15 Temmuz 2016'daki hain darbe girişiminin 10. yılında Türkiye, FETÖ ile mücadelede önemli mesafe kat etti. Milletin sokaklara dökülerek durdurduğu kalkışma, aynı zamanda bir diriliş destanına dönüştü. O gece şehit olan 251 vatandaşımız ve gazilerimiz, milli iradenin simgesi haline geldi.
FETÖ'ye Karşı Kapsamlı Mücadele
Darbe girişiminin ardından Türkiye, sadece yurt içinde değil, yurt dışında da FETÖ yapılanmalarına karşı çok boyutlu bir mücadele başlattı. Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT), bu mücadelenin en önemli aktörlerinden biri oldu. MİT, diplomatik temaslar, istihbarat paylaşımı ve uluslararası iş birlikleriyle örgütün finans, iletişim ve insan kaynağı ağlarını hedef alan kapsamlı bir strateji izledi.
MİT'in Başarılı Operasyonları
MİT, son yıllarda gerçekleştirdiği operasyonlarla FETÖ'nün uluslararası hareket alanını önemli ölçüde daralttı. Özellikle yurt dışındaki örgüt militanlarının Türkiye'ye getirilmesi, teşkilatın operasyonel kapasitesini gösterdi. Dünyanın farklı bölgelerinde yapılan nokta operasyonlar, tehditleri kaynağında bertaraf etme kararlılığının somut göstergesi oldu.
Finans Yapılanmasına Darbe
FETÖ'nün yurt içinde marka ve şirketler kanalıyla yürüttüğü finans yapılanmasına yönelik çalışmalar da sonuç verdi. MİT, örgütün yeniden yapılanma sürecini baltalarken, yerli ve milli teknolojilerin kullanımı mücadelede önemli rol oynadı. Gelişmiş analiz sistemleri ve nitelikli insan kaynağı, başarının anahtarı oldu.
15 Temmuz Ruhu Yaşıyor
Bugün Türkiye, bölgesinde ve dünyada söz sahibi bir güç haline geldiyse, bunda 15 Temmuz gecesi yazılan destanın payı büyüktür. 15 Temmuz ruhu, kalkınma hamlelerinde, terörle mücadelede ve diplomatik girişimlerde yaşamaya devam ediyor. Milletimizin o gece meydanları dolduran iradesi, Türkiye Yüzyılı'nın inşasında da rehber olacak.
15 Temmuz, sadece geçmişte yaşanmış bir hadise değil, geleceğe yön veren bir şuur, hafıza ve millet manifestosudur. Ne mutlu vatanı için yaşayanlara, ne mutlu milli iradeye sahip çıkanlara.



