Grip Hafızayı Etkiliyor: Bilimsel Araştırmalar Beyin Üzerindeki Gizli Tehlikeleri Ortaya Koyuyor
Grip Hafızayı Vuruyor: Beyin Üzerindeki Gizli Tehlike

Grip Hafızayı Etkiliyor: Bilimsel Araştırmalar Beyin Üzerindeki Gizli Tehlikeleri Ortaya Koyuyor

Toplumda genellikle basit bir kış hastalığı olarak algılanan influenza, yani grip, aslında sanıldığından çok daha ciddi sonuçlara neden olabilir. Güncel bilimsel araştırmalar, grip virüsünün yalnızca solunum yollarını değil, aynı zamanda beynin hafıza merkezi olarak bilinen hipokampüs bölgesini de etkileyebildiğini ortaya koymaktadır. Bu durum, grip sonrası gelişebilen beyin inflamasyonu riskine işaret ediyor.

Beyin, Geçirilen Hastalıkları Unutmuyor

Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Tolga Dündar, konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede, beynin geçirilen enfeksiyonlardan etkilenebileceğini vurguladı. Dündar, "Beynimizdeki sinir ağları sadece genetik faktörlerle değil, hayat boyunca maruz kaldığımız enfeksiyonlarla da şekillenir" dedi. Mikroglia adı verilen beyin savunma hücrelerinin normalde koruyucu bir rol üstlendiğini, ancak yanlış alarm durumunda nöronlara zarar verebileceğini belirtti. Bazı enfeksiyonların beyinde hücresel düzeyde kalıcı izler bırakabileceğine dikkat çekti.

Akciğerden Beyne: Grip Enfeksiyonunun Yolculuğu

Prof. Dr. Tolga Dündar, grip enfeksiyonunun etkilerinin solunum sistemiyle sınırlı kalmadığını ifade ederek, enfeksiyonun bağışıklık sistemi aracılığıyla beyne taşınabileceğini açıkladı. "Grip virüsü akciğerlere yerleştiğinde, vücut güçlü bir savunma yanıtı başlatır. Bu süreçte salgılanan sitokinler, kan-beyin bariyerini aşarak sinir sistemini etkileyebilir" dedi. Özellikle Influenza A virüsünün beyin dokusunda uzun süreli değişikliklerle ilişkilendirildiğini vurguladı.

Dündar, virüsün beyne doğrudan ulaşmasa bile, sistemik inflamasyon nedeniyle mikrogliaların aktive olabileceğini belirtti. Bu durumun, beynin derin bölgelerinde nöroinflamasyona yol açabileceğini ve enfeksiyon geçtikten sonra da devam edebileceğini söyledi. "Bağışıklık sistemi alarm modundan hemen çıkmayabilir. Beyin dokusu bu süreçte bazı sinirsel bağlantılarını geçici olarak kaybedebilir veya yeniden yapılandırabilir. Klinik olarak bu, bilişsel yavaşlama ve 'sisli beyin' hissiyle kendini gösterir" açıklamasında bulundu.

Her Virüs Aynı Etkiye Sahip Değil

Prof. Dr. Dündar, her viral enfeksiyonun beyin üzerinde aynı riski taşımadığını vurguladı. Sıradan soğuk algınlığına neden olan rhinovirüslerin çoğunlukla lokal kaldığını ve beyni etkileme potansiyelinin düşük olduğunu belirtti. Buna karşılık, Influenza A ve SARS-CoV-2 gibi virüslerin sistemik bir bağışıklık yanıtı oluşturarak, özellikle hipokampüs bölgesinde uzun süreli yapısal değişikliklere yol açabileceğini ifade etti.

Çocuklar ve Yaşlılar Daha Büyük Risk Altında

Beyin gelişimi ve bağışıklık sistemi açısından hassas gruplara da değinen Dündar, çocuklarda beyin gelişiminin devam ettiği için inflamatuar süreçlere karşı daha savunmasız bir yapı olduğunu söyledi. Yaşlı bireylerde ise bağışıklık sisteminin yaşlanması nedeniyle enfeksiyon sonrası gelişen nöroinflamasyonun, Alzheimer gibi nörodejeneratif süreçlerin ilerleyişiyle ilişkili olabileceğine dair bulgular bulunduğunu belirtti.

Grip Aşısı Beyni de Koruyor

Grip aşısının önemine de değinen Prof. Dr. Tolga Dündar, aşının yalnızca hastalığın şiddetini azaltmakla kalmayıp, aynı zamanda beyne zarar verebilecek kontrolsüz sitokin salınımını da sınırladığını vurguladı. "Aşılamanın, enfeksiyon sonrası gelişebilecek bazı nörolojik komplikasyon risklerini azaltabileceğine dair bilimsel veriler bulunmaktadır" dedi. Bu nedenle, özellikle risk gruplarında grip aşısının düzenli olarak yapılmasının önemli olduğunu ifade etti.