Dünya genelinde her yıl yaklaşık 20 milyon kişiye kanser tanısı konulurken, Türkiye'de bu sayı 240 bin civarında. Tıbbi onkoloji alanında 1359 uzman doktor, hastalarla mücadele ediyor. Geçtiğimiz hafta sonu Antalya'da düzenlenen 13. Türk Tıbbi Onkoloji Kongresi'nde, kanser tedavisinde gelinen son nokta masaya yatırıldı.
Sağ kalım oranında tarihi eşik
Türk Tıbbi Onkoloji Derneği ve Kongre Başkanı Prof. Dr. Nuri Karadurmuş, ABD kanser istatistiklerine göre 5 yıllık sağ kalım oranının ilk kez yüzde 70'e ulaştığını açıkladı. Bu başarıda immünoterapi ve akıllı ilaçların rolü büyük. Prof. Dr. Karadurmuş, bu yenilikçi tedaviler sayesinde kanserin kronik bir hastalığa dönüşmekle kalmayıp, tam şifaya dönüştüğünü vurguladı.
İmmünoterapi ile devrim
Prof. Dr. Karadurmuş, immünoterapinin vücudun doğal savunma mekanizmasını kanserle savaşacak şekilde yeniden programladığını belirtti. Özellikle akciğer, melanom, böbrek ve baş-boyun tümörlerinde elde edilen sonuçlar dikkat çekici. Bu tedavi yöntemi, Sağlık Bakanlığı ve SGK geri ödeme sistemi kapsamında 5 farklı ajanla 25 kanser türünde uygulanıyor.
Tam şifa mümkün
Türk Tıbbi Onkoloji Derneği Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Bülent Karabulut, "Kanser eşittir ölüm değil" diyerek, yenilikçi tedavilerle daha önce iyileşmesi imkansız denilen birçok kanser türünde 5 hastadan birinde veya 10 hastanın 3'ünde tam şifaya ulaşıldığını söyledi. Eskiden sadece ömrü uzatma hedefi varken, şimdi hastalığın kronikleştirilmesi ve tam iyileşme sağlanabiliyor.
Akıllı aşı dönemi yaklaşıyor
Türk Tıbbi Onkoloji Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Mehmet Ali Nahit Şendur, mRNA teknolojisinin onkolojiye entegre edilmesiyle yeni nesil aşıların geliştirildiğini açıkladı. Melanom, pankreas ve prostat kanseri gibi türlerde klinik denemeler olumlu sonuç verdi. Bu aşılar, hastanın kendi tümör yapısına özgü genetik kodları kullanarak bağışıklık sistemine kanser hücrelerini yok etmeyi öğretiyor.
Kemoterapisiz tedavi umudu
Prof. Dr. Şendur, mRNA aşılarının immünoterapilerle kombine kullanıldığında umut verici sonuçlar verdiğini belirtti. Henüz yaygın kullanımda olmayan bu tedavilerin, 2-4 yıl içinde kemoterapisiz bir hasta grubunda uygulanabileceğini öngördü. İlk çalışmalar cilt kanseriyle başlamış olsa da, bugün akciğer ve böbrek tümörlerinde de çığır açıcı sonuçlar elde ediliyor.



