FETÖ itirafçısı Enis Uludemir, 7 Mayıs 2026'da verdiği ifadede örgütün Alevi toplumu üzerindeki hesaplarını açıkça ortaya koydu. Uludemir, 2008 yılında ABD'den gelen bir CD'de Fetullah Gülen'in 'devletin kılcal damarlarında değil, bütün kan damarlarında olmamız gerektiği' talimatını verdiğini söyledi. Bu talimat doğrultusunda bir Alevi Çalıştayı yapılması ve muhalif kesim içinde siyasete ehil kişilerin tespit edilerek listelenmesi istendi.
İtirafçının Anlatımıyla Sızma Süreci
Uludemir, Manisa ili ve ilçelerindeki Alevi dernekleri ile Cem Evlerini ziyaret ettiğini, muhalif kimliğiyle tanınan kanaat önderleri ve iş insanlarıyla görüşerek 20 kişilik bir liste hazırladığını belirtti. Bu listenin ABD'deki mahrem imamlara gönderildiğini ifade etti. Talimatın tüm illere iletildiğini de ekledi.
FETÖ, 15 Temmuz darbe girişimine giden süreçte Alevi meselesine yoğunlaşarak birçok proje geliştirdi. Örgüt, Alevi toplumu üzerinde etkili olmayı, ardından kontrol altına almayı amaçladı. Bu kapsamda en organize projeler arasında 'Alevilik konulu Abant toplantıları', 'cami-cemevi projesi' ve 'sahte Alevi dernekleri' yer aldı.
Abant Toplantıları ve Öneriler
1998'de kurulan Abant Platformu, Alevilik meselesine odaklandı. 17-18 Mart 2007'de İstanbul'da düzenlenen 'Tarihi, Kültürel, Folklorik ve Aktüel Boyutlarıyla Alevilik' toplantısı, Alevilerin sorunlarını tartışmak ve çözüm aramak amacıyla düzenlendi. Aralık 2013'teki toplantı ise Gezi eylemlerinin hemen ardından 'Aleviler ve Sünniler: Barışı ve Geleceği Birlikte Aramak' başlığıyla yapıldı. Bu toplantıda 'Devletin Alevilerden özür dilemesi', 'Diyanet'in bağımsız vakıf statüsünde olması' ve 'din eğitiminin zorunlu olmaktan çıkarılması' gibi öneriler sunuldu. SETA'nın Aralık 2016'da yayınladığı 'FETÖ'nün Alevi ajandası' analizinde bu planlar detaylandırıldı.
Cami-Cemevi Projesi ve Tepkiler
FETÖ elebaşı Gülen'in önerisiyle başlatılan cami-cemevi projesi, dönemin Cem Vakfı Başkanı İzzettin Doğan tarafından doğrulandı. Gülen, projenin tüm masraflarını üstlendi. Zaman Gazetesi, 2013'te projeyi 'Bin Yılın Barış Projesi' olarak manşete taşıdı. Ancak projeyi desteklemeyen Alevi dernek üyelerinin görüşlerine yer verilmedi. Aynı gazetede bir bulmacada 'Ehl-i sünnet dışı sapık bir mezhep' sorusu 'Alevilik' olarak cevaplanırken, Gülen Tunceli Alevileri için 'Bunların dinleri yoktur' ifadesini kullandı. Proje, Alevi gruplar arasında tartışmalara neden oldu; bazı dernekler projeyi 'asimilasyon' olarak nitelendirdi.
Sahte Alevi Dernekleri
15 Temmuz'dan sonra OHAL kapsamında kapatılan 13 Alevi derneği arasında sahte dernekler de vardı. Bu derneklerin Alevileri temsil etmediği, 'tabela dernekleri' olduğu belirtildi. Örneğin, Sivas'ta kapatılan Ufuk Bektaşi Alevi Derneği'nin yönetim kurulunda hiç Alevi bulunmuyordu. Dönemin Cem Vakfı Sivas Şube Başkanı Ali Dağ, dernek yöneticilerinin 'Biz Alevi değiliz, Bektaşi felsefesini benimsemiş insanlarız' dediğini aktardı.
Örgütün Alevi İmamı ve Kaos Planı
FETÖ'nün Türkiye Alevi İmamı Süleyman Ünsal, 2014'te ABD'ye firar etti. Ünsal, Alevi kuruluşlarını etkilemeye çalıştı ve Abant toplantılarının organizatörlüğünü yaptı. İzmir'de yakalanan sözde Alevi yapılanması sorumlusu Özdal Okutan'ın, etnik çatışma zemini üzerinden kaos oluşturmaya çalıştığı belirlendi. Okutan, PKK mensuplarıyla da görüşmüştü. Gizli tanık ifadelerinde, Okutan'ın Alevi dedeleriyle yat turları düzenlediği ve Ege Üniversitesi'nde kendisine oda tahsis edildiği ortaya çıktı. Ayrıca 1 Mayıs gösterilerinde TKP/ML üyelerini koordine ettiği tespit edildi.



