15 Temmuz Darbe Girişimi: Arap Dünyasından Destek, Batı'dan Sessizlik
15 Temmuz: Arap Dünyası Destekledi, Batı Bekledi

15 Temmuz 2016 gecesi Türkiye, tarihinin en büyük demokrasi sınavlarından birini verirken gözler yalnızca Ankara ve İstanbul'da değildi. Kahire'den Doha'ya, Gazze'den Amman'a, Beyrut'tan Şam'a kadar bütün Arap coğrafyası Türkiye'den gelen haberleri dakika dakika takip ediyordu. Buna karşın Batı, bekle-gör taktiği uyguladı.

O gece yaşananlar, sadece Türkiye'nin geleceğini değil, Arap dünyasında demokrasi, halk iradesi ve askeri müdahaleler konusunda yıllardır süren tartışmaları da yeniden alevlendirdi. Ortaya çıkan tablo dikkat çekiciydi. Arap halklarının önemli bölümü ve çok sayıda siyasi hareket seçilmiş hükümetin yanında yer alırken, bazı yönetimler ve medya kuruluşları darbenin sonucunu beklemeyi tercih etti. Hatta bazı televizyon kanalları darbe girişiminin başarıya ulaştığını öne süren yayınlar yaptı.

Arap Baharı'nın Gölgesinde 15 Temmuz

2011 yılında başlayan Arap Baharı'nın ardından Tunus, Mısır, Libya, Yemen ve Suriye gibi ülkelerde yaşanan siyasi kırılmalar milyonlarca insanın hafızasında derin izler bıraktı. Seçilmiş yönetimlerin devrilmesi, askeri müdahaleler, iç savaşlar ve siyasi istikrarsızlıklar nedeniyle birçok Arap toplumu, Türkiye'deki darbe girişimini kendi tecrübeleriyle birlikte değerlendirdi. Bu nedenle Arap kamuoyunun önemli bir bölümü için 15 Temmuz yalnızca Türkiye'nin meselesi değildi. Bu olay, "sandık mı, silah mı?" sorusunun yeniden tartışıldığı tarihi bir dönüm noktasıydı.

Geniş Pickt afişi — Telegram için ortak alışveriş listesi uygulaması

Lübnan: Demokratik Yolun Zaferi

Lübnan'ın eski Başbakanı Saad Hariri, darbe girişiminin başarısızlığa uğramasının ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı ve Türk halkını kutladı. Hariri, "Türkiye'nin güvenliği ve Türk halkının kazanımlarının korunması, tüm bölge halkları için bir garantidir" dedi. Eski Başbakan Fuad Siniora ise Türk halkının tanklara karşı gösterdiği direnişe dikkat çekerek, "Türk vatandaşlarının İstanbul sokaklarında tanklara karşı koyduğu sahneler, Türk halkının ülkesine ve demokratik sistemine bağlılığının en büyük kanıtıdır" diye konuştu. Trablusşam başta olmak üzere çeşitli kentlerde Türk bayrakları taşıyarak darbe girişimini protesto etti.

Ürdün: Bugün Bayramdır

Ürdün'de hem hükümet hem de siyasi partiler darbe girişimini kınadı. Amman'daki Türkiye Büyükelçiliği önünde yüzlerce kişi toplandı. İrbid kentinde düzenlenen kutlamalarda "Bugün bayramdır. Allah'ın sevgisi için ve İslam'ımız için yoldan geçenlere tatlı dağıtacağız" ifadeleri kullanıldı. Kutlamalarda Erdoğan posterleri taşındı. Darbe girişiminden sonra bir Ürdünlü ailenin yeni doğan çocuğuna "Recep Tayyip" adını vermesi ise sembolik olaylarından biri olarak kayda geçti.

Gazze'de Türk Bayrakları

Filistin'de hem resmi yönetim hem de farklı siyasi hareketler darbe girişimine karşı çıktı. Gazze'de yüzlerce kişi Türk ve Filistin bayraklarıyla yürüdü. Hamas yaptığı açıklamada darbenin başarısızlığını, "Demokrasinin, özgürlüğün ve istikrarın korunmasında büyük bir zafer" olarak nitelendirdi. Filistinli siyasetçiler ise halkın sokağa çıkarak darbecilere karşı durmasını "milli iradenin gücü" şeklinde yorumladı.

Suriyelilerden Vefa

15 Temmuz gecesi Türkiye'de yaşayan milyonlarca Suriyeli için yaşananlar aynı zamanda kendi gelecekleriyle ilgiliydi. Türkiye'deki Suriyeli mülteciler darbe girişimini büyük endişeyle takip etti. Suriye muhalefeti tarafından yapılan açıklamalarda, "Suriyeliler zor günlerinde yanlarında duranları unutamaz" ifadeleri kullanıldı. Türkiye'nin sınır kentlerinde yaşayan Suriyeliler, darbenin başarısız olmasının ardından Türk vatandaşlarıyla birlikte meydanlara çıktı. Türk ve Suriye devrim bayrakları yan yana taşındı.

Mısır: Askeri Müdahaleye Ret

Mısır, darbe gecesinde en dikkat çekici ülkelerden biri oldu. Sosyalist Devrim Hareketi, "Türk halkının verdiği en önemli ders, ortak düşmana karşı birlik olmaktır" açıklamasını yaptı. Merkez Parti ve çok sayıda muhalif siyasetçi askeri müdahaleyi reddetti. Güçlü Mısır Partisi ise, "Demokratik yöntemlerle seçilmiş yönetime karşı her türlü darbe reddedilmelidir" ifadelerini kullandı.

Pickt makale sonrası afişi — aile illüstrasyonlu ortak alışveriş listesi uygulaması

Katar: İlk Andan Türkiye'nin Yanında

Katar, darbe gecesi Türkiye'ye en hızlı destek veren ülkelerden biri oldu. Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamad Al Sani, Erdoğan ile görüşerek dayanışma mesajı verdi. Katar yönetimi daha sonra darbe şehitlerinin ailelerine destek sağladı.

Bir Batı Klasiği: Net Tavır İçin Beklediler

15 Temmuz gecesi Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı arayan ilk Batılı lider Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin oldu ancak pek çok ülke, pozisyon almadan önce darbe girişiminin gidişatına baktı. Darbe girişimi bastırılıp, hainler teker teker derdest edilip, darbe girişimi bastırıldığında ise açıklamalar peş peşe gelmeye başladı. Ancak yapılan açıklamalarda darbe girişimini gerçekleştiren ve 251 masum sivili öldüren terör örgütü FETÖ'den bahsedilmedi. Darbe girişimi devam ederken ABD adına ilk açıklama dönemin Dışişleri Bakanı John Kerry'den geldi. Kerry Türkiye'de 'İstikrar ve barış' umduğunu söyledi. Ardından Beyaz Saray'dan gelen açıklamada ise 'Türkiye'de yaşayan tüm tarafların hukukun üstünlüğü çerçevesinde kalarak şiddet veya istikrarsızlaşmaya yol açacak eylemlerden kaçması gerektiği' ifade edildi. ABD, net tavrını belli etmek için darbe girişiminin sonucunu bekledi.

FETÖ İfadesini Kullanmadılar

FETÖ aleyhine hiçbir ifade kullanmayan AB'den ise darbe girişiminde 253 şehit veren Türkiye'de, anayasal demokratik bir yönetim yokmuş gibi açıklamalar geldi. Denetim ve dengelerle Türkiye'nin anayasa düzenine hızlı bir şekilde geri dönme ihtiyacı olduğu belirtilerek, temel hak ve özgürlüklerin üstünlüğü vurgulandı. Dönemin Almanya Şansölyesi Angela Merkel de 'Bütün Alman hükümeti adına, Türk askeri birliklerinin ülkesinin seçilmiş hükümetini ve seçilmiş cumhurbaşkanını zor kullanarak devirme girişimini en sert bir şekilde kınıyorum. Tankların sokaklarda olması ve halka karşı hava saldırısında bulunulması hukuk dışıdır' ifadeleri kullandı. Darbe girişimini kınayan Almanya'nın, darbeye kalkışan FETÖ aleyhine hiçbir şey söylememesi dikkat çekti.

Gecikmeli 'Kaygı'

Fransa terör örgütü FETÖ'ye ilişkin ifade kullanmaktan kaçındı. Meşru hükümeti ve direnen halkı net şekilde destekleyen bir açıklama gelmedi. Türkiye'de yönetim seçimle iş başına gelmiyormuş veya hukuki denetim bulunmuyormuş gibi otoriterlik uyarısında bulunuldu. İngiltere'den de darbeden ancak iki gün sonra açıklama geldi. Darbeye kalkışan terör örgütü FETÖ aleyhine hiçbir eleştiride bulunmayan İngiltere tarafından 'Türkiye'de yaşanan olaylardan dolayı kaygı duyuyoruz. İngiltere olarak demokratik kurallara ve seçilmiş hükümete olan desteğimizin altını çiziyoruz' açıklaması yapıldı.

Erdoğan'ı Suçladılar

Avusturya'dan gelen açıklamada Türkiye'nin hukuki düzeni yok sayıldı. Dönemin Dışişleri ve Entegrasyon Bakanı Sebastian Kurz, 'Hepimiz biliyoruz ki otoriter liderlik tarzından dolayı Cumhurbaşkanı Erdoğan'a karşı direnişler yaşandı ama bu kadar organize bir askerî darbe girişimi hiç kimse tarafından beklenmiyordu. Türkiye'de hukuk devletine ihtiyacımız var. Türkiye'deki bütün güçlerin ihtiyatlı hareket etmesi, demokrasi ve hukuk devletine özen göstermesi gerekiyor' dedi.

Darbeciler Bizim Çocuklar

Arap dünyasının bu desteğine karşı, ABD, Almanya, İngiltere başta olmak üzere Batı'nın önde gelen ülkelerindeki medya organları, darbecilere destek veren yayınlar yaptı. Darbe gecesi eski CIA istihbaratçıları ve üst düzey siyasiler, canlı yayında teröristlere tavsiyelerde bulundu. Alman Der Spiegel dergisi, "Diktatör Erdoğan" başlığı attı. İngiliz The Guardian, "Erdoğan, Türkiye'nin Tansiyonunu Nasıl Yükseltti" başlıklı yazısıyla darbecilere sahip çıkıp meşru hükümeti suçladı. Amerikan Foreign Policy ise, "Erdoğan Öldürülmediğinden Darbe Başarısız Oldu" başlıklı yazısıyla darbenin başarısız olma gerekçelerini sıraladı. Amerikan FOX News kanalı, darbe gecesi, gerek sosyal medyadan gerekse canlı yayına aldığı konuşmacılar vasıtasıyla darbecilere açıktan destek verdi. Emekli bir ABD askeri Ralph Peters'ı canlı yayına bağladı. Yayın esnasında skandal sözler sarf eden Peters, "Bunlar bizim çocuklar. Bu çocukların kazanması lazım. Darbe başarılı olursa biz kazanacağız, İslamcılar kaybedecek" dedi.

FETÖ'yü Vaiz İlan Ettiler

The Guardian gazetesi, darbe girişimi için "kurgu" ifadesini kullanırken, "Türkiye Zaten Erdoğan Tarafından Yapılan Bir Darbe Geçiriyor", "Türkiye Darbe Girişimi Sonrası Çok Baskıcı Olacak" şeklinde farklı yazılar yayımladı. Guardian, Gülen'in "Darbe, tiyatro" sözlerine de yer verdi. İngiliz Daily Mail gazetesi de 15 Temmuz'da vakit geçirmeden Gülen'i aklama çabasına girişti. FETÖ liderini "masum bir vaiz" olarak tasvir etti. İngiliz The Economist dergisinin internet sitesinde darbe girişimi ile ilgili ilk haber "Darbe Sonrası, Karşı Darbe" şeklinde verilerek, FETÖ'cü darbe girişimi aklanmaya çalışıldı.

Hayal Kırıklığı ve Öfke

Bazı basın kuruluşlarının hem 15 Temmuz gecesi hem de sonrasında attığı diğer manşetler de şöyle: Stratfor: Erdoğan, Almanya'ya Sığınma Talebinde Bulundu. Washington Times: Erdoğan Muhalifleri Gücünü Genişletmek İçin Darbeyi Kullanıyor. Huffington Post: Eski CIA Çalışanı Bob Bear Darbecilere Öğütler Veriyor. Foreign Policy: Erdoğan Darbe İçin Birini Değil, Kendini Suçlamalı. New York Post: Türkiye'deki Darbe Neden Bir Umut Olurdu. Independent: Erdoğan Darbeyi Atlattı Ama Geleceği Kesin Değil. Ben Shapiro: Erdoğan'ı ve Hamas'ı Devirmek Dünyaya Büyük Bir Iyilik. The Economist: Darbe Nasıl Başarılı Olurdu.