Sağlıkta Yapay Zeka Kullanımı Hızla Yaygınlaşıyor: Haftada 230 Milyon Kişi Başvuruyor
Sağlıkta Yapay Zeka Kullanımı: Haftada 230 Milyon Kişi

Sağlık alanında yapay zeka sistemlerinin kullanımı hızla yaygınlaşıyor. Uzmanlar, bu teknolojinin artık geleceğe ait bir öngörü olmaktan çıkarak günlük hayatın bir parçası haline geldiğini belirtiyor. Küresel ölçekte, her hafta yaklaşık 230 milyon kişinin sağlıklı yaşam ve iyi hissetme konularında dijital yapay zeka sistemlerine başvurduğu bildiriliyor.

Dijital Sistemlere Yoğun İlgi

Bazı raporlara göre, yalnızca ChatGPT'ye günlük düzeyde sağlıkla ilgili soru yönelten kullanıcı sayısı 40 milyonun üzerinde seyrediyor. Diğer yapay zeka sistemleri de hesaba katıldığında, bu ilginin ne denli geniş bir insan topluluğunu etkilediği dikkat çekici boyutlara ulaşıyor. Bu veriler, bireylerin sağlık bilgisini arama ve anlamlandırma biçiminde yaşanan sessiz fakat köklü dönüşümün önemli bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.

Sağlık Sistemindeki Değişim

Bugün insanlar, tahlil sonuçlarını, semptomlarını ve sağlıkla ilgili endişelerini doğrudan yapay zekaya yöneltmeye başladı. Bu davranış, sağlık sistemindeki yoğunluk, randevu sürelerinin uzunluğu ve muayene sürelerinin kısalığı ile anlık bilgi ihtiyacının artmasıyla yakından ilişkilidir. Üstelik yalnızca hastalar değil, hekimler de bu teknolojileri aktif olarak kullanıyor.

ABD'de 2024 yılında hekimlerin yüzde 66'sı yapay zeka kullandığını bildirdi. Bu oran 2023'te yüzde 38 seviyesindeydi. Yani bir yılda yüzde 28 puanlık bir artış yaşandı ve bu da yaklaşık yüzde 74'lük bir büyümeye işaret ediyor.

Ön Değerlendirme Aracı Olarak Yapay Zeka

İnsanlar artık USG, BT, MR raporları ya da semptomlarıyla bir arama motorunda karmaşık sonuçlar arasında kaybolmak yerine, bilgiyi anlamlandıran sistemlere yöneliyor. Sadece ChatGPT üzerinden günde yaklaşık 40 milyon sağlık sorgusu yapılması, bu refleksin ne kadar yaygınlaştığını açıkça gösteriyor.

Yapay zeka, tıbbi terminolojiyi sadeleştiren ve hastanın belirsizlik kaynaklı paniğini azaltan bir ön değerlendirme aracı olarak görülebilir. Ancak yapay zeka asla bir teşhis makinesi değil, yalnızca bir bilgi işleme aracı olarak hekimin işini kolaylaştıran bir yardımcı konumundadır.

En Büyük Risk: Yanlış Güven

Yapay zekada genel tanısal doğruluk oranının günümüzde uzman hekim performansının gerisinde kaldığı vurgulanıyor. Radyoloji, dermatoloji ve patoloji gibi standart protokollerin uygulandığı alanlarda insan gözünün kaçırabileceği ayrıntıları yakalayabilir. Fakat klinik bağlamı kavrama, anamnez değerlendirme ve fizik muayene gibi hekimliğin temel unsurları algoritmaların dışında kalır.

En büyük risk, sunulan bilgilerin kesin doğru kabul edilmesi ve profesyonel yardımın ertelenmesidir. Halüsinasyon olarak adlandırılan, gerçek dışı bilgilerin ikna edici bir dille sunulması hastada sahte bir sükunet ya da yersiz panik oluşturabilir.

  • Klinik karar destek sistemlerinde yüzde 8-20 oranında halüsinasyon riski bildirilmiştir.
  • Radyoloji araçlarında vakaların yüzde 5-10'unda yanlış teşhis görülmektedir.
  • Bir çalışmada benign (selim) nodüllerin yüzde 12'sinin malign (habis) olarak işaretlenmesi dikkat çekicidir.

Ruh Sağlığı Alanında Dikkatli Kullanım Gerekiyor

Yapay zeka, hafif kaygı yönetimi ve günlük ruh hali takibi gibi alanlarda belli ölçüde destek sunabilir. Ancak tıbbi teşhis ve tedavi, fizik muayene, derin anamnez ve hekimin klinik tecrübesiyle oluşan bir hikmet sentezidir. Yapay zeka insanın duygusal derinliğini ve ruhsal karmaşıklığını gerçekten kavrayamaz, empati hissetmez, yalnızca empatik dili ikna edici biçimde taklit eder.

Yapay zekanın kullandığı dil, aslında bizim duymak istediklerimizi bize geri söyleyen dijital bir yankı odası gibidir. Buna gerçek bir şefkat değil, matematiksel bir empati diyebiliriz. Yapay zekanın size seni anlıyorum demesi, gerçekten bir şeyler hissettiği anlamına gelmez.

Potansiyel Tehlikeler

Gerçek bir insan ilişkisine, klinik sezgiye ve ahlaki sorumluluğa sahip olmadığı için yapay zekanın sunduğu bu yüzeysel empati, özellikle ruh sağlığı alanında kırılgan ve riskli bir zeminde kalır. Klinik korelasyon kuramayan algoritmaların yanlış yönlendirmeleri psikolojik süreçlerde telafisi güç sonuçlara yol açabilir.

Bu durum münferit değil, toplumsal bir sistemik risk olarak değerlendirilmelidir. Kriz anlarında veya ağır psikiyatrik durumlarda bağlamsal uyum eksikliği, telafisi imkansız sonuçlara neden olabilir.

Hastane Ekosistemine Entegrasyon

Yapay zekanın hastane ekosistemine entegrasyonu ile ilgili çalışmalar, hekimlerin idari yükünü azaltma ve veri analizini derinleştirme açısından büyük potansiyel taşıyor. Bu sistemler doktorun yerini almak için değil, karar kalitesini artırmak için tasarlanıyor.

  1. Da Vinci 5 robotik cerrahi sistemi, cerraha dokunsal geri bildirim ve milimetrik hassasiyet sağlayarak operasyon güvenliğini artırır.
  2. Teşhis koymadığını ifade eden ChatGPT Health gibi uygulamalar bile glikoz takibi veya genetik veri analizi gibi fonksiyonlarıyla fiilen bir tıbbi cihaz işlevi görebilir.
  3. Bu nedenle sıkı denetim ve resmi onay süreçlerinden geçmeleri gerekmektedir.

Bilgi Asimetrisi Riski

Sağlıkta yapay zekanın kontrolsüz bırakılırsa kaliteli araçlara erişen elit kesim ile hataya açık ücretsiz chatbotlara yönelen geniş kitleler arasında bilgi asimetrisi oluşabileceği ifade ediliyor. Kamusal akılla yönetilirse hekim erişiminin sınırlı olduğu bölgelerde ilk tarama aracı olarak adaleti güçlendirebilir.

Geleceğin Hekim Profili

Bir hekimin yapay zeka çıktısına dayanarak karar vermesi halinde nihai sorumluluğun kendisinde olduğu vurgulanıyor. Çıktılar körü körüne kabul edilmemelidir. Tüketici olarak doğrudan yapay zekadan alınan yanlış tavsiyelerde ise mevcut yasal koruma sınırlıdır.

Yapay zeka çıktısını denetleme ve valide etme (doğrulama) becerisi tıp eğitiminin ayrılmaz parçası olmalıdır. Geleceğin hekimi yalnızca el becerisiyle değil, algoritma önerilerini klinik süzgeçten geçirebilme yeteneğiyle öne çıkacaktır.

Sonuç ve Öneriler

Sağlıkta yapay zeka ne mucize ne de mutlak tehdittir. Doğru kurallarla yönetildiğinde büyük bir kolaylık ve devasa bir güç, denetimsiz bırakıldığında ise sessiz bir risk oluşturur. Asıl mesele bu dönüşümün neresinde ve hangi etik değerlerle durulduğudur.

  • Yapay zeka teşhiste klinik kararın yerini alamaz, tedavi planlayamaz, reçete yazamaz.
  • Özellikle ruh sağlığında kullanımı çok daha fazla temkin ve alan uzmanı kararı gerektirir.
  • Bir ön değerlendirme aracı olabilir, ancak sonuç mutlaka hekim muayenesiyle teyit edilmelidir.
  • Yapay zeka hastanın yaşam tarzını, genetik özelliklerini, eşlik eden hastalıklarını ve sosyal belirleyicileri bütüncül biçimde değerlendiremez.
  • Hekimin klinik tecrübesi ve sezgisi vazgeçilmezdir.
  • Verilen bilgiler her zaman en güncel olmayabilir.
  • Kritik kararlar güncel kılavuzlar ve hekim değerlendirmesiyle alınmalıdır.
  • Hastanelerde kullanılacak sistemler klinik validasyondan (doğrulamadan) geçmeli ve performansları düzenli izlenmelidir.
  • Kullanıcıların sağlık verilerini bu sistemlere girerken mahremiyet ve veri işleme koşullarını dikkate alması gerekir.