Bilmediğini Bilmemenin Çaresi Yok! İşte Uzmanlık ve Cahillik
Bilmediğini Bilmemenin Çaresi Yok! Uzmanlık ve Cahillik

Gökhan Özcan, Yeni Şafak'taki köşe yazısında, günümüz toplumunda herkesin her konuda konuşma cüreti göstermesini ve bunun sonucunda gerçek uzmanların sesinin duyulmaz hale gelmesini eleştiriyor. Özcan'a göre, sadece ses telleri iyi çalıştığı için her konuda konuşabileceğine inananlar, bilgiye sahip olmanın emek gerektirdiğini bilenler karşısında acınası duruma düşüyor. Ancak ikinci tip akil insanlar artık pek ortalarda görünmediği için, bu acınası halin farkında olan da kalmıyor.

İhtisas Sahipleri ve Bilgi Sınırları

Özcan, ihtisas kavramının önemine dikkat çekiyor. İhtisas sahibi kişilerin, bir alanda birikim, bilgi ve tecrübe sahibi olmakla kalmayıp, müktesebatının sınırlarını da bildiğini belirtiyor. Ancak teknolojik ilerlemenin getirdiği yeni medya araçları, herkese serbestçe konuşma ve yazma imkânı tanıdı. Bu durum, herkesi her konuda konuşmaya teşvik etti. Özcan'a göre, ihtisas sahiplerinin konuştuğu ve diğerlerinin sessiz dinleyiciler olduğu bir dünya, teknoloji patronları için yeterince kârlı değildi. Bu yüzden herkes aklına geleni tereddütsüz söylemeli, söyledikçe o işlerin ehli olduğuna kendisi de inanmalı ve bu sığ ifrazattan özgüven devşirmeliydi.

Pop Starlardan Kardiyologlara Laf Ebeleri

Yazara göre, bu tabloda en büyük etkileşime sahip olanlar, toplumda tanınırlık kazananlar oldu. Gerçek uzmanlığı olanlar, her konuda akıllarına eseni söyleyerek itibarlarını her alana yaymaya çalıştı. Bunun sonucunda, iyi şarkı söylediği için toplumsal meselelerde son sözü söylemeye heveslenen pop starlar, iyi bir doktor olduğu için hadislerin sıhhati hakkında atıp tutan kardiyologlar, dört tane incik boncuğu ipe dizip boynuna asabildiği için vahdet-i vücud çözümleyen neo yaşam koçları türedi. Bu laf ebelerine kulak veren kalabalıklar hiç eksik olmadı.

Geniş Pickt afişi — Telegram için ortak alışveriş listesi uygulaması

Alexis Carrel'in Uyarısı ve Bilgelik

Özcan, asıl sıkıntının bundan daha büyük olduğunu vurguluyor: Üstünde taklalar atılan mevzular ciddi mevzular ve bu mevzuları gerçekten bilen, sindiren ve irfanına sahip olan sesler, bu kakafonik ortam sebebiyle duyulmaz hale geldi. Yazıda, Alexis Carrel'in 'İnsan Denen Meçhul' kitabından bir alıntıya yer veriliyor: “Bir uzmanın sivrilmesi, onu daha tehlikeli yapıyor. Büyük keşifler veya faydalı icatlarla tanınmış olan bilginler, bir konudaki bilgilerinin diğer konuları da içine aldığına inanırlar. Mesela Edison, felsefe ve din üzerindeki görüşlerini halka bildirmekte tereddüt etmiyordu ve halk da bu yeni konularda onun öteki konularda olduğu kadar otoriter olduğunu sanarak sözlerini saygıyla karşılıyordu. İşte bu suretle, bilmedikleri şeyleri öğretmeye kalkışan büyük adamlar, insanlığın bir sahada terakkisine katkıda bulunurken diğer bir sahada bu terakkiyi geciktiriyorlar.”

Özcan'a göre, bilgelik bilmediğini söylememek, bildiğinin de sadece lüzumlu olanını söylemekti. Ancak şimdi bilmediğini bilmeyenlerin etkileşim aldığı sürece bilmediğini söylemelerinde beis görülmez oldu. Bu mümkün oldu; çünkü dinleyenler de hem bilmediğini bilmeyen birini dinlediklerini bilmiyorlar hem de biraz sonra onlar da başka bir tarafa dönüp bilmedikleri bir konuda bilir bilmez lafazanlık edecekler.

Pickt makale sonrası afişi — aile illüstrasyonlu ortak alışveriş listesi uygulaması