Genel Cerrahi ve Organ Nakli Uzmanı Prof. Dr. Yaşar Özdenkaya, mide yanması ve ekşime şikayetlerinin uzun süre devam etmesi durumunda yemek borusunda kalıcı değişikliklere yol açabileceği konusunda uyardı. Yıllarca süren reflünün hücresel değişimlere neden olarak yemek borusu kanseri riskini artırabileceğini belirten Özdenkaya, erken tanı ve düzenli takibin hayati önem taşıdığını vurguladı.
Her reflü kansere dönüşmez
Prof. Dr. Özdenkaya, uzun süreli reflünün her hastada kansere yol açmadığını ifade ederek, 'Reflünün kansere dönüşmesi oldukça düşük bir ihtimaldir. Ancak bunun için reflünün uzun yıllar, genellikle 15 yıl ve üzeri devam etmesi gerekir. Endoskopik incelemelerde yemek borusunun alt kısmında Barrett özofagusu olarak adlandırdığımız hücresel değişimlerin görülmesi durumunda, az da olsa yemek borusu kanseri gelişme riski ortaya çıkabilir. Bu nedenle uzun süren reflü şikâyetleri mutlaka uzman hekim tarafından değerlendirilmelidir' dedi.
Gece beslenme alışkanlıkları reflüyü artırıyor
Günümüzde değişen yaşam düzeninin reflü şikayetlerini artırdığına dikkat çeken Özdenkaya, 'Gece geç saatlere kadar çalışan, ders çalışan veya düzensiz beslenen kişilerde reflüyü daha sık görüyoruz. Yemek yedikten kısa süre sonra yatılması mide içeriğinin yemek borusuna kaçmasını kolaylaştırıyor. Gün içinde ara sıra reflü yaşanabilir ancak bunun sıklaşması durumunda mutlaka değerlendirilmesi gerekir' diye konuştu.
Son öğün ile uyku arasında en az 4 saat olmalı
Reflüden korunmada yaşam tarzı değişikliklerinin büyük önem taşıdığını belirten Prof. Dr. Özdenkaya, 'Asitli içecekler, sigara ve mideyi tahriş eden gıdalardan uzak durulmalı. Özellikle son öğün ile uyku arasında en az 4 saatlik bir süre bırakılması gerekiyor. Ayrıca baş kısmı hafif yükseltilmiş şekilde uyumak gece reflüsünü azaltabiliyor. Çünkü gece oluşan reflü ataklarında mide asidi akciğerlere kaçarak ciddi akciğer enfeksiyonlarına, hatta zatürreye neden olabiliyor' ifadelerini kullandı.



