Kanser tedavisi gören hastalar, daha hızlı iyileşme umuduyla gıda takviyeleri ve bitkisel kürlere yöneliyor ancak bu ürünler faydadan çok zarar getirebiliyor. Tıbbi Onkoloji Uzmanı Doç. Dr. Ayşe İrem Yasin, hastaların kulaktan dolma bilgilerle kullandığı ürünlerin kemoterapi sürecinde ciddi riskler oluşturduğuna dikkat çekti.
Onkolog Onayı Olmadan Atılan Her Adım Hayati Tehlike Barındırıyor
Doç. Dr. Yasin, tedavi altındaki hastaların en büyük yanılgısının bağışıklığı hızla yükseltme çabası olduğunu belirterek, onkolog onayı olmadan yapılan her müdahalenin hayati tehlikelere yol açabileceğini vurguladı. Kemoterapilerin tümör hücrelerini oksidatif stres mekanizmasıyla yok ettiğini hatırlatan Yasin, şu ifadeleri kullandı:
“Yüksek doz C vitamini veya glutatyon gibi antioksidanlar, tedavinin etkisini azaltabilir. Bu nedenle rastgele takviye kullanımını kesinlikle önermiyoruz. Her hastanın ihtiyaçları farklıdır; takviye kullanımı ancak hekim kontrolünde ve kişiye özel planlanmalıdır. Hastalarımızı diyetisyenlerimiz eşliğinde değerlendiriyoruz. Eksiklik tespit edilirse, örneğin D vitamini veya B12 gibi, bunu kontrollü şekilde yerine koyuyoruz. Herkese aynı takviyeyi önermek doğru değildir.”
Bu Tür Ürünleri Önermiyoruz
Hastaların çevreden duydukları ürünlerle sık sık kendilerine başvurduğunu ifade eden Yasin, şunları ekledi:
“İçeriği ve dozu belli olmayan ürünler karaciğer zehirlenmesine, böbrek yetmezliğine kadar varan sonuçlara yol açabiliyor. Bu nedenle bu tür ürünleri önermiyoruz. Fitoterapi adı altında sunulan bitkisel ürünler de masum değil. Son çalışmalar, kemoterapiyle bu ürünleri kullanan hastaların sağ kalım süresinin daha kısa olduğunu gösteriyor.”
Doç. Dr. Yasin, kanser tedavisinde en doğru yaklaşımın bilimsel ve kontrollü ilerlemek olduğunu belirterek, hastalara hekimlerine danışmadan hiçbir takviye ürün kullanmamaları tavsiyesinde bulundu.



