yılında başlayan 5 yıllık bir serüvenin sonunda bu merkeze kavuştuklarını belirterek, Cumhurbaşkanı'nın desteklerinin bu başarıda kritik rol oynadığını vurguladı.
Tedavinin İşleyişi ve Hedefler
CAR-T hücre tedavisinde, hastanın kendi bağışıklık hücreleri laboratuvar ortamında güçlendirilerek kanser hücreleriyle mücadele edecek şekilde programlanıyor. Yaklaşık 10 gün süren bu işlemin ardından hücreler tekrar hastaya enjekte ediliyor. Tedavinin başarı oranının yüzde 95'in üzerinde olduğu belirtiliyor.
Prof. Dr. Özlenen Özkan, "15 Nisan itibarıyla ilk hastaların tedavilerine başlayacağız" açıklamasını yaparak, tedavinin sadece kan kanserleriyle sınırlı kalmayacağını, diğer kanser türleri için de araştırmalar yapılacağını ifade etti.
Stratejik Öneme Sahip Bir Yatırım
Organ Nakli Merkezi Müdürü Prof. Dr. Ömer Özkan ise merkezin stratejik önemine dikkat çekti: "Bu laboratuvarlar stratejik öneme sahip. Dışarıya bağımlılığı azaltmak için bu tür merkezler çok önemli" dedi. Prof. Dr. Ömer Özkan, merkezin sadece tedavi değil, aynı zamanda araştırma ve geliştirme faaliyetleri için de kullanılacağını vurguladı.
Maliyet Avantajı ve Uluslararası Potansiyel
Dünyada yaklaşık 200 bin dolar maliyeti olan CAR-T tedavisi, Akdeniz Üniversitesi'nde üniversitenin kendi imkanları ve BAP projeleriyle çok daha uygun fiyatlara sunulacak. Prof. Dr. Özlenen Özkan, "Üniversitemizin kendi imkanları ve BAP projeleriyle bu maliyetleri ciddi şekilde düşürdük" ifadelerini kullandı.
Merkezin öncelikle Türk vatandaşlarına hizmet vereceği belirtilirken, aynı zamanda çevre ve dost ülkelere de tedavi imkanı sunabilecek kapasiteye sahip olduğu vurgulandı. Prof. Dr. Ömer Özkan, "Bu merkez hem prestij hem de stratejik açıdan çok değerli" diyerek, sağlık turizmi açısından da önemli bir adım atıldığını kaydetti.
GMP Standartlarında Laboratuvar
Kurulan laboratuvarın GMP (İyi Üretim Uygulamaları) standartlarında olduğu ve sadece kanser tedavisi değil, ihtiyaç halinde aşı geliştirme gibi çalışmaların da yapılabileceği bir altyapıya sahip olduğu açıklandı. Prof. Dr. Ömer Özkan, "Kapasitemizin şu anda sadece yüzde 25'ini kullanıyoruz, ihtiyaç olduğunda bunu artırabilecek alt yapımız var" dedi.
14 Mart Tıp Bayramı'nda duyurulan bu müjde, özellikle dirençli kanser hastaları için yeni bir umut kapısı olarak değerlendiriliyor. Türkiye'nin sağlık alanındaki bu önemli atılımı, hem yerli tedavi imkanlarını geliştirecek hem de uluslararası arenada ülkenin konumunu güçlendirecek.
