Havaların soğumasıyla birlikte viral üst solunum yolu enfeksiyonlarında ciddi bir artış yaşanıyor. Sağlık Bilimleri Üniversitesi (SBÜ) Rektör Yardımcısı ve Gülhane Tıp Fakültesi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mustafa Gerek, bu artışın arkasındaki temel nedenin kapalı alanlarda geçirilen sürenin uzaması olduğunu açıkladı.
Kapalı Ortamlar Enfeksiyon Yayılımını Hızlandırıyor
Prof. Dr. Gerek, kapalı mekanlardaki ısı farklılıklarının fazla olması, hava kalitesinin düşmesi ve aynı havanın sürekli solunmasının hastalıkların bulaşmasını kolaylaştırdığını vurguladı. 10 Ocak 2026 tarihinde yaptığı açıklamada, influenza vakalarında belirgin bir yükseliş gözlendiğini ifade etti.
"Pandemi dönemindeki seviyelerde değiliz ancak özellikle polikliniklere üst solunum yolu enfeksiyonları nedeniyle başvuran hasta sayısında belirgin bir artış var" diyen Gerek, bu hastaların önemli bir bölümünün viral enfeksiyonlardan oluştuğunu ve bazı vakaların ağır seyrettiğini söyledi.
Burun Savunması Zayıflayınca Risk Artıyor
Prof. Dr. Mustafa Gerek, burunun solunum sisteminin en önemli savunma organlarından biri olduğunun altını çizdi. Solunan havadaki virüs, bakteri ve partiküllerin büyük oranda burun tarafından tutulduğunu belirten Gerek, bu savunma mekanizmasının zayıflaması durumunda hastalık riskinin arttığını aktardı.
Viral enfeksiyonların sadece burunu değil, sinüsleri de etkilediğini söyleyen Gerek, "Alın, yanak ve burun bölgesindeki sinüs boşlukları enfeksiyondan kolayca etkilenebilir. Bu durum geniz akıntısı, yüksek ateş, şiddetli baş ağrısı ve göz altlarında morarmaya yol açabilir" uyarısında bulundu.
Sinüzitten Korunmanın Yolları
Prof. Dr. Gerek, viral enfeksiyonların sıklık ve şiddetindeki artışın sinüzit vakalarını da beraberinde getirdiğini ifade etti. Bu tür şikayetlerde erken dönemde alınacak önlemlerin hastalığın ilerlemesini engelleyebileceğini söyledi. Tuzlu su ile düzenli burun temizliğinin önemine dikkat çekti.
İklim koşullarının sinüzit üzerinde doğrudan etkili olduğunu vurgulayan Gerek, hem aşırı sıcak hem de aşırı soğuk havanın olumsuz etkilerine değindi. Soğuk havalarda yüz ve ağız bölgesinin atkı veya kaşkolle korunmasının, solunan havanın ısınmasına yardımcı olacağını belirtti.
Sinüzit şikayeti olanlar için önerilerde bulunan Gerek, kış aylarında da yeterli su tüketiminin kritik önem taşıdığını söyledi. Ortam sıcaklığının 21-24 derece arasında tutulması, aşırı sıcak ortamlardan kaçınılması ve nem dengesinin sağlanması gerektiğini kaydetti.
Koyu Akıntı Her Zaman Sinüzit Değil
Prof. Dr. Mustafa Gerek, koyu renkli burun akıntısının her zaman sinüzit anlamına gelmeyebileceğini belirterek önemli uyarılarda bulundu. Tedavi edilmeyen sinüzitin ciddi komplikasyonlara yol açabileceğini ifade etti.
"Kafa içi komplikasyonlar ciddi sağlık sorunlarına neden olabilir. Şiddetli baş ağrısı ve halsizlikle başlayan, 'beyin sisi' olarak adlandırılan durumlar ortaya çıkabilir ve bu tablo hayatı tehdit edebilir" diyen Gerek, diyabet hastalarında kronik sinüzitin özellikle riskli olduğunu ve alerjinin de sinüzit gelişimini kolaylaştırabileceğini sözlerine ekledi.