Obezite Küresel Bir Salgına Dönüştü: Uzman Uyardı
Obezite Küresel Bir Salgına Dönüştü: Uzman Uyardı

Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Musluh Hakseven, obezitenin yalnızca fazla kilo meselesi olmadığını, giderek büyüyen, derinleşen ve toplumun her kesimini etkileyen küresel bir salgın haline geldiğini söyledi. Dünya genelinde yüz milyonlarca insanın bu durumla yaşadığını belirten Hakseven, daha da çarpıcı olanın bu artışın hız kesmemesi olduğunu ifade etti.

Obezite Kronik Bir Hastalık

Dr. Hakseven, artık meselenin birkaç kilo fazlalığı değil, yaşam süresini kısaltan ve yaşam kalitesini düşüren kronik bir hastalıkla karşı karşıya kalmak olduğunu belirtti. Toplumda sıkça yapılan bir hataya dikkat çeken Hakseven, "Obeziteyi çok yemek ya da irade eksikliği ile açıklamak. Oysa gerçek bundan çok daha karmaşık. İnsan vücudu, genetik yapısı, hormonal dengesi ve çevresel etkilerle birlikte çalışır. Bugün yaşadığımız şehirler, çalışma şartları, hatta gıda endüstrisinin sunduğu seçenekler bile kilo alımını kolaylaştıran bir ortam oluşturuyor. Ucuz, erişilebilir ve yüksek kalorili gıdalar, buna karşılık azalan hareket imkanı. Tüm bunlar bir araya geldiğinde obezite adeta kaçınılmaz bir son haline geliyor" dedi.

Obezite Birçok Ciddi Hastalığa Kapı Aralıyor

Obezitenin tek başına bir hastalık olmanın ötesinde birçok ciddi hastalığın kapısını aralayan bir anahtar gibi davrandığına dikkat çeken Dr. Hakseven, "Kalp hastalıkları, hipertansiyon, tip 2 diyabet. Liste uzayıp gidiyor. Üstelik bazı kanser türleriyle olan ilişkisi de artık net bir şekilde ortaya konmuş durumda. Yani mesele sadece dış görünüş değil, doğrudan yaşam süresi ve sağlığın kendisi" diye konuştu. Bir başka kritik noktanın çocuklar olduğunu vurgulayan Hakseven, "Eskiden ileri yaş hastalığı gibi görülen obezite, artık çocukluk çağında da karşımıza çıkıyor. Tabletler, telefonlar, hareketsiz oyunlar ve değişen beslenme alışkanlıkları, çocukları daha erken yaşta risk altına sokuyor. Obez bir çocuk, büyük olasılıkla obez bir yetişkin oluyor. Bu da sorunun sadece bugünü değil, geleceği de tehdit ettiğini gösteriyor" ifadelerini kullandı.

Geniş Pickt afişi — Telegram için ortak alışveriş listesi uygulaması

Psikolojik ve Sosyal Etkileri de Var

Obezitenin bir de görünmeyen yüzünün psikolojik ve sosyal etkiler olduğunu kaydeden Dr. Hakseven, "Toplumda hâlâ ciddi bir damgalama söz konusu. Obez bireyler çoğu zaman önyargılarla karşılaşıyor. Bu da depresyon ve sosyal izolasyonu beraberinde getirebiliyor. Yani obezite yalnızca fiziksel değil, aynı zamanda ruhsal bir yük de taşıyor. Ekonomik boyutu da göz ardı edilemez. Artan sağlık harcamaları, iş gücü kaybı ve verimlilik düşüşü, obezitenin toplumlara getirdiği yükü katlayarak büyütüyor. Bu durum, sadece bireyin değil, tüm sistemin etkilendiği bir tabloyu ortaya koyuyor" dedi.

Çözüm Tek Boyutlu Değil

Peki çözüm ne? Kısa ve net bir cevap vermek gerekirse tek bir çözüm olmadığını belirten Dr. Hakseven, "Elbette bireysel farkındalık önemli. Dengeli beslenme, düzenli hareket, yeterli uyku; bunlar işin temel taşları. Ancak bireyi suçlamak sorunu çözmüyor. Çünkü kişi ne kadar çabalarsa çabalasın, yaşadığı çevre sağlıksızsa mücadele zorlaşıyor" şeklinde konuştu.

Pickt makale sonrası afişi — aile illüstrasyonlu ortak alışveriş listesi uygulaması

Sağlıklı Seçimlerin Kolay Olduğu Bir Yaşam Ortamı Oluşturmak Gerekiyor

Obeziteyle mücadelenin bireyin ötesinde bir yaklaşım gerektirdiğini söyleyen Dr. Hakseven, konuşmasını şöyle tamamladı: "Okullarda sağlıklı beslenme eğitimi, şehirlerde yürüyüş ve spor alanlarının artırılması, gıda politikalarının yeniden düzenlenmesi. Kısacası, sağlıklı seçimlerin kolay olduğu bir yaşam ortamı oluşturmak gerekiyor. Belki de en önemli değişim bakış açımızda olmalı. Obeziteyi bir tercih değil, bir sonuç olarak görmek. Modern yaşamın, ekonomik sistemlerin ve sosyal alışkanlıkların bir sonucu. Bu gerçeği kabul etmeden atılacak adımlar eksik kalacaktır. Sonuç olarak obezite sessiz ilerleyen ama etkisi yüksek bir salgın. Gürültü yapmıyor, ani krizler oluşturmuyor ama yavaş yavaş toplumun sağlığını aşındırıyor. Bu yüzden fark etmek, konuşmak ve harekete geçmek zorundayız. Bugün alınacak önlemler, yarının sağlık yükünü belirleyecektir. Obeziteyle mücadele yalnızca kilo vermek değil, sağlıklı bir toplum inşa etmek anlamına gelir. Çünkü mesele sadece kilo değil. Mesele, nasıl bir toplumda yaşamak istediğimiz."