Yılmaz ve Güler'den NATO 3.0 Vurgusu
NATO Liderler Zirvesi kapsamında Ankara ATO Congresium'da düzenlenen NATO Savunma Sanayii Forumu'nda, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ile Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, ittifakın yeni güvenlik döneminde savunma sanayiisinin belirleyici rolüne dikkat çekti. “NATO 3.0” döneminde yük paylaşımının daha adil hale gelmesi gerektiğini belirten Yılmaz, müttefikler arasındaki savunma sanayii kısıtlamalarının kaldırılması çağrısı yaptı. Türkiye'nin savunma ihracatında dünyada 11'inci sıraya yükseldiğini hatırlatan Yılmaz, kısa vadede ilk 10 ülke arasına girmeyi hedeflediklerini söyledi.
Ambargolar Caydırıcılığa Zarar Veriyor
Türkiye'nin savunma sanayiinde ulaştığı seviyenin artık NATO'nun güvenliği açısından stratejik önem taşıdığını vurgulayan Yılmaz, savunma alanındaki ambargo ve ticaret kısıtlamalarının ittifakın caydırıcılığına zarar verdiğini belirtti. Türkiye'nin Avrupa'nın savunma mimarisinde daha güçlü şekilde yer alması gerektiğini ifade eden Yılmaz, “NATO 3.0” döneminde en önemli sınamanın artan savunma harcamalarını somut askerî kabiliyetlere ve güçlü üretim kapasitesine dönüştürmek olduğunu vurguladı.
Mühendislerin Yarısı Kadın
Yılmaz, Türkiye'nin İHA'lardan elektronik harp sistemlerine, savaş gemilerinden millî muharip uçak KAAN'a kadar geniş bir alanda ileri teknoloji geliştirdiğini söyledi. Dünyanın en büyük 100 savunma şirketi arasında beş Türk firmasının yer aldığını anımsatan Yılmaz, sektörde 100 bini aşkın nitelikli personelin çalıştığını, çalışanların ortalama yaşının 34 olduğunu ve mühendislerin yarısını kadınların oluşturduğunu kaydetti.
Türkiye İttifaka Güç Katıyor
Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler ise NATO'nun caydırıcılığının yalnızca verilen taahhütlerle değil, bunları hızla sahaya yansıtacak üretim kapasitesiyle güçleneceğini söyledi. ALTAY ana muharebe tankının seri üretime geçtiğini, KAAN programının Türkiye'yi yüksek teknoloji savaş uçağı geliştiren ülkeler arasına taşıdığını belirten Güler, ALTAY, KAAN, 155 mm mühimmat üretimi ile ROKETSAN, ASELSAN ve HAVELSAN'ın yatırımları ve tersanelerde eş zamanlı yürütülen askerî gemi projelerinin NATO'nun caydırıcılığına katkı sağlayan unsurlar olduğunu söyledi. NATO'nun yüzde 5 savunma harcaması hedefini de değerlendiren Güler, bunun ittifakın caydırıcılığını artırma ve savunma üretimini ölçeklendirme iradesini gösterdiğini ifade etti.
Hazırlık Bugünden Yapılmalı
Güler, kriz başladıktan sonra üretim hattı kurmanın ve tedarik zinciri oluşturmanın geç kalınmış bir adım olacağını söyledi. Güler, “Taahhütleri kabiliyete, kaynakları üretime, sanayi gücümüzü caydırıcılığa dönüştürelim. İttifakımızın güvenliğini sözlerle değil, sahada karşılığı olan somut kapasiteyle güçlendirelim” dedi. Türkiye yeni dönemin merkezinde Öte yandan Ankara Palas'ta, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı, SETA ve Münih Güvenlik Konferansı iş birliğiyle düzenlenen “Müttefikler Ankara'da” programında da konuşan Yaşar Güler, Avrupa ülkelerinin Soğuk Savaş sonrasında ordularını küçültürken Türkiye'nin askerî kapasitesini koruduğunu söyledi. Önümüzdeki üç yılda hava ve balistik füze savunması, uzun menzilli ateş sistemleri ile insansız platformların tedarikine öncelik verileceğini açıklayan Güler, “Türkiye'nin dışlanması Avrupa'yı daha güvenli hale getirmez” ifadelerini kullandı.
Ankara Zirvesi Dönüm Noktası
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, “Müttefikler Ankara'da” programında konuştu. Ankara Zirvesi'nin NATO'nun tarihsel evriminde yeni bir dönüm noktası olduğunu kaydetti. Rusya-Ukrayna Savaşı ile Orta Doğu'daki gelişmelerin güvenlik tehditlerinin tek bir coğrafyayla sınırlı olmadığını gösterdiğini belirten Duran, “NATO artık doğu ve güney kanatlarını ayrı başlıklar olarak değerlendiremez. NATO 3.0 tam da bunu ifade ediyor” dedi. Duran, Türkiye'nin savunma ve havacılık ihracatının 10 milyar doların üzerine çıktığını, savunma sanayiinde yerlilik oranının ise yüzde 82'ye ulaştığını belirtti.



