Malazgirt'te Selçuklu Şehitliği kazılarında ok uçları bulundu
Malazgirt kazılarında ok uçları heyecanı

Muş'un Malazgirt ilçesinde, Türklere Anadolu'nun kapılarını açan Malazgirt Savaşı'nın yapıldığı alanın tespiti amacıyla yürütülen proje kapsamında, 'Selçuklu Şehitliği' olduğu değerlendirilen bölgede yapılan kazılarda döneme ait ok uçları bulundu. Bu buluntu, savaş alanının kesin olarak belirlenmesi yolunda önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.

Yedinci sezon kazıları

Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğünün desteği, Ahlat Müze Müdürlüğü ve Muş Alparslan Üniversitesinin işbirliğiyle 2020 yılında başlatılan 'Malazgirt Savaş Alanının Tespiti, Tarihi ve Arkeolojik Yüzey Araştırma Projesi' yedinci sezonunda devam ediyor. Farklı üniversitelerden Muş'a gelerek kazı çalışmalarına katılan arkeolog, antropolog, sanat tarihçisi ve tarihçilerden oluşan 44 kişilik uzman ekip, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Adnan Çevik'in bilimsel danışmanlığında, Türk tarihinin dönüm noktalarından biri olan Malazgirt Savaşı'nın izini sürüyor.

Selçuklu Şehitliği'nde 18 yeni mezar

Üç dönemdir aynı bölgede çalışma yürüten uzmanlar, Selçuklu Şehitliği olduğu değerlendirilen ilçe merkezine 7,5 kilometre uzaklıktaki Afşin Mahallesi'nde 18 mezarın daha açılması için arkeolojik kazı çalışmalarına başladı. Prof. Dr. Çevik, Malazgirt Savaşı'nın geçtiği alanı tespit etmeye dönük çalışmaların yedinci yılında olduklarını söyledi.

Geniş Pickt afişi — Telegram için ortak alışveriş listesi uygulaması

Malazgirt'te şanlı zaferin izini sürdüklerini ifade eden Çevik, şöyle konuştu: 'Sadece 26 Ağustos'u değil, 22'sinden 28'ine kadarki sürecin bütün aşamalarını tespit etmeye çalışıyoruz. Çevre ve ot temizliği çalışmalarımızı bitirdik ve arkeolojik kazılarımıza başladık. Selçuklu Mezarlığı olduğunu, yani savaşta Selçuklu şehitlerinin gömülmüş olabileceğini tahmin ettiğimiz alandayız. Burası bizim için çok önemli bir mevki. Son 3 yıldır bu bölgedeki kazılardaki radyokarbon örnekleri bize 11 ve 12. yüzyılı veriyor. 11. yüzyıl savaşımızın geçtiği yüzyıl.'

Ok uçları heyecan yarattı

Kazı çalışmalarında 52'ye yakın mezarın açıldığını belirten Çevik, bu sayıyı 100'e tamamlamayı hedeflediklerini söyledi. 'Burada bir jeoradar ve jeofizik uygulaması yaptık. Bir hafta boyunca bu alanı taradık, yer altını görüntüledik. Her bölgeyi kazmak yerine, jeoradar raporlarını ve çıplak gözle yaptığımız gözlemleri, geniş mezar mimarisi yapısı gösteren alanlarla örtüştürerek değerlendirdik. Bu yıl belirlediğimiz üç alanın ilkinde kazılara başladık. Bu alanda 18'e yakın mezar görülüyor. Kapaklarına kadar ineceğiz. Yedinci yılında biz buranın gömü geleneğini tamamen anladık diyebiliriz. Tabii buranın savaşla ilgisini kurmamız gerekiyor. 100 yıl olarak kuruyoruz ama doğrudan savaşa ait şehitler burada mı? Bu da biraz travmatik ölüm izi, savaşa ait objelerin de aynı zamanda burada belirlenmesiyle ortaya çıkacak.'

Savaş alanı arkeolojisinde iki buluntunun savaş alanının tespit edilmesini netleştiren unsurlar olduğunu vurgulayan Çevik, şöyle devam etti: 'Birincisi savaşa ait metal objeler, ok uçları ve mızrak gibi buluntular. İkincisi ise insan kayıpları. Bu ikisinin aynı alanda ortaya çıkması bizim için çok değerli. Bu alanda daha önceki çalışmalarımızda savaşa ait metal objelere rastlayamamıştık. Bu yıl bizi heyecanlandıran en önemli gelişme, bu alan içinde döneme ait ok uçlarına da rastlamamız oldu. Bunun bizim için çok önemli olduğunu belirtmek istiyorum. Yeni açacağımız mezarlarla, savaşla bu gömü alanının ilişkisini somutlaştırmayı umuyoruz. Açtığımız mezarların tamamı, kadınlar da dahil olmak üzere, 11 ve 12. yüzyıla tarihleniyor. Radyokarbon sonuçlarının ortaya koyduğu veri bu. Bu yıl açacağımız mezarlarla bir taraftan da alanın sınırlarını belirliyoruz. Açacağımız mezarlarda 80 santimetre ile 1 metre derinlikte kapak taşlarına ulaşıyoruz.'

Pickt makale sonrası afişi — aile illüstrasyonlu ortak alışveriş listesi uygulaması

Bölgenin önemi

Söz konusu alanın bir Müslüman mezarlığı olduğunu ve savaşın geçtiği alanı gören bir mevkide yer aldığını dile getiren Çevik, 'Ayrıca Çivikan Dere dediğimiz bir su kaynağı da burada yer alıyor. Tarihi kaynaklarda anlatılan savaş tasvirlerine en uygun mevkilerden biri burası. Burada özellikle ısrar etmemizin temel nedeni de bu. Başka alanlarda da insan kayıplarına ilişkin mezarlar açıyor ve tespit ediyoruz ancak buranın 11. ve 12. yüzyıla tarihlenmesi ve üçüncü yılda da aynı tarih aralığını vermeye devam etmesi, buranın savaşa ait bir şehitlik olduğunu düşündürüyor. Daha sonrasında ise ilk Türk-İslam yerleşiminin bu alandan başlamış olabileceğini tahmin ediyoruz. Bunu somut verilerle belgelemeye çalışıyoruz' ifadelerini kullandı.