Gülben Ergen Hakkında 'Halkı Yanıltıcı Bilgi Yayma' Soruşturması Başlatıldı
Sanatçı Gülben Ergen hakkında, Fatmanur Çelik ile kızı Hifa İkra Şengüler'in ölümüne ilişkin yaptığı sosyal medya paylaşımları nedeniyle 'halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma' suçundan soruşturma başlatıldı. Soruşturma, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'nın şikayeti üzerine Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı Basın Suçları Soruşturma Bürosu tarafından yürütülüyor.
Ergen İfade Verdi ve Savunmasını Yaptı
Soruşturma kapsamında 6 Nisan'da ifadeye çağrılan Gülben Ergen, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'na giderek savunmasını yaptı. Ergen, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, soruşturma nedeniyle polis ekiplerinin evine geldiğini belirtti. İfadesinde, Bakanlığın suç duyurusuna konu isnatların doğru olmadığını vurgulayarak, suçlamaların yargılanmasını gerektirmediğini savundu.
Ergen, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Bakanlık tarafından yapılan suç duyurusu nedeniyle son derece üzgünüm. Suç duyurusuna konu atılı eylemler yargılanmamı gerektirmemektedir. Bu nedenle hakkında takipsizlik kararı verilmesini talep ederim."
Ergen'in Fatmanur Çelik ile İlgili Anlattıkları
Gülben Ergen, ifadesinde kamuoyuna yansıyan olay üzerine Fatmanur Çelik'in kendisine yaptığı çağrı sonrasında 2026 yılı Ramazan ayında Çekmeköy'de bulunan evine giderek anne ve kızını ziyaret ettiğini anlattı. Ergen, çocuğun sağlık durumunun kötü olduğunu gözlemlediğini belirterek şunları söyledi:
"Fatma Nur'un evinin bulunduğu Çekmeköy'e gidip kendisi ve kızını ziyaret ettim. Kızının sağlık anlamında ne kadar kötü durumda olduğuna şahit oldum. Yaptığımız görüşmede Fatma Nur'un en büyük korkusunun, kendisine tecavüz eden ve kızına da istismarda bulunan çocuğunun babasına çocuğun teslim edilmesi kaygısıydı. Bu konuda kendisine destek verdim."
Çocuğun Tedavi Sürecine Yardım Etti
Ergen, görüşmede annenin en büyük kaygısının çocuğun kendisinden alınarak boşandığı eşine verilmesi olduğunu ifade ederek, bu konuda destek verdiğini kaydetti. Ayrıca, çocuğun tedavisi için Koç Üniversitesi Hastanesi'ne yatış sürecine yardımcı olduğunu belirtti:
"Fatma Nur ile sonrasında da telefon ile görüşmelere devam ettik. Çocuğun tedavisi için Koç Üniversitesi'ne yatışını ben sağladım. Çünkü çocuk su içmiyordu, yemek yemiyordu, konuşmuyordu. Evdeki halinden sonra tedavi amacıyla Koç Üniversitesi'ne yatışının sağlanması amacı ile hastaneden biri ile görüştüm. Daha sonra Fatma Nur'a telefon ettim ve Koç Üniversitesi Hastanesi'ne gidip gidemeyeceğini sordum. Gidebileceğini söyledi ve aynı gün ilgili hastaneye gidip çocuğun yatışını sağladım."
Bakanlık Yetkililerini Bilgilendirdiğini Belirtti
Gülben Ergen, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile İl Müdürlüğü'nün çocukla ilgilenmediğine yönelik kendisine herhangi bir şikayet iletilmediğini belirtti. Yaşanan süreçle ilgili Bakanlık yetkililerini de bilgilendirdiğini ifade eden Ergen, basın ve sosyal medya üzerinden kendisine yapılan çağrıya kayıtsız kalamadığını vurguladı:
"İmkanlarım dahilinde kendisine yardımcı oldum. Bu nedenle Bakanlık tarafından yapılan suç duyurusu nedeniyle son derece üzgünüm."
Avukatlarından Açıklama Geldi
Gülben Ergen'in avukatları da müvekkillerinin paylaşımlarının herhangi bir kurum ya da kuruluşu hedef gösterme amacı taşımadığını ve kamu barışını bozmaya yönelik içerik barındırmadığını belirtti. Avukatlar, isnat edilen suçun yasal unsurlarının oluşmadığını savunarak, soruşturmanın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu iddia etti.
Soruşturma sürecinin nasıl ilerleyeceği ve hakkında takipsizlik kararı verilip verilmeyeceği merakla bekleniyor. Gülben Ergen, savunmasında suçlamaların asılsız olduğunu ve yargılanmayı gerektirmediğini tekrar ederek, hukuki sürecin adil bir şekilde sonuçlanmasını talep etti.



