Darbeci pilotların telsiz konuşmaları ortaya çıktı
15 Temmuz darbe girişiminin üzerinden 10 yıl geçerken, FETÖ'nün üniformalı militanlarının o gece sergilediği vahşetin boyutları bir kez daha gün yüzüne çıktı. Ankara'yı kana bulayan F-16 pilotlarının telsiz konuşmaları, ihanetin boyutunu gözler önüne seriyor. Akıncı Üssü'nden havalanan darbeci pilotların kendi aralarındaki iletişim, örgüt içindeki kafa karışıklığını ve emir-komuta zincirindeki çarpıklığı net bir şekilde ortaya koydu.
Gölbaşı ve Emniyet bombalanırken yaşananlar
Özellikle Gölbaşı Havacılık Dairesi ve Emniyet Genel Müdürlüğü'nün bombalanması sırasında, pilotların hedeflere dair tereddütleri ve filodaki sorumluların 'Hareket görürseniz vurun' diyerek sorumluluğu üzerlerinden atmaya çalışmaları dikkat çekti. Jandarma Genel Komutanlığı'ndaki işgali yöneten eski Albay Erkan Öktem, polisleri ve nizamiye önünde toplanan vatandaşları doğrudan hedef aldığı belirlendi.
Öktem'den 'atış serbest' emri
Pilota, 'Nizamiyelerde ve sokak aralarında zırhlı polis araçları hedef, atış serbest.' talimatını veren Öktem, 'Küçük cami istikametinde zırhlı var, bizi tehdit ediyor.' şeklinde anons yapan başka bir darbeciye, 'İndirilsin, indirilsin. Nizamiyelerdeki zırhlılar, polis, vurulsun' emrini yeniledi.
Katliam emrine dini kılıf
Öktem'in sivil vatandaşlar ve polislere ateş edilmesi için verdiği talimatın ardından soğukkanlılıkla söylediği, 'Allah kolaylık versin arkadaşlar!' ifadesi de kayıtlarda yer aldı. Polis ve sivil vatandaşlara yönelik katliam emri helikopter pilotuna aktarılmadan önce darbecilerin telsiz görüşmelerinde 'yurtta sulh' parolası kullandığı tespit edildi.
İhanetin kayıtları: 7 şehit, onlarca yaralı
Darbeci albayın talimatından sonra helikopter pilotu, Jandarma Genel Komutanlığı karargahının önünde ihanet girişimini protesto eden vatandaşlara ateş açmıştı. Menfur saldırıda 7 kişi şehit olurken onlarca kişi yaralanmıştı. Darbecilerin acımasız yüzünü bir kez daha ortaya koyan telsiz görüşmeleri, sözde 'yurtta sulh konseyi' heyeti adına konuşan bir darbecinin talimatıyla başlıyordu.
Telsiz görüşmelerinin dökümü
Öktem'in, diğer darbeci asker ve helikopter pilotuyla telsiz üzerinden saat 00.15'ten 00.41'e kadar süren görüşmelerinin bir kısmı şöyle:
- Birinci ses: Konuşan yurtta sulh heyeti. Tüm jandarma birlikleri, şu anda polis birlikleri Beştepe Jandarma Karargahını çevirmiş durumda, akşamdan beri çatışma var. Karargahımız düşmek üzere, polisleri bölgelerinizde hareket ettirmeyin.
- İkinci ses: Jandarmanın nizamiyelerindeki, dışarıdaki polis araçlarını vurursanız iyi olur.
- Üçüncü ses: Bir algı oluşuyor, vatandaş toplanıyor. Algı oluşuyor. Mutlaka vatandaşın olduğu yere, etrafa müdahale edilmesi lazım yoksa topluluk büyüyecek.
- Birinci ses: Kobra (helikopter), yurtta sulh, kobra.
- İkinci ses: İki no'lu nizamiyenin karşısındaki spot ışıklarının arkasında bayağı bir polis var, tamam.
- Öktem: Arkadaşlar sivilleri yaklaştırmayın. İçinde polisler olabilir.
- İkinci ses: Şu an caminin arkasında bir grup siviller ellerinde Türk bayrağıyla şey yapıyorlar.
- Öktem: Kesinlikle yaklaştırmayın, içinde özel harekatçılar olabilir.
- Üçüncü ses: Sivillerin dağıtılması gerekiyor düşüncesindeyim, tamam.
- Öktem: Kobra, beni duyuyorsan yayın yapan jandarma, telsize ulaşmaya çalışan jandarma. Sokak aralarında ve nizamiyelere yakın polis zırhlı araçları var, hedef onlar. Tekrar ediyorum, jandarmadan tekrar ediyorum. Nizamiyelerde ve sokak aralarında zırhlı polis araçları hedef, atış serbest.
- İkinci ses: Nizamiyenin önünde zırhlı var, polis zırhlısı var. Hedef o, bizi kurtarın ondan.
- Öktem: Mutabık, mutabık. Polis zırhlıları sokak aralarında saklanıyor. Vurulması için talimat var.
- İkinci ses: Cami istikametinde, küçük cami istikametinde zırhlı var, bizi tehdit ediyor.
- Öktem: İndirilsin, indirilsin. Nizamiyelerdeki zırhlılar polisin, vurulsun. Tekrar ediyorum, bütün zırhlılar vurulsun, bizim zırhlımız yok.
- Üçüncü ses: Doğrudur bizim zırhlımız yok, bütün zırhlılar vurulsun.
- Dördüncü ses: Evet, mutabık.
- Öktem: Mutabık, Allah kolaylık versin arkadaşlar.
- Helikopter pilotu: Küçük bir cami var, yüksek binaların arasında, Hisarcıklıoğlu Camisi deniliyor buna. Binanın batısında, burada bir polis aracı var, tam altımızda.
- Öktem: Vurulsun vurulsun, en çok sıkıntı çıkaran o. Orası Hisarcıklıoğlu Camisi, onun etrafındaki bütün polis araçları vurulsun. Kobra, jandarma.
- Helikopter pilotu: Dinliyorum.
- Öktem: Caminin etrafında inşaatlar var, (polisler) oralara saklanıyorlar. Zırhlı araçlar vurulsun lütfen.
- Helikopter pilotu: Kobra, jandarma.
- Helikopter pilotu: Mutabık.
- Öktem: Anlaşıldı, anlaşıldı. Alt geçitte bir polis zırhlı aracı var. Görebilirseniz vurun.
- Helikopter pilotu: Tam altımızdaki zırhlı, bak caminin yanında da zırhlılar var.
- Öktem: Caminin yanındaki zırhlılar vurulsun.
Aslan'ı infaz etmeye çalıştı
Dönemin Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Galip Mendi'nin Özel Kalem Müdürü olan Öktem, beraberindeki darbecilerle 15 Temmuz akşamı karargahı işgal etti. Aralarında Tuğgeneral Veli Turan, Albaylar Güven Şağban, İlhami Özdeyer ile çok sayıda darbe karşıtı subay ve astsubayı rehin alarak darbe faaliyetlerine başlayan Öktem, gelişmeler hakkında bilgi almak için korumaları Hüseyin Uğur İşçi ve Hasan Gülhan ile karargaha gelen TEM Daire Başkanı Turgut Aslan'ı da alıkoydu. Öktem, darbe girişiminin başarısız olduğunu anlayınca arkada delil bırakmamak için rehin polisleri elleri ve gözleri bağlı şekilde sanıklar eski teğmen İrfan Çakmakçıoğlu ve eski üsteğmen Mehmet Emin Deniz ile komutanlık binasının dışındaki hazır kıta nöbetçilerinin odasına götürdü. Darbeci Öktem'in burada başlarından vurduğu Aslan ağır yaralanırken polis memuru Gülhan ise olay yerinde şehit oldu.



