Ani Konuşma Bozukluğu ve Kol Güçsüzlüğü İnme Habercisi Olabilir!
Beyin damar tıkanıklığı, genellikle aniden ortaya çıkan belirtilerle kendini gösteriyor ve dakikalar içinde kalıcı nörolojik hasara yol açabiliyor. Uzmanlar, ani konuşma bozukluğu, kol veya bacakta güçsüzlük, yüzde kayma ve denge kaybı gibi semptomların inmenin en önemli uyarı işaretleri arasında yer aldığını belirtiyor. Bu belirtilerin kısa süreli olsa bile ciddiye alınması gerektiği vurgulanırken, erken müdahalenin kalıcı hasarı önlemede kritik rol oynadığı ifade ediliyor.
Beyin Hücreleri Dakikalar İçinde Hasar Görebiliyor
Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Hüseyin Büyükgöl, beyin damar tıkanıklığında beyin hücrelerinin oksijensiz kaldığında dakikalar içinde hasar görmeye başladığını açıkladı. Büyükgöl, "Görme bulanıklığı, görme kaybı, ağızda ve yüzde kayma, konuşmanın bozulması, bir kol veya bacakta ani güçsüzlük ya da uyuşma, yürümede bozulma en tipik işaretlerdir" dedi. Ayrıca, kişinin konuşulanı anlayamaması veya kelimeleri düzgün çıkaramamasının da önemli belirtiler olduğunu ekledi.
İnme Belirtileri Varsa Hemen 112 Aranmalı
Doç. Dr. Büyükgöl, inme belirtileri fark edildiğinde halk arasında akılda kalması için 'Yüz-Kol-Konuşma' kontrolü yapılmasını önerdi. "Kişiden gülümsemesi, iki kolunu kaldırması, basit bir cümle söylemesi istenir. Yüz kayıyor mu, kolunun biri düşüyor mu, konuşma bozuk mu, bu bulgulardan biri varsa vakit kaybetmeden 112 aranmalıdır" şeklinde konuştu. Tanının hasta veya hasta yakınından alınan anamnezle birlikte bilgisayarlı tomografi veya manyetik rezonans (MR) gibi yöntemlerle konulabileceği belirtildi.
Tedavi Sürecinde Zamanla Yarışılıyor
Beyinde damar tıkanıklığı tedavisinin zamanla yarışıldığı ve multidisipliner yaklaşım gerektirdiği bir süreç olduğunu vurgulayan Büyükgöl, tedavinin temel amacının beyin dokusuna kan akışını yeniden sağlamak ve ikincil hasarı önlemek olduğunu söyledi. Tedavi iki ana bölümde ele alınıyor:
- Akut dönem tedavisi: Trombolitik tedavi, belirtilerin başlangıcından itibaren ilk 4,5 saat içinde uygulanmalıdır. Endovasküler tedaviler ise 24 saat içinde etkili olabilmektedir.
- Uzun dönem koruyucu tedavi: Antiplatelet ve antikoagülan ilaçlar kullanılarak pıhtı oluşumu önlenmeye çalışılır.
Büyükgöl, tedaviden sonra fizik tedavi ve konuşma terapisi gibi rehabilitasyon süreçlerinin hastanın yeniden bağımsız yaşama dönmesine yardımcı olduğunu da ekledi.
Risk Faktörlerini Kontrol Etmek Hayati Önem Taşıyor
Beyin damar tıkanıklığından korunmak için risk faktörlerini kontrol etmenin çok önemli olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Hüseyin Büyükgöl, "Yüksek tansiyon, şeker hastalığı, kolesterol yüksekliği, sigara kullanımı ve kalp ritim bozuklukları en önemli nedenler arasındadır" dedi. Sağlıklı beslenme, düzenli egzersiz ve sigarayı bırakmanın inme riskini belirgin şekilde azalttığını ifade etti. Ayrıca, altta yatan nedenler tedavi edilmezse veya yaşam tarzı değiştirilmezse tıkanıklığın tekrar edebileceği uyarısında bulundu.



