FETÖ'nün Gizli İletişim Ağı: Yüz Yüze Görüşmelerden Dijital Kodlara
FETÖ'nün Gizli İletişim Ağı: Yüz Yüze ve Dijital Kodlar

15 Temmuz darbe girişiminin ardından başlatılan soruşturmalar, FETÖ'nün devlet içindeki sızma ağını ve kullandığı gizli iletişim yöntemlerini ortaya çıkardı. Güvenlik birimlerinin elde ettiği bulgular, örgütün en alt birimden en üst kademeye kadar hiçbir detayı şansa bırakmadığını, devasa bir gizlilik ve ihanet ağı kurduğunu kanıtladı.

Mutat Toplantılar ve Hiyerarşik Yapı

Örgütün hiyerarşik yapısını ayakta tutan en temel mekanizma, “mutat toplantılar” olarak adlandırılan düzenli buluşmalardı. Elebaşı Fetullah Gülen, Türkiye’deyken il ve kurum imamlarıyla her ay bir araya gelirken, ABD’ye kaçtıktan sonra bu toplantıları üç ayda bir yapmaya devam etti. Her bir il veya kurum imamı, yönettiği birimlerin sorunlarını doğrudan Gülen’e aktarıyor ve aldığı talimatları silsile yoluyla uygulamaya koyuyordu.

Mütevelli ve Mahrem Toplantılar

Haftalık mütevelli toplantıları, örgütün finansal ve lojistik ihtiyaçlarının belirlendiği merkez üssüydü. Mahrem toplantılar ise yalnızca en sadık üyelerin katıldığı, Pensilvanya’dan gelen emirlerin nasıl icra edileceğinin belirlendiği gizli buluşmalardı. Bu toplantılardaki kararlar, dışarıya sızmaması için katılımcılar arasında sır olarak kalıyordu. Operasyonlar kapsamında, FETÖ’nün hava kuvvetleri imamı Adil Öksüz’ün Sakarya’ya gelirken kullandığı AUDI marka “34 SIR 49” plakalı otomobil, kayınpederinin evinin garajında bulundu.

Geniş Pickt afişi — Telegram için ortak alışveriş listesi uygulaması

Hücre Yapısı ve Yüz Yüze İletişim

Örgütün temel felsefesi olan “herkes bilmesi gerektiği kadarını bilmeli” ilkesi, hücre yapısının temelini oluşturuyordu. Aynı büroda yan yana çalışan iki örgüt mensubu bile farklı hücrelere bağlı oldukları için birbirlerinin üyeliğinden haberdar edilmiyordu. Sözlü iletişim ve yüz yüze görüşmeler asıl yöntemdi. Elebaşı Gülen’in “çok mahrem hususların ruberu (yüz yüze) görüşülmesi” talimatıyla hareket eden örgüt mensupları, mecbur kalmadıkça telefon veya internet kullanmaktan kaçınıyordu. 15 Temmuz darbe girişiminin planlamasının Ankara’daki bir apartman dairesinde yüz yüze yapıldığı ortaya çıktı.

Askeri Personelle Özel İletişim

Örgütün askeri personelle temasında uyguladığı yöntemler casusluk faaliyeti niteliğindeydi. Sözde imamlar, askeri öğrencileri kazanmak için şehirler arası seyahatler gerçekleştiriyor, buluşmaları genellikle hafta sonları kafe, lokanta, sinema veya özel evlerde yapıyordu. Takibe karşı aşırı duyarlı olan bu kişiler, buluşma yapacakları illerde GSM hatlarını kullanmıyor, irtibatlarını ankesörlü veya kontörlü telefonlar üzerinden sağlıyordu. Ayrıca, dikkat çekmemek için sol tandanslı bir görünüm veriyor, kod isimler kullanıyor ve buluşmalarını aynı gün içinde tamamlayarak dönüyorlardı.

Cep Telefonlarında Kod Düzeni

Örgüt içinde cep telefonu hatları önemli bir haberleşme aracıydı. Ancak bu hatlar, gerçek kullanıcılarına ulaşılamayan, başkası veya örgüt kontrolündeki kuruluşlar adına kayıtlı numaralardı. Örgüt mensupları yaklaşık üç ayda bir yeni bir GSM hattı temin ediyor ve telefon cihazını da değiştiriyordu. Almanya, ABD ya da başka bir ülkeye kayıtlı hatlar, üst düzey “abiler” tarafından kullanılıyordu. Soruşturma dosyalarındaki tape kayıtlarına göre, örgüt mensupları konuşmalarda isim zikretmekten kaçınarak “abi” veya “hocam” gibi ifadeler kullanıyor, il ve ilçe imamları ise kod isimlerle faaliyet yürütüyordu.

Pickt makale sonrası afişi — aile illüstrasyonlu ortak alışveriş listesi uygulaması

Şifreli Mesaj Uygulamaları ve Eagle

FETÖ, internet üzerinden haberleşmeyi de yoğun olarak kullanıyordu. Skype, Tango, Kakao, Talk, Viber, Line, WhatsApp gibi programlar, şifreli ve düşük maliyetli olmaları nedeniyle tercih ediliyordu. Darbe girişimi öncesinde Acrobits, Softphone ve ByLock gibi programlarla kriptolu görüşmeler yapıldığı tespit edilmişti. ByLock’un MİT tarafından deşifre edilmesinin ardından örgüt, Ocak 2016’dan itibaren “Eagle” adlı yeni bir sisteme geçti. Eagle, arşiv tutmayan ve kod numaraları üzerinden işleyen, sinyal takibine yakalanmamak için yalnızca dizüstü veya sabit bilgisayarlarda kullanılan bir programdı. Örgüt, ByLock’un deşifre olduğu Ocak 2016 ile MİT’in şifreleri çözdüğü Mayıs 2016 arasındaki dört aylık boşlukta darbe hazırlığına dair istihbarat alınmasını engelledi.

Canlı Kurye ve Sosyal Medya

Dijital ağların yanı sıra “canlı kurye” yöntemi de kullanılıyordu. Darbe girişiminin koordinatörü olduğu değerlendirilen Adil Öksüz’ün, 2002 yılından itibaren 52 kez yurt dışı seyahati gerçekleştirdiği kayıtlara geçti. Örgüt, sosyal medyada bot hesaplarla kitlesel algı operasyonları yürütüyor, basın yayın organlarını ise üst yönetimden gelen haberlerin hücrelere iletilmesinde kullanıyordu.

Özel Notlar ve Sohbet Toplantıları

Örgütün başlangıç dönemlerinde yaygın olarak kullandığı “özel not” yöntemi, toplantılarda alınan kararların kısa notlar halinde yazılıp iş bitiminde imha edilmesini içeriyordu. Devleti kontrol altına alma çalışmalarında mesafe katettikçe dijital kanallara geçildi. Günümüzde bu yöntem sadece kamu idareleri içinde ve yüksek gizlilik gerektiren durumlarda kullanılıyor. Haftalık sohbet, ders, istişare ve mütevelli toplantıları masumane görünse de asıl amaç örgüt içi disiplini sağlamak, yeni görevler vermek ve liderlikten gelen talimatları iletmekti.

Evlerden Olağanüstü Buluşmalara

Yeniden yapılanma faaliyetleri için 5-6 kişilik hücre grupları halinde buluşan örgüt üyeleri, sırayla evlerde veya özel yerlerde toplanıyor, bir sonraki toplantının yerini ve zamanını toplantı sonunda belirliyordu. Olağanüstü durumlarda toplantılar doğrudan “abi” veya “ablanın” belirlediği güvenli noktalarda yapılıyordu. Hücre dışından hiç kimsenin katılmasına izin verilmiyordu.

Piknik ve Çay Bahçesi Maskesi

Güncel yapılanmasında deşifre olan FETÖ mensupları, dikkat çekmemek için sosyal alanlarda buluşma yöntemini aktif olarak kullanıyor. Stratejik planlamaların yapılacağı zamanlarda aile toplantıları, piknikler ve çay bahçesi buluşmaları gibi masum görünen ortamlar tercih ediliyor. Bu yöntemle fiziki temas korunurken dijital iz bırakılmadan haberleşme sağlanıyor.