FETÖ’nün 15 Temmuz 2016’daki hain darbe girişiminde milletin üzerine bomba yağdıran savaş uçakları, Türk Silahlı Kuvvetleri’nde görev yapmış komutanların hafızasında silinmeyen izler bıraktı. Emekli Hava Pilot Tuğgeneral Hüseyin Fazla, darbeci pilotların ihanetini “hayatım boyunca unutamayacağım büyük bir utanç” sözleriyle anlatırken, o gece yaşananları ve Akıncı Üssü önünde yaşanan kritik anları Yeni Şafak’a değerlendirdi.
O geceyi sabaha kadar endişeyle takip ettik
15 Temmuz akşamı hafta sonunu geçirmek için İzmir’de bulunduğunu anlatan Fazla, darbe girişimini ilk olarak görev yaptığı WhatsApp gruplarındaki yazışmalardan öğrendiğini söyledi. Gece boyunca gelişmeleri televizyonlardan endişeyle takip ettiğini belirten Fazla, o dönem Uçuş Başkanı olarak görev yaptığı TUSAŞ’ın, darbe girişiminin merkezlerinden biri olan Akıncı (Mürted) Hava Üssü’nün hemen yanında bulunması nedeniyle yaşananları yakından izlediklerini ifade etti.
Darbe gecesi televizyonlarda, savaş uçaklarının TUSAŞ’tan kalkarak Ankara’yı bombaladığı yönünde yanlış haberler yayımlandığını belirten Fazla, gerçekte TUSAŞ bünyesinde savaş uçaklarının kullanabileceği bir pist bulunmadığını vurguladı. TUSAŞ’ın uçuş faaliyetlerinin, hemen yanındaki Akıncı (Mürted) Hava Üssü’nün pistini özel protokol kapsamında kullanarak yürütüldüğünü anlatan Fazla, bu yanlış bilginin vatandaşların önce TUSAŞ önünde toplanmasına neden olduğunu, daha sonra uçakların hava üssünden kalktığını öğrenen vatandaşların Akıncı Üssü’nün nizamiyesine yöneldiğini söyledi.
Üs komutanına ulaşamadım
Yaşanabilecek olası can kayıplarını önlemek amacıyla TUSAŞ Genel Müdürü’nün kendisini aradığını belirten Fazla, dönemin üs komutanına ulaşmaya çalıştığını ancak başarılı olamadığını ifade etti. “Genel Müdürümüz beni arayarak vatandaşların hava üssüne doğru gittiğini, ateş açılmaması için üs komutanına ulaşmamı istedi. Ben de dönemin üs komutanını aradım ancak telefonuna cevap vermedi. Elbette sonucun değişip değişmeyeceğini bilemem ama kendisine ulaşabilseydim belki askerleri uyarabilir, bazı vatandaşlarımızın şehit olmasının önüne geçilebilirdi.” diyen Fazla, Akıncı Üssü önünde yaşanan olaylarda hayatını kaybeden tüm şehitlere Allah’tan rahmet dilediğini ifade etti.
Milletimizin kararlı duruşu bertaraf etti
15 Temmuz gecesi kendisini en çok yaralayan olayın, savaş uçaklarının kendi milletine karşı kullanılması olduğunu belirten Fazla, yaşadığı duyguları şu sözlerle anlattı: “Ankara semalarında savaş uçaklarının uçtuğunu, ardından çeşitli noktalara bomba bırakıldığını gördük. Daha da acısı, bu bombaları atanların arasında yıllarca birlikte görev yaptığımız genç pilot arkadaşlarımızın bulunmasıydı. Bir F-16 pilotunun kendi milletine silah doğrultması kabul edilemez. Bu büyük bir utanç.”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın milleti meydanlara davet etmesi ve devletin kararlı duruşuyla darbe girişiminin başarısızlığa uğradığını belirten Fazla, halkın demokrasiye sahip çıkmasının Türkiye adına tarihi bir dönüm noktası olduğunu ifade etti.
Bu millete bu yapılmaz
Darbeci pilotlara sert tepki gösteren Fazla, Türk milletinin yetiştirdiği savaş pilotlarının silahlarını kendi halkına çevirmesinin affedilemez bir ihanet olduğunu söyledi. F-16 pilotluğu gibi büyük sorumluluk gerektiren bir görevin, milleti korumak için verildiğini vurgulayan Fazla, şunları kaydetti: “Hainlere ne söylenecekse onu söyleyebilirim. Sizi yetiştiren, size bu üniformayı giydiren, F-16 pilotluğu gibi büyük bir sorumluluğu emanet eden bu millete bunu yapmamalıydınız. O gece savaş uçaklarının vatandaşlarımızın üzerine uçtuğunu, bombalar attığını görmek hepimiz için tarifsiz bir acıydı. Daha da kahredici olan ise bu uçakları kullananların arasında yıllarca birlikte görev yaptığımız genç arkadaşlarımızın bulunmasıydı. Elbette bunlar Hava Kuvvetleri’nin tamamını temsil etmiyordu. Ancak aramızdan çıkmış olmaları bizler için büyük bir utanç ve derin bir üzüntü kaynağı oldu. Ben bu olayı bugün de anlayabilmiş değilim. Aynı üniformayı taşıdığınız, aynı bayrağa hizmet ettiğiniz millete silah doğrultmanın hiçbir izahı olamaz. Bu leke, Türk Hava Kuvvetleri’ne gönül vermiş herkesin yüreğinde acı olarak kalacaktır.”
Milletimiz vatan bilinciyle sokaklara çıktı
Vatan sevgisinin yalnızca bir duygu değil, nesilden nesile aktarılan tarihi bir emanet ve sorumluluk olduğunu vurgulayan Fazla, 15 Temmuz gecesi milletin bu bilinçle hareket ettiğini belirtti. Türk milletinin geçmişte olduğu gibi o gece de vatanını ve bağımsızlığını korumak için canını ortaya koyduğunu ifade eden Fazla, şöyle konuştu: “Vatan sadece üzerinde yaşadığımız bir toprak parçası değildir. Türk vatanı, tarihimize, kültürümüze, gelenek ve göreneklerimize ev sahipliği yapan, özgür ve bağımsız bir devlet çatısı altında yaşadığımız kutsal yuvamızdır. Atalarımızın uğruna kanını döktüğü, şehit olduğu, bizlere emanet ettiği bu topraklar geçmişimizle geleceğimiz arasındaki en güçlü bağdır. Bizler bu emaneti çocuklarımıza aynı şekilde teslim etmekle yükümlüyüz. Gerektiğinde uğruna can verilecek en büyük değer vatandır. 15 Temmuz gecesi de yüzlerce insanımız bu bilinçle sokaklara çıktı, vatanını, bayrağını ve devletini savundu. Şehitlerimiz ve gazilerimiz, bu milletin vatan söz konusu olduğunda hiçbir fedakarlıktan kaçınmayacağını tüm dünyaya bir kez daha gösterdi. Bizler de aynı inançla, gerektiğinde bu topraklar için can vermeyi bir namus borcu olarak görüyoruz.”
Bu vatan hepimizin
15 Temmuz’dan sonra devletin önemli dersler çıkardığını ifade eden Hüseyin Fazla, benzer yapıların yeniden oluşmaması için hem güvenlik kurumlarına hem de topluma önemli görevler düştüğünü söyledi: “Devletimiz 15 Temmuz’dan gerekli dersleri çıkardı. Ancak yalnızca devletin değil, milletimizin de uyanık olması gerekiyor. Çocuklarımızı kimlere emanet ettiğimize dikkat etmeli, kötü niyetli yapılara fırsat vermemeliyiz. Bu vatan hepimizin. Çünkü bu dünyada Türkiye’den başka gidecek bir vatanımız yok. Vatanımıza hep birlikte sahip çıkmalıyız.”



