Kahve Tüketimi Karaciğer Sağlığını Koruyor
Los Angeles'taki Cedars-Sinai Sağlık Bilimleri Üniversitesi'nin 355 bin yetişkini kapsayan yeni araştırması, kahve tüketiminin ölümcül karaciğer hastalıkları riskini önemli ölçüde azalttığını ortaya koydu. Araştırmacılar çarşamba günü yaptıkları açıklamada, günde 5 fincan veya daha fazla kahve tüketen kişilerde siroz riskinin neredeyse üçte bir oranında (%33) azaldığını, karaciğer kanseri riskinin yaklaşık yarı yarıya (%50) düştüğünü ve karaciğerle bağlantılı ölüm riskinin ise %42 daha düşük olduğunu belirtti.
Faydalar Düşük Tüketimde Bile Görülüyor
Günde bir ila iki fincan kahve içildiğinde bile faydalar gözlemlendi, ancak en güçlü etkiler üç ila dört fincanda ortaya çıktı. Kahve içenlerin kan testlerinde sağlıklı karaciğer fonksiyonuyla ilişkili protein seviyelerinin daha yüksek, skarlaşma ve iltihaplanmayla bağlantılı proteinlerinse daha düşük olduğu görüldü. Ayrıca daha çok kahve içenlerin karaciğer yağı ve demir düzeyleri de daha düşüktü.
13 Yıllık Kapsamlı Araştırma
Araştırmacılar, yarım milyon Britanyalı yetişkinin sağlık kayıtlarını içeren Birleşik Krallık Biobank veri tabanındaki katılımcıların sağlık verilerini 13 yıl boyunca inceledi. Karaciğer MR taramalarının yanı sıra kandaki protein düzeylerini analiz ettiler. Çalışma sırasında hem tam kafeinli hem de kafeinsiz kahvede benzer faydalar gözlemlendi. Bu durum, kahvedeki diğer doğal bileşiklerin bu faydaların görülmesine katkı sağlıyor olabileceğine işaret ediyor.
Uzman Görüşleri ve Gelecek Araştırmalar
Cedars-Sinai Karaciğer Kanseri Programı Tıbbi Direktörü Dr. Ju Dong Yang yaptığı açıklamada, "Bulgularımız, kahveyi zaten seven ve iyi tolere eden kişiler için makul miktarda kahve tüketimini destekliyor" dedi. Cedars-Sinai'deki Karsh Gastroenteroloji ve Hepatoloji Bölümü Direktörü Dr. Shelly Lu ise, "Araştırmamızın bir sonraki adımı, kahvede karaciğeri koruyan bu ilişkilerden sorumlu spesifik bileşikleri belirlemek. Bulgularımız, iltihaplanma ve skarlaşmayı içeren biyolojik yolaklara işaret ediyor ve kahvenin karaciğer sağlığını nasıl etkileyebileceğini ve kimlerin bundan en fazla fayda sağlayabileceğini daha iyi anlamak için gelecekteki araştırmalarda incelenebilecek moleküler hedefleri vurguluyor" ifadelerini kullandı.



