Avrupa Birliği Komisyonu, İsrail ile yapılan Ortaklık Anlaşması'nın askıya alınmasını talep eden resmi bir vatandaş girişimini kayıt altına aldı. Eski Avrupa Parlamentosu milletvekili Malin Bjork'un temsil ettiği organizatörler, İsrail'in Gazze'deki insan hakları ihlalleri nedeniyle anlaşmanın derhal askıya alınmasını istedi.
Girişimin Arka Planı ve Talepler
Organizatörler, AB'nin İsrail'in en büyük ticaret ortağı olduğuna dikkat çekerek 2024 yılında iki taraf arasındaki toplam mal ticaretinin 42,6 milyar avroya ulaştığını açıkladı. AB'nin İsrail ithalatındaki payının yüzde 34'ten fazla, ihracatındaki payının ise yüzde 28,8 olduğu belirtildi.
Girişimde, İsrail'in Gazze'de sivillerin öldürülmesi ve yaralanması, nüfusun büyük çaplı yerinden edilmesi ve tıbbi tesislerin sistematik olarak tahrip edilmesinden sorumlu olduğu ifade edildi. Ayrıca İsrail'in insani yardım girişini engelleyerek kıtlığı savaş aracı olarak kullanabilecek eylemlerde bulunduğu ve birçok uluslararası yükümlülüğünü yerine getirmediği vurgulandı.
Avrupa Vatandaş Girişimi Nasıl İşliyor?
Avrupa Vatandaş Girişimi, AB vatandaşlarının Komisyon'un yetkisindeki bir konuda harekete geçmesi talebini iletebildiği resmi bir mekanizma. Sürecin işleyişi şu şekilde:
- 7 farklı AB ülkesinden en az 7 organizatörün oluşturduğu grup gerekiyor
- Organizatörler talebi resmi olarak AB Komisyonu'na iletiyor
- Komisyon kayıt kararı verirse imza toplama süreci başlıyor
- En az 1 milyon AB vatandaşının desteği gerekiyor
- En az 7 AB ülkesinde her ülke için belirlenen barajın geçilmesi şart
- İmzaların doğrulanmasının ardından Komisyon 6 ay içinde nihai kararını veriyor
Uluslararası Sol Siyasetçilerden Destek
Girişime destek veren isimler arasında Portekiz'deki Sol Blok partisi lideri Mariana Mortagua, Danimarka Parlamentosu üyesi Pelle Dragsted, Fransa'dan Boyun Eğmeyen Fransa Partisi Koordinatörü Manuel Bompard yer alıyor. Ayrıca İsveç'teki Sol Parti Lideri Nooshi Dadgostar, eski İspanya Bakanı Ione Belarra ve Finlandiya Sol İttifak partisi lideri Minja Koskela da girişimi destekleyen diğer önemli isimler.
Organizatörler yaptıkları açıklamada, "AB vatandaşları, Birliğin insanlığa karşı suçlar ve savaş suçları işleyen bir devleti meşrulaştırmaya ve finanse etmeye katkıda bulunan bir anlaşmayı sürdürmesine tahammül edemez" ifadelerini kullandı.
AB Komisyonu'nun talebi kabul etme zorunluluğu bulunmuyor, ancak girişim başarılı olursa konu resmi olarak değerlendirmeye alınacak. Süreç, Avrupa vatandaşlarının doğrudan AB politikalarını etkileme gücünü gösteren önemli bir demokratik mekanizma olarak dikkat çekiyor.