Çorum'un Boğazkale ilçesindeki Hattuşa Antik Kenti'nde yürütülen arkeolojik kazılarda, yaklaşık 2 bin 300 yıllık olduğu değerlendirilen yeni mezarlar gün yüzüne çıkarıldı. Alman Arkeoloji Enstitüsü tarafından yürütülen ve Prof. Dr. Andreas Schachner başkanlığındaki çalışmalar, antik kentin Kuzeybatı Yamacı'nda yoğunlaştı. Bu yıl 5 farklı noktada kazı yapılan bölgede, Erken Helenistik ve Galat dönemlerine ait bir mezarlık keşfedildi. Ortaya çıkarılan üç mezardan biri, mimari özelliklerinin iyi korunmuş olması ve içindeki iskeletin bütün halde bulunması nedeniyle kazı ekibini heyecanlandırdı.
İyi korunmuş mezar ve bıçak detayı
Kazı başkanı Schachner, AA muhabirine yaptığı açıklamada, bölgede bir ambarın etrafını açmaya çalışırken mezarlık bulduklarını söyledi. Geçen yıl 3'ü kadın olmak üzere 5 mezar, bu yıl da 3 mezar keşfettiklerini belirten Schachner, "Burası çok sık değil, seyrek bir mezarlık. Serpiştirilmiş mezarlar var. Bu mezarlar Erken Helenistik, Galat dönemine aittir. Yani milattan önce 4'üncü yüzyılın sonu, 3'üncü yüzyıla tarihlendirebiliyoruz" dedi.
Son bulunan mezarın çok iyi durumda olduğunu dile getiren Schachner, "Bu mezarlardan şimdiye dek en iyisini bulduk. Bu mezarların özelliği, etrafının taş örülerek çember şeklinde çevrilmiş olması. Bulduğumuz bu yeni mezarda çember çok güzel korunmuş. Mezar, taş sanduka mezarı. Bu bölgede çok yaygın" ifadelerini kullandı.
Mezarın içindeki iskeletin omzunda bıçak
Mezarın içindeki iskeletin sağ omuz hizasında bir bıçak bulundu. Bıçağın bir ölü hediyesi mi, yoksa sahibiyle birlikte gömülmüş bir eşya mı olduğu uzmanlarca araştırılıyor. Schachner, "Henüz tam anlamını bilemiyoruz. Bir ölü hediyesi veya ölü ile birlikte gömülen bir unsur olabilir. Ancak tam net bir şey söylemek mümkün değil, tümünü açmak lazım. Belki bir erkek bireydir. Daha önce açtığımız mezarlar ağırlıklı olarak kadındı" diye konuştu.
Mezarın etrafı yaklaşık 7 metre çapında taş duvarla çevrili. İçinde ortalama yetişkin bir bireyin sığabileceği büyüklükte ikinci bir taş duvar hattı bulunuyor. Bu özellikler, dönemin ölü gömme ritüellerinin daha detaylı anlaşılmasına katkı sunması açısından değerli görülüyor.
Aynı döneme ait 17 mezar bulunuyor
Hattuşa Antik Kenti'nde farklı dönemlere ait birçok mezarın açığa çıkarıldığını anlatan Schachner, şunları kaydetti: "Bu alanda geçen yıl 5, bu yıl 3 olmak üzere 8 mezar ortaya çıkardık. Daha önceki yıllarda bu alanın batısında 9 mezar daha var, aynı döneme ait. Dolayısıyla 17 mezar var o döneme ait. Boğazköy'ün tümünde çeşitli dönemlerde yüzlerce mezar var. Yalnızca Roma döneminden 200'e yakın mezar var. Aslında az bildiğimiz bir dönem hakkında bilgi edinmiş oluyoruz."
Schachner, bu mezarlardaki arkeolojik kazı çalışmalarını tamamladıktan sonra restore edip ziyarete açacaklarını sözlerine ekledi.
Hattuşa'nın tarihi ve önemi
Kent merkezinin 80 kilometre güneybatısındaki Boğazkale'de yer alan Hattuşa Antik Kenti, etrafı 7 kilometre surla çevrili ve 2 kilometrekare yerleşim alanına sahip. 1906'dan bu yana arkeolojik kazıların sürdüğü bölge, Anadolu'nun ilk medeniyetlerinden Hatti ve Hititlerin kültürel mirasını barındırıyor. Milattan önce 6 binli yıllardan izler taşıyan Hattuşa Ören Yeri, UNESCO Dünya Kültür Mirası ve Dünya Belleği listelerinde yer alıyor.
Kazılarda, Hitit medeniyetine yaklaşık 450 yıl başkentlik yapan Hattuşa'nın Kalkolitik Çağ, Hitit öncesi, Hitit dönemi, Demir Çağı, Galat dönemi, Bizans dönemi ve Roma dönemine ait kalıntıları gün yüzüne çıkarılıyor. Prof. Dr. Andreas Schachner başkanlığında 2006'dan bu yana yürütülen çalışmalarda bu yıl 5 farklı noktada kazı yapılıyor.



